Turgay Yüksel Şiirleri-4

DURURKEN

Yalan’a sahip çıkarsan

Doğru dururken

Hıyanet’e sahip çıkarsan

Sadakat dururken

Ahlaksız’ a sahip çıkarsan

İffet dururken

Zanaat’ sıza sahip çıkarsan

Ahi dururken

Ben diyene sahip çıkarsan

Biz dururken

Adam’a sahip çıkarsan

Kelamı dururken

Dünyevi’ye sahip çıkarsan

Uhrevi dururken

SEN; hala

Ölümsüzlüğe’ mi sahip çıkacan

Azrail başucunda dururken

Turgay YÜKSEL

ESKİŞEHİR’Lİ VE HAMAM

(Bu yazı ESKİyeni (Eskişehir Şehir Kültürü) Dergisi, Ağustos 2010, Sayı 18, S;7-10′da yayımlanmıştır.)

ESKİŞEHİR’Lİ VE HAMAM

                                                                                        Ergün VEREN

    “Eskişehir hamamları kudrettendir.” der yaşlılar… Hamamlarının külhanlı değil, termal olduğunu anlatır bu söz. Hamam, Eskişehir’de olduğu kadar başka hiçbir yerde bu kadar özdeşleşmemiştir insanla. Günlük hayatın vazgeçilmezi, kültürün parçası hatta hayatın ritmi olmamıştır. Bu şehirde yaşayanların sıcak su tutkusu, “Eskişehir’in kızı anam der ağlar, hamam der ağlar” deyişiyle yer etmiştir dillere, gönüllere…

   1970’li yılların sonlarına doğru Eskişehir’de toplu konut yaşamının artmaya başlaması yıkanma ihtiyacını karşılama bu konutlarda daha modern hale dönüşmüş, hamamlar da o tarihe kadar olan işlevi ve önemini bir anda kaybetmeyle karşı karşıya kalmıştır. Ancak belli bir süre sonra evlerdeki banyoların hamam tadını vermediğinin anlaşılmasıyla tekrar kendine çekmiştir Eskişehir’liyi… Yazının Devamı »

YAZI YAZLARKEN

YAZI YAZLARKEN

                                                                                               Turgay Yüksel

Eli kaleme yakışır şekil ve içerikte tutan dostlar dağarcıklarındakileri beyaz kâğıtlara yazarak boşaltırken gözlemler sonucu yazdıklarını paylaşırlar kadim dost yazlıkçılara Ağustos böceği gibi muzipçe, karınca misali çalışkanlıkla…

Sahanlık çıkması, iki kademe altı basamaklı merdivenin çardak gül karşısı karo plak döşemeli mozaik köşesine bırakırlar okunsun diye, okunsun diye yazanlardır çünkü. Yazının Devamı »

Turgay Yüksel Şiirleri-3

TUTKU

Sabah alaca doğumu bulutlarda günün gelişi

Koşarcasına yürüyorsun ter içinde hava serin

Kulaklar dalganın kıyıyı incitmeden okşayışında

Gözler ilk ışıklarının serenatında çarşaf gibi denizin

Elini tutmak istercesine uzatırsın martılara

Ayaktasın düşünceler sürükler seni anılara

Balıkçılar ayıltır motor seslerinde oturmak istersin

Bakışların yorgunluğunda ufka akşamdan kalmış masada ahlar

Tadı kalmış mağrurluğu ağızda kavun peynir rakının

Yakamozlar yine denizin isterik oynaklığında

Nem güneşle birlikte yapışmış vücuda temasta

Yeni kesilmiş çayır kokusu sulanmış toprakla birlikte

Bir nefes kadar çektiğince doluyor ciğerlerine

Turgay Yüksel

Orada Yabancı Burada Almancı!

Orada Yabancı Burada Almancı!

                                                                                                      Ergün Veren

Almanya’da yaşayan Türklerden genç neslin son yıllarda ağızlarından düşmeyen bir cümle var; “Almanya’da yabancıyız, Türkiye’de Almancıyız!” İki toplumda da dışlandıklarını vurgularlar bu söylemle.

Yan komşumuzda yaklaşık yarım asırdır Almanya’da yaşayan ailelerden biri. Yaz aylarında gelir giderler kısa süreliğine Türkiye’ye.

Ailenin üçüncü kuşağı sürdürüyor Almancılığı… Genç kızları var, 25 yaşlarında. Almanya’da eğitimini tamamlamış orada çalışıyor. Tatil için bir süreliğine Türkiye’de idi. Geri döneceği gün diğer komşumuz ile kapının önünde idik. Kızımız otomobilin direksiyonunda, annesi arkada, ablası da yanında oturuyorlardı. Bizim yanımıza gelince otomobili durdurdu. İçerdekilere hitaben “Cüz diyeyim” dedi. “Z” ile “Ş” karışmıştı biraz… İndi. Hepimiz gülmeye başladık. “Kızım”, dedim. “Burası Türkiye! Burada Türkçe kelimeler bile kırk anlama çekilir” Kızımız şaşırdı, utandı, kızardı. Gülüşerek vedalaştık ve uğurladık.

Evet! Orada yabancılar, burada Almancılar! Orada yabancılıkları ayrı bir konu ama Türkiye’de “yabancı”, “Almancı” olmaları tamamen kendi ellerinde!

Muhatap olmak istediği muameleye tabi tutulmak insanın kendi seçimidir.

Turgay Yüksel Şiirleri-2

GÖMEÇ

Dökülürken hüznün yaşları gözlerden

Sonbaharın hazanını yapraklar gizleyemezken

Bugün sanki dündesin yarına giderken

Pişmansın geçmişten umutsuzsun gelecekten

Dur düşün bir an sürgüne koşan dalları

Zıplayıp meleyen yeni doğmuş anasız kuzuları

Doğa uyanışta hayat canlanışta közlet anıları

Aç sevgini oğul versin kovanda gömeç arıları

TURGAY YÜKSEL

Giriş yap



Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button