Author Archive

ECE AYHAN’IN ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Türk şiirinin modernleşmesi sürecinde İkinci Yeni hareketinin önemli bir yeri vardır. Bu hareketin önde gelen adları arasında sayabileceğimiz İlhan Berk, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever, Sezai Karakoç ve Ece Ayhan; gerek biçim gerekse içerik yönünden Türk şiirini farklı ve özgün bir alana doğru yönlendirmişlerdir. İkinci Yeni’nin en özgün sairlerinden olan Ece Ayhan, daha ilk şiirleriyle kendi tarzını yaratmaya, ayrıksı çizgisini oluşturmaya başlamış, ‘Bakışsız Bir Kedi Kara’ kitabında artık olgunlaştığı görülen imge ve üslup özelliklerini sonraki kitaplarında da sürdürmüştür. Ayrıca sair, Türk edebiyatında düzyazı şiirin önemli örneklerini veren adlar arasında da kendine sağlam bir yer edinmiştir. Kendisinin ‘sıkı şiir’ ve ‘sivil şiir’ dediği anlayışa uygun olarak ancak belirli bir düzeydeki okur kitlelerince anlaşılabilir yapıda kurulan bu şiirde eleştirel yön ön plana çıkar. O, özellikle ‘iktidar’ ve ‘otorite’ kavramlarını sorgular; bu bakımdan ‘devlet’le de sürekli bir hesaplaşma içindedir.
Read the rest of this entry »

İNGİLİZ ROMAN GELENEĞİNDE ÇOCUK EDEBİYATININ GELİŞİMİ

İNGİLİZ ROMAN GELENEĞİNDE ÇOCUK EDEBİYATININ GELİŞİMİ: ARKETİPÇİ ELEŞTİRİ KURAMINA GÖRE ALICE HARİKALAR DİYARINDA, DEFİNE ADASI, ORMAN KİTABI ESERLERİNİN İNCELENMESİ
Bu tez çalışması, Lewis Carroll’ın Alice Harikalar Diyarında, Robert Louis Stevenson’ın Define Adası ve Rudyard Kipling’in Orman Kitapları adlı romanlarının Arketipçi Eleştiri Kuramına göre incelenmesini içermektedir. Romanların incelenmesinde Arketipçi Eleştiri Kuramından Jung, Campbell ve Frye’ın çalışmalarından faydalanılmıştır. İlk bölümde çocuk edebiyatının tarihçesi verilmiştir ve çocuk edebiyatının geç gelişmesinin nedenleri araştırılmıştır. kinci bölümde Arketipçi Eleştiri kuramı ele alındıktan sonra diğer bölümlerde çocuk edebiyatının altın çağında yazılan Alice Harikalar Diyarında, Define Adası ve Orman Kitapları adlı eserler Arketipçi Eleştiri Kuramı çerçevesinde ayrıntılarıyla incelenmistir. Romanların analizinde Arketipçi kuramı kullanmanın faydalı bir yöntem oldugu çalısma boyunca görülmüştür.
Read the rest of this entry »

KİMSE YOK MU?

TELEVİZYON PROGRAMLARINDA YOKSULLUĞUN TEMSİLİ: “KİMSE YOK MU”
Bu çalışmada, yoksullara yardım programlarından “Kimse Yok Mu” adlı televizyon programında yoksulluğun temsili incelenmiştir. Yoksulun ve yoksulluğun temsil süreci yoksulluk ve İslam bağlamında ele alınmıştır. Programdaki yoksulluk temsilinin söylemi İslam’ın yoksulluğa bakışı ile paraleldir. Ayrıca yoksullukla mücadele edilirken İslami referanslı yardım yollarına başvurulmuştur. Yoksulluğun nedenleri ele alınırken küresel, ekonomik, sosyal, siyasal nedenlerinden bahsedilmemiş; daha çok kısa süreli yoksulluk sebeplerinden olan boşanmalar, doğal afetler, kazalar gibi nedenler üzerinde durulmuştur. Yoksullar, program sunucuları ve üst ses tarafından devlet politikalarından kaynaklanan yoksulluk sebeplerine değinilmemiştir.
Read the rest of this entry »

SÂDIK ÇÛBEK’İN İRAN KISA ÖYKÜCÜLÜGÜNDEKİ YERİ

Çağdaş İran Edebiyatı’nın tanınmış hikâyecilerinden olan Sâdık Çûbek 1916 yılında İran’ın liman kenti olan Buşehr’de dünyaya gelmiştir. Yazarın çocukluk dönemi Meşrutiyet İnkılâbı yıllarına denk gelmektedir. Eserlerinde realizmden natüralizme doğru giden bir çizgi izlemiş, hikâyelerinde halk dilini kullanmıştır. Karanlık bir dünya yaratmak ve bu acımasız dünyayı her yönüyle ortaya koymak Çûbek’in en önemli özelliğidir. Onun dünyasındaki insanlar karanlık ve kokuşmuş bir çevrede yaşarlar. Ümitsizliğin, esrarın, kokuşmuşluğun, cehaletin, cinsel isteklerin pençesindedirler. Ancak Çûbek’in hikâyelerindeki karamsar atmosfere dikkatle eğilip, üzerindeki örtüyü kaldırıp baktığımızda, o karamsarlık içinde kara bir mizah olduğunu görürüz. Birçok hikâyesinde rastlanan kara mizah, yazarın bu hikâyelerini dinamik tutan en önemli unsurdur. O, hayatın kötü yönlerini ortaya koyup bir anlamda toplumun mahremiyetine değinirken, mizahı da kullanarak, ortaya çıkan manzarayı okur tarafından kabul edilebilir bir hale getirmiş ve kullandığı gülmece üslubu her kesimden insanların ilgisini çekmiştir.
Read the rest of this entry »

MUAZZEZ TAHSİN BERKAND VE KERİME NADİR

CUMHURİYET DÖNEMİ POPÜLER AŞK ROMANLARINDA KADIN TEMSİLLERİ: MUAZZEZ TAHSİN BERKAND VE KERİME NADİR ROMANLARININ İNCELENMESİ
Türkiye’de kadının toplum içindeki yeri, yaşanan her türlü sosyal-siyasal değişime bağlı olarak şekillenmektedir. Göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçiş ve İslamiyet’in kabulünden, Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen süre içinde kadın, devamlı olarak ataerkil sistem çerçevesinde, ikinci sınıf vatandaş olarak konumlandırılmıştır. Kemalist modernleşme projesi de kadına ‘hakkı olan statüyü geri verme’ misyonuna dayanarak birtakım düzenlemeler yapmıştır. Fakat bu düzenlemeler gelenek, din, toplumsal cinsiyetçi yaklaşım gibi kültürel örüntüler ve Kemalist modernleşmenin eksik kalan yönleri nedeniyle, uygulamada işlerlik kazanamamıştır.
Read the rest of this entry »

GÖNÜLSÜZ ÇOBANLIK EDEN KÖPEK, SÜRÜYE KURT GETİRİR !

GÖNÜLSÜZ ÇOBANLIK EDEN KÖPEK, SÜRÜYE KURT GETİRİR !

                                                                                                 Ergün Veren

Lise son sınıfta, 1982 yılı Şubat ayının ilk günleriydi…
Sınıf Öğretmeni H.K sınıfa girdi. Dersine başlamadan önce, okulda sınıflar arası bilgi yarışması düzenleneceğini söyledi. Sonra da 6-B sınıfının 4 kişilik bir takımla bu yarışmaya katılacağını ekledi. Herkes birbirine bakakaldı. Çünkü bu bir ilkti ve hiç kimse kendini böyle bir takımın üyesi olarak göremiyordu. Ya kendilerine güvenmedikleri ya da gerek görmedikleri için…
Sınıfta mırıldanmalar ve ortaya isim atarak kendini kurtarma çabaları eşliğinde Öğretmen H.K. takımı belirledi ve açıklamaya başladı. “S.K., Y.K., H.S. ve … “ derken S.K. sağ elinde tuttuğu mendili ve al al olmuş yanaklarıyla söze girerek “Hocam ben istemiyorum, ders çalışıyorum, sınavlara hazırlanıyorum.” dedi. Arkasından Y.K. atılarak o da aynı bahaneleri ileri sürdü. Sınıf buza kesmişti. Sessizliğin içinde H.K.’ın yüzü asıldı, kaşları çatıldı, karardı, sıktığı dişlerinin arasından gelen gür sesiyle bir anda ortalığı inletti.
Read the rest of this entry »

Giriş yap



Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button