Posts Tagged ‘dil’
MUAZZEZ TAHSİN BERKAND VE KERİME NADİR
CUMHURİYET DÖNEMİ POPÜLER AŞK ROMANLARINDA KADIN TEMSİLLERİ: MUAZZEZ TAHSİN BERKAND VE KERİME NADİR ROMANLARININ İNCELENMESİ
Türkiye’de kadının toplum içindeki yeri, yaşanan her türlü sosyal-siyasal değişime bağlı olarak şekillenmektedir. Göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçiş ve İslamiyet’in kabulünden, Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen süre içinde kadın, devamlı olarak ataerkil sistem çerçevesinde, ikinci sınıf vatandaş olarak konumlandırılmıştır. Kemalist modernleşme projesi de kadına ‘hakkı olan statüyü geri verme’ misyonuna dayanarak birtakım düzenlemeler yapmıştır. Fakat bu düzenlemeler gelenek, din, toplumsal cinsiyetçi yaklaşım gibi kültürel örüntüler ve Kemalist modernleşmenin eksik kalan yönleri nedeniyle, uygulamada işlerlik kazanamamıştır.
Read the rest of this entry »
CUMHURİYETTEN GÜNÜMÜZE TÜRK ÇOCUK ŞİİRİ 2
DİL, İMGE, ŞİİR …
Düz yazıda tümcelerin anlamları vardır. Bir düz yazıda kullanılan tümceler, yazının iç mimarisini oluşturur. Tümceler, sözcüklerin anlamını, kendi bütünsel anlamlan içinde birleşerek, oluş-turduklan anlamlar içinde (sözgelimi, herhangi bir bölümcede ulaşılan herhangi bir anlam gibi. ) soğurarak yok ederler. Okur, yazınsal nitelikte olsa bile, bir düz yazıyı okurken, tek tek sözcüklerin anlamlan üzerinde durmaz. Çünkü, sözcüklerden geçerek, tümceyi bütünsel olarak kavrar. Ancak, şiir için aurum böyle değildir. Şiir çok anlamlıdır. Yoruma açıktır. Belli ölçütler olsa da, özneldir. Şiirde, sözcükler hem birbirleriyle ilintilidir; hem de kendi başlanna bağımsız, özgür yapılıdır. İşte, çok anlamlılık olarak vurgulanmak istenen, sözcüklerin, şiir içinde erimeksizin anlamlanm ko-rumalan, bununla beraber şiir içinde de farklı bir anlam kurabilmeleridir.
Birer gerçeklik olarak, sözcükler ikili bir yapı sergilerler. İlki, sözün çağnştırdığı nesne ya da durumsa, ikincisi de, sözle bunlar üzerine getirilen betimsel yorumdur. Gerçek yaşamda, hiçbir zaman yan yana gelemeyecek iki sözcük, şiirde yan yana gelebilir; üstelik bir anlam içerir. Çünkü, nesnel gerçekliğin yaşanabilir olmasına karşılık, sözel gerçeklik yazılabilir, anlatılabilir olandır.