Ergün Veren
Moderatör
Üye
    
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 66
WWW
|
 |
« : 22 Ağustos 2009, 05:14:44 » |
|
ANKARA’YA SİTEMİM (1)
Gönül penceresinden bakınca Ankara’ya, Bir Şubat pazarında; Güneş ve soğuk, Sabahtan güne hâkimiyet mücadelesinde...
Yollar tenha, Otobüsler seyrek, Diğer günlerin aksine simitçiler Sokak aralarında serviste... Perdeler sıkı sıkı kapalı, Dershane öğrencileri yollarda Koşar adımlarla, İsteksiz, sevgisiz ama mecbur...
Erkeklerin yakaları kalkık, Eller çepte, kitaplar koltuk altında, Boyunlar içe çekik ve hafif kambur... Kızların paltolarının önü açık, Sol eldeki kitaplar göğüsler üzerine bastırılmış, Sağ elde simit, avurtlarsa dolu...
Kapıcılar, Gözlerindeki çapakları temizlerken çöp dökmekte... Güneş yükselirken,mevsim zirvesine, Hala mücadelede soğukla...
Dükkânlar, mağazalar ve işyerleri, Sözleşmişçesine işportaya sunmuşlar günü...
Yatılı öğrenciler ve varoşların kaçamak sevgilileri Vitrin yalıyor, Kızılay’da, Sıhhiye’de...
Sinemalar en güzel yer, hem ucuz, hem karanlık. Üstelik en az iki buçuk saat… Ufak tefek kaçamaklar için çok rahat, Gerçi sonrası biraz da ızdırap... Ankara’da hayat, Ayaküstü ekmek arası, Mutluluksa, işportada...
Gezmekten yorulunca, otobüs durakları bedava. Otur ve yak sigaranı, görenler otobüs bekliyor sanır...
Metro istasyonları daha iyi, Hem sıcak, hem gözden uzak. Bir ihtimal, eşe dosta rastlamak...
Yürüyen merdivenli Alışveriş merkezleri ise, Bir başka dünya...
El ele girilir içeri, Yürüyen merdivene binince, Yanan kasıkların alevi Vurur dışarı...
Kısa boylu kızların zıplayarak, Yanındaki uzun erkeği öpme mücadelesi İspattır kendini kendine, Ben özgürüm diye...
Erkekse, Delikanlılık uğruna Kesintisiz icraatta
Güneş, soğukla mücadeleden de, Bunlardan da bıkmışçasına Etimesgut istikametinde, Utancından kendiside, gökyüzü de kıpkırmızı...
|