SOMBAHAR > EEDEBİYAT > DÜZYAZI > Biyografi > AŞIK DAİMÎ
Sayfa: [1] |   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: AŞIK DAİMÎ  (Okunma Sayısı 327 defa)
21 Aralık 2008, 04:15:25
fabeay
Ziyaretçi
« : 21 Aralık 2008, 04:15:25 »


AŞIK DAİMÎ

Ne ağlarsın benim zülfü siyahım,
Bu da gelir bu da geçer ağlama.
Göklere erişti figânım ahım,
Bu da gelir bu da geçer ağlama.
     
   Asıl adı İsmail Aydın olan Aşık Daimî 1932 yılında yedi çocuklu Musa Dede ve Selvi Ana’nın üçüncü çocuğu olarak İstanbul´da dünyaya geldi. Babasıyla annesinin soyları aslen Erzincan´ın Tercan ilçesindendir. Daimî’nin tüm ailesi önce Tercan’dan Kangal’a bağlı Ali Bey köyü’ne, Cumhuriyetin ilânından hemen sonra da İstanbul’a göçtüler.
    Her iki dedesinin de saz şairi olmasının etkisiyle küçük yaşta bağlama çalmayı ve aşıklık geleneğini öğrenmiştir. Ancak ilk ustası Aşık Davut Sulari’dir. Yaklaşık 10 yaşında Davut Sulari’nin yanında çıraklığa başlayan Daimî, 2.5 yıl kadar birlikte dolaşarak geleneğe, şiire ve türküye ilişkin bilgisini pekiştirmiştir. Bir gece rüyasında Pir elinden bade içirilerek kendisine bundan sonra adının “Aşık Dâimi” olduğu ve Yedi ulu ozan kervanına katıldığı söylenir.
    Aşık Daimî, 1950 yılında İstanbul’dan ayrılarak Tercan’a yerleşti. Bu arada Daimî Gülsüm adındaki bir kıza sevdalandı... Aşık olup şiirler yazdığı Gülsüm Hanım’la 1951 yılında evlendi. Bu evlilikten iki kızı ile iki oğlu dünyaya geldi. 1953 yılında bir halk konseri için geldiği İstanbul’da Behçet Kemal Çağlar’la ilk Radyo Programını yaptı. Kısa bir süre İstanbul’da kaldıktan sonra tekrar köyüne döndü. Köylerinde okul yoktu. Çocuklarının iyi bir eğitim almasını istediği için de Erzincan’a yerleşti. Burada iki yıl kaldıktan sonra da 1962 yılında ailesiyle birlikte doğduğu il olan İstanbul’a göçtü. 1963 yılında İstanbul Radyosu’nun açtığı bir sınavı kazanarak sözleşmeli sanatçı olarak uzun yıllar yayınlara katıldı. Zaman zaman yurtiçi ve yurtdışında konserler verdi.
      Daimî’nin ilk eseri, bir çok THM sanatçısının okuduğu, halkın çok sevdiği; “Bir seher vaktinde indim bağlara” dizeleriyle başlayan türküdür. Daimi bu sözleri 1948 yılında, 16 yaşındayken yazdı. Bundan sonra her biri ayrı güzellikte bir dolu türkü peş peşe plâklara okunarak müzik dünyasıyla tanışmaya başladı. Türküleriyle, şiirleriyle birlikte Daimî adı da yavaş yavaş sanat dünyasındaki saygın yerini aldı.
     Daimî şiirlerinde, daha çok tasavvufla ilgili konuları dile getirmiş; bunun yanı sıra aşk, gurbet, doğa ve her türden ayrımcılığı eleştiren , insan öğesini öne çıkaran ,insan sevgisiyle ilgili konuları da ustalıkla ve duru bir Anadolu Türkçe’siyle işlemiştir.Deyişlerinde en çok Halk şiirimizin çok sevilen 11 ve 8’li hece ölçülerini kullanan Daimî aruz ölçüsünü de denemiştir. Ancak düşüncelerini en iyi ifade ettiği; halk arasında en çok bilinen ve sevilen şiirleri hece vezniyle yazdıklarıdır.
     17 Nisan 1983 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Bir Seher Vaktinde

Bir Seher Vaktinde İndim Bağlara
Öter Şeyda Bülbül, Dil Yarelenir
Bakmaz Mısın Sinemde Dağlara
Derdim Dökmeye Dil Yarelenir

Boş Geçirmeyelim Gel Bu Çağları
Dolaşalım Sahraları Dağları
Bir Gün Gazel Döker Ömrün Bağları
Eser Sam Yelleri Dal Yarelenir

Daimi’yim Yanar Aşkın Çırağı
Dostun Muhabbeti Cennet Otağı
Ancak Şu Dünyada Derdim Ortağı
Sazım Figan Eder Tel Yarelenir

Şiirlerinden Bazıları
-Ağlama
-Dünya
-Pekala
-İmdat Eyle
-Madem ki Ben Bir İnsanım
-Bir gün
-Çadır Kurdum
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] |   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Paylaş
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.103 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu