SOMBAHAR > EEDEBİYAT > DÜZYAZI > Biyografi > AŞIK VEYSEL –VEYSEL ŞATIROĞLU
Sayfa: [1] |   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: AŞIK VEYSEL –VEYSEL ŞATIROĞLU  (Okunma Sayısı 302 defa)
24 Temmuz 2009, 02:14:23
kelebek
Genel Moderatör
Kıdemli Üye
*****
Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 265


« : 24 Temmuz 2009, 02:14:23 »

                                                               AŞIK VEYSEL –VEYSEL ŞATIROĞLU

    Türk halk ozanı,  Veysel Şatıroğlu veya bilinen adıyla Aşık Veysel 25 Ekim 1894’te, Sivas ili Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 7 yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucunda sol gözünü, bir talihsizlik sonucuyla da sağ gözünü kaybetti. Okula gitme olanağı bulamadı fakat Aşık Veysel babasının aldığı can dostum dediği sazı ile söylediği şiirler yaptığı bestelerle Cumhuriyet Dönemi halk şiirinde gelenekle beraber değişim ve dönüşümü başarabilmiş aşıklarımızdan biri olmuştur.  Veysel’in doğduğu yer ozanların yatağı konumundadır. Bu gün bile adını unutamadığımız ve çağının ses getiren büyük ozanları o bölgede yaşamıştır. Aynı bölgede yaşayan zamanın büyük ozanları Aşık Veysel’in yetişmesinde etkili olmuştur. Aşık Veysel onların cem ve cemaatlerinde iyi bir dinleyici olmuş ve bu kültür içerisinde pişmiş, olgulaşmış yetişmiştir.
    1931 yılında Sivas Lisesi edebiyat öğretmeni olan Ahmet Kutsi Tecer ve arkadaşları “Halk Şairlerini Koruma Derneği”ni kurup 5 Aralık 1931 tarihinde de üç gün süren Halk Şairleri Bayramı’nı düzenlediler. Aşık Veysel de bu etkinliklere katıldı ve A.Kutsi Tecer’le tanışması hayatında yeni bir başlangıç oldu. Böylece Veysel’in yaşamında önemli bir dönüm noktası işlemeye başladı. 1933’te Atatürk için yazdığı şiir Ulus gazetesinde yayınlandı ve Veysel ilk günden tanındı.
     Aşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Aşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşmaya, dolaştığı yerlerde çalıp söylemeye başladı. İlk şiirlerini 29 Ekim 1933’te okuyan Veysel, Ankara ve İstanbul radyolarında da sazı eşliğinde şiirlerini sundu. Bir süre Arifiye,Hasanoğlan (1943-1944)ve Çifteler Köy Enstitüleri'nde halk türküsü ve saz öğretmenliği  yaptı(1946). Bu okullarda Türkiye’nin kültür yaşamına damgasını vurmuş birçok aydın sanatçıyla tanışma olanağı buldu, şiirini iyiden iyiye geliştirdi. Bu dönemde iki şiir kitabı yayımladı. Birçok türküsünü de plağa okudu. 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, özel bir kanunla Âşık Veysel’e, “Anadilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden ötürü” 500 lira aylık bağladı.
  21 Mart 1973 günü doğduğu köy olan Sivrialan’da şimdi adına müze olarak düzenlenen evde, 79 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Şarkışla'da her yıl adına şenlikler yapılır.
      Eserlerinde Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Yöntemi gösterişsiz ve nerdeyse kusursuzdur. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içedir. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de var. Zaman zaman umutsuzluk ve hiçlik duygusuna kapılsa da Veysel, büsbütün yaşama sarılmayı elden bırakmaz. Yaşamı anlama ve anlamlandırma çabası sürekli ağır basar.
  Âşık Veysel içerisinde bulunduğu kültürel ortam açısından köy-kasaba mekânında yetişmiş, bu çevrenin değerleriyle örgütlenmiş bir sosyal düzenin insanıdır. Tabiatı duyuşu, duyarlılığı, dini bir zümreye bağlı egemen bir karakteri olmamasına rağmen mistik tarafları, kâinat, varlık, yaratılış anlayışı ile geleneğe bağlı bir saz şairidir.”Aşık Veysel, hem gelenektir böylece, hem de yenidir. İşte Aşık Veysel’i evrenselleştiren de bu değerlendirmedir. Eğer o değişim ve dönüşüm sürecini başaramamış olsaydı, zaten bugünkü Aşık Veysel hiç olamazdı. Çünkü onda büyük olan da budur. Yani tekke geleneğinde yetişip, çağdaş şiire ulaşması onun Aşık Veysel olmasında en büyük unsurdur.
     Aşık Veysel’in yaşamını özetlemek gerekirse, Erdoğan Alkan’ın şu betimlemesi en güzel cümleleri oluşturur: “Kızılırmak soru işaretine benzer, Zara’dan doğar, Hafik ve Şarkışla’dan sonra Sivas topraklarını terk eder. Bir yay çizip Kayseri’yi, Nevşehir’i, Kırşehir’i, Ankara’yı ve Çorum’u sular, Samsun’un Bafra ilçesinde denize dökülür,
Âşık Veysel’in yaşam öyküsü Kızılırmak gibidir. Bir ucu Bafra’dadır, bir ucu da Zara’da. Bafra’ya dek uzanan acılı bir yaşam Zara’nın doğusundaki Kızıldağ’ın gür sularıyla beslenip sona erer.”

ŞİİR KİTAPLARI
-Deyişler (1944)
-Sazımdan Sesler (1950)
-Dostlar Beni Hatırlasın (1970)
-Bütün Şiirleri (1984)-(Ölümünden sonra )

Türküleri
•Anlatamam Derdimi
•Arasam Seni Gül İlen
•Atatürk'e Ağıt
•Beni Hor Görme
•Beş Günlük Dünya
•Bir Kökte Uzamış
•Birlik Destanı
•Çiçekler
•Cümle Alem Senindir
•Derdimi Dökersem Derin Dereye
•Dost Çevirmiş Yüzünü Benden
•Dost Yolunda
•Dostlar Beni Hatırlasın
•Dün Gece Yar Eşiğinde
•Dünyaya Gelmemde Maksat
•Esti Bahar Yeli
•Gel Ey Aşık
•Gonca Gülün Kokusuna
•Gönül Sana Nasihatim
•Gözyaşı Armağan
•Güzelliğin On Para Etmez
•Kahpe Felek
•Kara Toprak
•Kızılırmak Seni Seni
•Küçük Dünyam
•Murat
•Ne Ötersin Dertli Dertli
•Necip
•Sazım
•Seherin Vaktinde
•Sekizinci Ayın Yirmi ikisi
•Sen Varsın
•Şu Geniş Dünyaya
•Uzun İnce Bir Yoldayım
•Yaz Gelsin
•Yıldız (Sivas Ellerinde)

Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] |   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Paylaş
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
Rengli Theme By Burak & Forum
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.078 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu