SOMBAHAR > ÜYELERİMİZİN ÜRÜNLERİ > ŞİİR > Osman KARADAĞ > BİR ÇOBAN OLSAYDIM TOROSLARDA
Sayfa: [1] |   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: BİR ÇOBAN OLSAYDIM TOROSLARDA  (Okunma Sayısı 853 defa)
18 Ocak 2009, 03:11:35
oskar
Üye
**
Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 89


« : 18 Ocak 2009, 03:11:35 »

 BİR ÇOBAN OLSAYDIM TOROSLARDA


Bazen diyorum ki;
Keşke hiç okutmasaydı babam beni
Hiç okumasaydım
Bir çoban olsaydım Toroslar da:
“Bir elimde değnek,
  Sırtımda kepenek,
  Ayağımda lastik çizme,
  Saç baş darmadağın,sakalıma karışmış,
  Parmaklarım çatlak,
  Avuçlarım nasırlaşmış”

Hiç okumasaydım keşke
Öğrenmeseydim bu yalancı düzeni...
Kaygılarım olmasaydı böylesine;
“insanlık üzerine,
  Gelecek üzerine,
  Yaşayabilmek üzerine...”
Problemlerim;
Acaba çayın demi neden iyi çıkmıyor?
Alaca ineğin sütü neden azalıyor,
Yada koyunların kırpılması bir bitse, olsaydı .


Jandarma dendiğinde ödüm patlarcasına korkabilseydim
O insanlar gibi...
Mahkeme nedir?hakim kim,
Reisicumhur kimdir? Ne iş yapar,
Ekonomi nedir?,
Enflasyondan zarar gelir mi koyunlara?
                                                             Diyebilseydim.
Ve kavgalara, bombalamalara,katliamlara...
Onlar gibi saflıkla nefret duyabilseydim.


Hiç görmeyip de onlar gibi
Şaşkınlıkla sorsaydım;
Çikolata andız pekmezine mi benzer?
Viski dedikleri ishale faydalı mı?
Tadı kekik suyuna mı benzer?
Lewis kılçardan daha mı iyi ısıtır?
Marllboro kaçak tütünden iyi öylemi?
Şu dondurma denilen kar helvasına mı benzer?
...


Sabah grupla çıksam
Omzumda dolma tüfeğim,
Dudaklarımda Torosların türküsü,
                                                    “Sarı Yaylam”
Öğle üzeri bir pınar başında sulayıp koyunları,
Açsam azığımı, oracıkta,
Biraz keş, zeytin ve kuru soğan,
Sonra pataz pataz içipte soğuk sudan,
Üstüne birde sigara sarıp, sarı bakır dabakadan,
Sürüyü Karabaşa bırakıp,
Usulca kestirsen yıllanmış ardıcın altında.


Akşam eve girsem;
Üstüm başım kir pas,
Şalvarım yırtık yamalı,
Ellerim, saçım çam sakızıyla lekeli...
Ama umursamasam,
Karım ne pişirdiyse yesem,
Keyif kahvesi bilmesem,
Ajansı bile dinlemeden
                                    “Tarih sayılabilecek baba yadigarı radyodan”
Kıvrılıversem,
                     “Taş ocağın yanındaki koyun postuna”
Kitap nedir? Gazete nedir?
Okuyup yazmak nicedir bilmesem.


Arada omuzlasam tüfeğimi,
Belimdeki kuşakta barutla saçma,
Heybede soğan, domates, ekmek,
Belki birkaç elma...
Binip beyaz atıma ava gitsem.
Yanımda karabaş.
Kah tavşan, kah geyik,
Kah keklik, kah üveyik,
“Olmadık davaları değil”
Günlerce bir ala geyiğin peşinde koşşam
                                                                dağ taş.


İşim çobanlık,
İşverenim yüce mevla,
İşyerim Toroslar olsaydı.
Grev nedir? lokavt nedir?
Sendika ,sözleşme maaş nedir? Bilmeseydim
Evim taş duvarlarla örülü,
Ardıç kabuklarıyla örtülü...
Kira nedir? Yakıt parsı nedir?
Çöp vergisi nedir?
Zam nedir bilmeseydim.
Kasaptan gramla et yerine
Gönlüm eserse,
İnatçının birini deviriverseydim.


Dünya birbirine girmiş,
Harp olmuş,terör varmış...
Dinar’da deprem olmuş,
İstanbul’u sel basmış,
Benzine zam gelmiş,
Memurlar işçiler yollara dökülmüş,
Enflasyon azmış,
                         Duymasaydım.
Mark ,dolar, borsa, faiz,
Olup biten hiçbir şeyden habersiz...
Haberdar olsam da akıl sır erdiremeseydim.
Şiir nedir?
Musiki nedir? Bilmeden,
“Sarı yaylam” türküsüyle ömür bitirebilseydim


Elleri nasır tutmuş bir kadın, sırtı davar kokan
Bir çocuk; kah beşikte kah anasının sırtında ağlayan...
Sorunlar yalnız bizim sorunumuz,
Sıkıntılar, özlemler,
İki günde unutabileceğimiz.
Yıkık dökük bir dağ evi:
                                     Ama bizim evimiz.
Torosların tepesinde bir yayla dünyası,
Ama bizim dünyamız olsaydı...


Keşke okutmasaydı babam beni,
Hiç okumasaydım da
BİR ÇOBAN OLSAYDIM TOROSLARDA.


                                                                            Mart.1995
                                                                        Osman Karadağ
Moderatöre Bildir   Logged
18 Ocak 2009, 12:56:45
Ekin
Genel Moderatör
Zirvedeki üye
*****
Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,963


« Yanıtla #1 : 18 Ocak 2009, 12:56:45 »

Şiirlerin güzel."Bir Çoban Olsaydım Toroslarda" adlı şiir, benim  özlemlerimi anlatıyor.Yüreğine ,kalemine  ve emeğine sağlık.
Moderatöre Bildir   Logged
26 Şubat 2009, 23:38:07
oskar
Üye
**
Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 89


« Yanıtla #2 : 26 Şubat 2009, 23:38:07 »

sağol hocam
Moderatöre Bildir   Logged
10 Şubat 2010, 08:36:10
Meltem
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 10 Şubat 2010, 08:36:10 »

"Biraz keş, zeytin ve kuru soğan,
Sonra pataz pataz içipte soğuk sudan"

Şiiriniz buram buram akdeniz kokuyor. Akdenizli bir yörük torunu olarak "keş, pataz" gibi yöresel ifadeleri şiirlerde de bulmak beni çok mutlu etti. Türkçemizi İstanbul Türkçesi (!)  ile sınırlı tutmak dilimizin kısırlaşmasına neden oluyor bence.
Moderatöre Bildir   Logged
15 Şubat 2010, 21:54:02
mgbe
Genel Moderatör
Kıdemli Üye
*****
Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 293


« Yanıtla #4 : 15 Şubat 2010, 21:54:02 »

Toroslarda çoban olmayı bilemem ama doktor olmayı deniyorum; hem datlı hem de meşakkatlı! Şiirin kahramanı ile benzerlikleri çok diye düşünüyorum. Çok güzel işlemişsin, güzel düşüncene sağlık!..
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] |   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Paylaş
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
Rengli Theme By Burak & Forum
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.114 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu