oskar
Moderatör
Üye
    
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 79
|
 |
« : 07 Mart 2009, 18:59:21 » |
|
AYRIŞTIRMADAN KAYNAŞTIRMAYA
(Özel Eğitime Muhtaç çocukların Eğitiminde)
Hasan KIŞ Özel Eğitim Öğretmeni
Özel eğitime muhtaç çocukların son günlere kadar ayrı okullarda farklılıklarına göre eğitim gereksinimleri karşılanmaya çalışılmıştır.Bu uygulama ile insanların ayrıştırıldığı ve farklı kategorilere konulduğunu savunan sivil toplum örgütleri,vatandaşlık bilinci oluşmuş ve son yıllardaki gelişen insan\ çocuk hakları örgütleri tarafından T.C. Anayasası’nda da önemle vurgulanan eğitim hakkı ile eğitimde fırsat eşitliği anlayışını hayata geçirmek için baskı yapılmıştır. Değişik ülkelerdeki çalışmaları gözden geçiren eğitimcilerimizin de önerileriyle yapılan düzenleme ile Özel Eğitime Muhtaç Çocukların genel sistem içerisinde kaynaştırılması uzman, öğretmen, aile ve diğer personelin ortak sorumluluğu ve katkısını içeren ortak ekip çalışmasını gerektirdiği, anlaşılmış bu çalışma sonucu mevzuat olarak yasal çerçevesini çizmekle birlikte alt yapısı hazır olmadığı için uygulamada bir çok problemle karşılaşılmıştır.Yeni diye nitelendirilen kaynaştırma uygulamasından, ülkemizde yaklaşık 20 yıldır uygulanmasına rağmen özel eğitim gereksinimleri olan çocukların bütünüyle yararlanamadıklarını yaptığımız anket ve görüşmelerde görmekteyiz.
Özel eğitime muhtaç çocukların ayrı okullarda okutulmalarının çocukların sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalması nedeniyle, eğitimciler ayrı okul yerine aynı okulda ama destek hizmetlerinin sağlanarak okumalarının getireceği avantajlarını savunmaktadırlar.Ülkemizde kaynaştırma uygulamasının iyi anlatılmaması destek hizmetlerin sağlanmamış olması ve yanlış uygulamalar, aynı okulda özel eğitime muhtaç çocukların ayrıştırılmalarına yol açmıştır.Uygulayıcılar bu çocukları görmezden gelip okulun en uzak ve bakımsız sınıflarına yerleştirmiş ortak mekanları birlikte kullanmalarını engellemek için molaları bile ayırmışlardır.Bunları korumak adına yaptıklarını övünerek anlatmaları, uygulamanın yanlışlığını göstermektedir.Bu durumda özürlülere eğitsel anlamda pek fazla bir şeylerin yapılamayacağı inancının desteklendiği kurumlarda elbette ki başarıya ulaşmak mucize olacaktır.
Bir sistem olarak eğitim ancak sistemi oluşturan tüm öğelerin iyi çalışması ile gelişebilir.Özel eğitim, genel eğitim sistemi içerisinde bir alt öğeyi oluşturmasına rağmen genelin işleyişinde yoğun bir şekilde etkilenmektedir.Ayrı okul yerine kaynaştırma uygulamasını öneren eğitim fakültelerinde Özel Eğitime Giriş dersinin okutulmaması, öğretmen adaylarının özel eğitim programlarından habersiz yetişmelerine neden olmaktadır.Öğrenciler öğretmenlik yaşamlarında bu tür vakalarla karşılaştıklarında yanlış uygulamalar yapmakta ya da hiçbir şey yapmamaktadırlar.Kaynaştırma uygulamalarında görev alan öğretmenlere yönelik yapılan çalışmalarda,karşılaşılan sıkça “şimdi ben ne yapacağım?” sorusu aslında eğitim fakültelerinin lisans düzeyindeki özel eğitim programlarına yönelik bir dersin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.Milli Eğitim Bakanlığın'a bağlı öğretmenler için açılan Özel Eğitim Programlarını tanıtmaya yönelik hizmet içi seminerlerle öğretmenlerin tutum ve özürlü çocuklara bakışlarında olumlu yönde gelişmeler sağlamakla birlikte okullarına döndüklerinde yeterli altyapı ve donanım sağlanamadığından verimlilik öğretmenlerin kişisel çabaları ile sınırlı kalmaktadır.
Etkili bir kaynaştırma uygulaması sistematik işbirliğine dayalı yürütülen hizmetlerin yapılandırıldığı bir süreç olması gerekirken öğretmen tek başına problemlerle başa çıkma uygulamasına dönüşmüştür.Oysa ; Etkili bir kaynaştırma uygulaması üç temel sürecin sağlanması ile gerçekleşebilir. Bunlar; 1.Özel eğitime gereksinimi olan çocukların normal eğitim ortamlarına yerleştirilmesi sürecinde tıbbi tanılamanın yanı sıra eğitsel tanılama ya da değerlendirmenin yapılması, 2.Uygun yerleştirmeyi destekleyen her türlü destek hizmetinin öğrenciye verilme yollarının sağlanması ya da ulaştırılması, 3.Genel eğitim ile özel eğitim hizmetleri arasında işbirliğinin sağlanması gerekmektedir. Bu süreçler düzenlenen 573 nolu Kanun Hükmünde Kararname ile belirlenmesi ve kaynaştırma ortamlarının yaratılmasında eğitimciler ve diğer destek hizmet birimleri sorumlu tutulmuştur.Öğrencinin özel gereksinimleri doğrultusunda normal sınıf dışında verilebilecek hizmetlerden yararlandırılması için gerekli düzenlemelerin gerçekleştirilmesi sorumluluğu okul ve aileye yüklenirken, uygulamada değerlendirme ve sorumluluk yine öğretmene bırakılmaktadır.Tüm diğer sorumluluklar gibi bu da öğretmenin olumsuz tutum geliştirmesine ve uygulamanın başarısızlığına neden olmaktadır.
Kaynaştırma programının uygulandığı okullarda tüm bu olumsuz uygulamalara rağmen,ayrıştırma modeline göre öğrencilerin büyüme ve gelişimine daha çok katkısı olduğunu gözlüyoruz.Bu katkının daha fazla olabilmesi için kaynaştırma uygulamasına öğrenci yönlendirilirken yönlendirmeyi yapan kurum ya da kişiler tarafından, özel eğitime muhtaç çocuğun eğitsel tanısının yapılması ve özel eğitim gereksinimlerinin betimlenerek yönlendirilmesi; Çocuğun Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı ile uygulayıcı kuruma, gerekli eğitsel önlemlerin alınıp gerekli destek hizmetleri sağlanarak yönlendirilmesi kaynaştırma sürecinin başlaması için tek başına yeterli değildir. Aileye, çocuğun performansı ve yönlendirilecek kurum hakkında bilgi verilmesi,gerekiyorsa bu uygulama hakkında aileye Psikolojik Danışma ve Aile Eğitim Programları düzenlenerek çocukları hakkında olumlu tutum geliştirmeleri sağlanması,
Kuruma yönlendirilme kararı alınmış bireyler için hazırlanmış Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları, okulda oluşturulan BEP geliştirme komisyonu tarafından değerlendirilip ihtiyaç duyulan birimlerin desteği( Sınıf Öğretmeni, Özel Eğitim Öğretmeni,Psikolog,Çocuk Gelişim Uzmanı vb.) sağlanarak sorumluluk ve uygulamalar paylaşılır.Oluşturulan destek birimle sınıf öğretmeni, çocuğun Bireyselleştirilmiş Öğretim Planını hazırlayıp uygularken, okuldaki BEP birimi de belirli aralıklarla toplanarak gelişmeleri ve alınacak önlemler hakkında etkileşimde bulunup çocuk için hazırlanan bireyselleştirilmiş öğretim malzemelerini, ölçüt bağımlı testlerin sonuçlarına göre farklılıkları değerlendirip yeni programlar hazırlanır. Hazırlanan programlar çocuğun gelişimine katkı sağlamanın ötesinde; -Özel eğitim destek birimleri ile sınıf öğretmenleri arasında ekip bilincinin gelişmesine, -Sınıf öğretmenin eğitimsel ve psikolojik doyumlarına, -Ailelerin çocuklarının eğitimine bilinçli katılımı sağlayarak psikolojik doyumlarına -Kaynaştırmaya katılan bireyin öğretim programlarının düzenlenmesine olanak sağladığı görülecektir. Kaynaştırma uygulamasının teknik alt yapısı hazırlanır, öğretmenler temel hazırlık seminerlerinde Özel Eğitim Programlarına yönelik derslerle uygulama hakkında bilgilendirilirse, öğretmenler kaynaştırma uygulamasında görev aldıklarında, programa yönlendirilen çocukların akranları ile kuracağı ilişkilerde çocuklara karşı daha bilinçli hareket edeceklerinden çocukların sosyal ve duygusal gereksinimleri karşılanabileceği gibi toplumsal uyum becerileri de kazanarak olumlu üretken bireyler olmaları sağlanır.
Kaynaştırma uygulaması; özel eğitime muhtaç çocuklardan toplumsal beklentileri olumlulaştırdığı gibi aynı zamanda ayrıştırma uygulamasından daha ekonomik bir süreci işletmesinden dolayı desteklenmeli ve uygulanmalıdır.
|