TOPRAK
Üye
 
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 36
|
 |
« : 18 Haziran 2011, 22:48:26 » |
|
Küçükken,kış aylarında her sabah heyecanla yataktan fırlar; karın yağmış olabileceğini düşünüp bembeyaz bir dünya görmek için pencereye koşardım.
Karın o sabah da yagmadığını görmek beni büyük bir hayal kırıklığına uğratır ama ertesi sabah için yeniden umut ve heyecan dolardı içime.Bilirdim, kış bitmeden yağacaktı buralara da kar....
Bembeyaz bir sabaha uyandığımda bekleyişlerimin ve inancımın boşuna olmadığını anlar sokağa fırlardım.Doğa verdiği sözü hep tutardı,yine sözünü tutmuştu işte...
"İnsan Doğası" başka bir şeymiş ,büyüdükçe öğrendim.Mevsimine göre değil nevsine göre açarmış,solarmış,yaprak döker,yağıp gürlermiş...
Doğaya uyanışımdaki heyecanla bir tutup sabahına bin umutla uyandığım insanların "çiçek açacağım" deyip yaprak dökmeleri sonrası yaşadığım hüsran öğretti bunu bana.
Her sabahın güzellikler getireceğine,doğanın her mevsim sözünü tutacağına olan inancım ,heyecanım ve beklentilerim hiç bitmedi.
Sadece ayırt etmeyi öğrendim... Doğa ile doğasında sözünün eri olmak adına bir istikrarı olmayan insanlar karşısında aynı heyecanı duymuyorum artık!
Doğaya benzeyenler çekiyor şimdilerde beni,kışları da ,yazları da hazanları hep söyledikleri gibi...söz verdikleri gibi ...
Yağmurun yağmasının ya da havanın kapalı olmasının da içimde ayrı bir huzur vermesi bundandır.Sonbahardır bilirim ki yapraklar dökülmelidir;dökülmüştür...yağmurlar yağmalıdır ve yağmıştır.Doğa yine verdiği sözü tutmuştur.
Teşekkürler bütün mevsimler ,bunca şeye rağmen sözünüzü tutmaya çalıştığınız için ....Teşekkürler, her mevsim yüreğimde güzel kalabilenler,doğaya bu kadar benzediğiniz için ....
16.01.2011
|