
ESİN AFŞAR-DÜN VE BUGÜNÜN TÜRK ŞİİR VE EZGİLERİ
A.
1.DRAMA KÖPRÜSÜ
Drama köprüsü bre hasan
Dardır geçilmez bre hasan
Dardır geçilmez
Soğuktur suları da hasan
Bir tas içilmez
Anadan geçilir hasan
Yardan geçilmez bre hasan
At martini de bre hasan
Dağlar inlesin
Mezar taşlarını hasan
Koyun mu sandın bre hasan
Koyun mu sandın?
Adam öldürmeyi bre hasan
Oyun mu sandın?
Drama mahpusunu hasan
Evin mi sandın bre hasan
Evin mi sandın?
At martini de bre hasan
Dağlar inlesin
Drama mahpusunda bre hasan dostlar dinlesin
Anonim
2.BANA SENİ GEREK SENİ
Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni
Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni
Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene versem onu
Bana seni gerek seni
Yunus durur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni
Yunus EMRE
3.ALAGÖZ
Düşer üste alagöz
Şirin canım alagöz
Karagöz can alandır
Yaman olur alagöz
Ay alagöz ay alagöz
Yaman olur alagöz
Bülbül gelir yaz ile
Yarım oynar saz ile
Her bakanda naz ile
Yüreğimi çala göz
Ay alagöz ay alagöz
Yüreğimi çala göz
Yar bağını gezerem
Güllerini üzerem
Her derdine dözerem
Benim ola alagöz
Ay alagöz oy alagöz
Benim ola alagöz
Leylim leylim ay alagöz
Benim olan alagöz
Raşit BAYBUTOF
4.ARABESKE İNAT
Sevmek farkında olmaksa yaşadığının
Sevmek bakmak değil görmekse eğer,
Aklın baştan gitmesi değil,
Duymak ve bilmekse eşit olarak
Yemeden içmeden kesilmeden,
Çağına tanıklık ederek
Ve kahrolmadan arabeske inat!...
İçi içine sığmamaksa;
Bir coşku bir şenlik,bir erdemse sevmek
İnsanları,çocukları,kuşları unutmadan
Şarkı söylemekse sarhoş olmadan
Verem olmamaksa sevmek,senin aşkından
Daha sağlambasıyorsam toprağıma
Unutmak,şaşkınlık,azap değilse
Bilinç,öğreti ve sevinse
Paylaşılan bir ekmek gibiysesevgi;
Seni seviyorum!...
Enis FOSFORLUOĞLU/Rsin AFŞAR
5.LA CHANSON D’ANATOLİE
Elimde tahta boyalı kaşık
Oynar oynar yarim oyna alışık
Çıradan çıraya bir ala ışık
Sen ele ben sana aşık
Evire çevire kendi kendini
Sen ele ben sana aşık
E-Coute il etait un berger D’anatolie
Qui aimaitla fille d’un seigneur
De ce temps lâ
Ecoute il chantait tristement chaque nuit
Cesmots pleins d amour que son amour
Nentendait pas
E coute aujourd’hui moi je taime
A la folie
Et je n ai ceinture ni parure
Ni diamens
Ecoute aujourd’hui la chanson d’anatolie
Te dira mon coeur ce que mon coeur
Pense sevraiment
Eddy HARNAY/Semli ANDAK
6.YOH YOH
Dedi “kaşın zülfükar mı?”
Dedim ki”yay”
Dedi”yüzün ne güzel”
Dedim ki”ay”
Dedi seni seviyorum
Dedim “vay!”
Dedi”elde gözün var mı?”
Söyledim”yoh yoh”
Söyledim”yoh yoh”
Söyledim”yoh yoh”
Dedi”senin işin nedir?”
Dedim “seyran”
Dedi”senin neyin vardır?”
Dedim”üryan”
Dedi”sende birşey var mı?
Dedim”sevdan”
Dedi”elde gözün var mı?”
Söyledim”yoh yoh”
Söyledim”yoh yoh”
Söyledim”yoh yoh”
Dedi”gelip yanın varsam?”
Dedim ki”hee”
Dedi” elin alıp tutsam”?
Dedim”hee”
Dedi”seni alıpkaçsam?”
Dedim”he”
Dedi” bana varıtmısan?”
Söyledim”yoh yoh”
Söyledim”yoh yoh”
Söyledim”yoh yoh
Dedi”huyun şirin midir?
Dedim ki”hee”
Dedi”melek soyun mudur?”
Dedim ki”hee”
Dedi”Ahmet yarin midir?”
Dedim ki”he”
Dedi”başka yarin var mı?”
Söyledim”yoh yoh”
Söyledim”yoh yoh”
Söyledim”yoh yoh
Kul AHMET
B.
1.TAHİR İLE ZÜHRE
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da.
Hatta, sevda yüzünden ölmak de ayıp değil.
Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte
Yani, yürekte,yürekte,yani yürekte yürekte…
Mesela bir barikatta dövüşürken
Mesela keşfe giderken kuzey kutbunu
Mesela denerken damarlarında
Bir seromu ölmek ,ölmek ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmakta……………….
Seversin dünyayı dolu dizgin
Ama o bunun farkında değildir.
Ayrılmak istemezsin dünyadan
Ama o birgün senden ayrılacak.
Senden senden senden ayrılacak
Yani, sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın da seni sevmesi şart mı?
Tahir olmakta ayıp değil
Zühre olmakta
Hatta, sevda yüzünden ölmak de ayıp değil
Bütün iş, Tahir`le Zühre olabilmekte
Yani yürekte,yürekte yani
Yürekte, yürekte
Nazım Hikmet RAN/T.ÖCAL
2. ANI.
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil
Apansız geliyor aklıma
Nerdeyse gün doğacaktı
Herkes gibi kalkacaktınız
Belki daha uykunuz da vardı
Geceniz geliyor aklıma
Sevdiğim çiçek adları gibi
Sevdiğim sokak adları gibi
Tüm sevdiklerimin adları gibi
Adınız geliyor aklıma
Rahat döşeklerin utanması bundan
Öpüşürken o dalgınlık bundan
Tel örgunun deliğinde buluşan
Parmaklarınız geliyor aklıma
Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm
Kahramanlıklar okudum tarihte
Cağımıza yakışan vakur, sade
Tavrınız geliyor aklıma
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu unutulur şey değil
Çaresiz geliyor aklıma
M.Cevdet ANDAY/Tarık ÖCAL
3.GÜLLÜ KIZ
Kara kuru ince dalan Akşehir köylülüklerinden
Güllü kız ne gül görmüş ne de gün sürmüş
Daha on üçünde çocuk düşürmüşler karnına
Harmanda,hayatta,su yolunda
Bu ne dalaşmadır can bu ne yan
Avuç buğdayıdır
Bu ne dalaşmadır can vay güllümgüllüm
Ne dallı güllü basmalar
Eller gibi giymemiş
Yememiş yedirmiş
Ardından yedi bebe
Tuz vurmuş ayaklarına
Ayakları tuz batırığı
Vay ciğerimin köşesi
Belimin direği vay güllüm güllüm
Öyle çok türkü yakılmıştır ki gül üzerine
Güllü’ye bir ağıt bile düzülmemiştir
Tuz vurmuş ayaklarına
Ayakları tuz batırığı
Vay ciğerimin köşesi
Belimin direği vay güllüm güllüm
Ahmet ÇUHACI/Şehabettin GENÇ
4.MASALLARIN SONU
Gökten düşer mi hiç elma
Kökü toprakta üç elma
Bir emek biri barış
Ve insanca dayanışma
Gölde vaklar kurbağalar
Bırak bırak bıraksalar
Ey canımey gülüm insan
Sana emanet elmalar
“Dua edem ey ahali
Yıkılmaya karlı kara dağların
Gölgelikli ağacın kesilmeye
Kurumaya taşkın akan suların
Felek seni bir çaylağa muhtaç
Güvenirsen bir tek kendi gücün
Bilgesu ERENUS/Tarık ÖCAL
5.UNUTMA SEN
Gün oy gün ola balam
Evlenesen toy edersen
Evlenmekdemeni
Aramıza sen salasan
Ama bak unutma sen bizleri sen
Görende kaşıkara gözü kara kızları sen
Kızları sen
Düşüp çarşı pazara
Güzel kızları göresen
Kızların gönlünü ayrı ayrı hoş edesen
Ama bak unutma sen bizleri sen
Görende kaşıkara gözü kara kızları sen
Kızları sen
Azerbeycan-Anonim/Esin ENGİN
6.KULUÇKADAKİ BAYAN
“Doğayı ve kelaynakları koruma derneğinden bir bayan şaşkınlık ve heyecandan yumurtasının üstüne oturamayan bir kelaynak kuşunun bu görevini üstlenir;hemde büyük bir fedakârlıkla”.
Ben doğanın dostu,ben ormanların ben kuşu,ben ırmağın hemde dağların ne kadar fedakâr ve vefakâr
Beni kuşlar bile,kuşlar bile anlar.
“Sırtımda yalnızca bir kürk,soyu tükenen leopar,ah canımyazık!
Domuz derisi çanta,belde kalın kemer,lezar”.
Gözümü yartır,kendi özverim
Neleri teptimde buralara geldim
Sohbetlerimi,raketlerimi
Bunalimlarını,kocamın aşklarını
Ah! ben ne kadar fedakâr
Ah! ben ne kadar vefakâr
Anlamıyor balıklar ah!
Kuşkusuz anlar kuşlar
Ah! ben ne kadar fedakâr
Ah! ben ne kadar vefakâr
Yalvarırım tanrım ah!
Anlasın beni kuşlar!
“Gelirken ardıma bile dönüp bakmadıklarım,rüzgar sörfüm,terzi provam,müzayedelerim ve de cin toniğim,hiii içine Bodrum’un ham mandalinasını böyle ince ince traş ediyorsun nefiiis!”
Doymuşum tüm dünya nimetlerine
Çok daha mutluyum yumurtanın üstünde
Gözüm çıksın varsa şu kadar gözüm
Karideslerde.
Ah! ben ne kadar fedakâr
Ah! ben ne kadar vefakâr
Anlamıyor balıklar ah!
Kuşkusuz anlar kuşlar.
“Meditasyon ve epilasyon seansımda gürültüye gitti;bu arada.Meditasyon neyse de epilâsyon için yeni bir randevu almalı.Orman kaşkını gibi dolaşamam ya ayol!”
Ah! ben ne kadar fedakâr
Ah! ben ne kadar vefakâr
Yalvarırım tanrım ah!
Anlasın beni kuşlar…
Bilgesu ERENUS/Tarık ÖCAL
Yapım:Ada Müzik (1986)