SOMBAHAR > TARİH > TARİH (Moderatör: ENTERDİ) > HİTLERİN PSİKOLOJİK YAPISI
Sayfa: [1] |   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: HİTLERİN PSİKOLOJİK YAPISI  (Okunma Sayısı 710 defa)
09 Nisan 2010, 16:03:03
ENTERDİ
Genel Moderatör
Üye
*****
Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 16


« : 09 Nisan 2010, 16:03:03 »


                                                                                       HİTLERİN PSİKOLOJİK YAPISI

     30 Nisan 1945'te, Sovyet tankları Berlin'i dövmeye başladığı sıralarda Hitler, Berlin'deki sığınağında ağzına dayadığı silahtan çıkan tek kurşun ile beynini dağıtıyor, kendisi ile beraber milyonlarca ölü insanı da arkasında bırakarak bu dünyadan ayrılıyordu. Tek bir kurşun ile bin yıllık "3. Reich İmparatorluğu" hayali de böylece tarihe karışıyordu...
 
     Müttefiklerin Berlin'e ilk önce ulaşma yarışını kazanan efsanevi Rus  general  Zhukov, aslında Hitler'in intihar edeceğini biliyordu. Zira 1943 yılında,  Barbarossa  Harekatı'nın  başladığı  haberi tüm Avrupa'da duyulduğu sıralarda müttefik kuvvetler, Hitler'in zihni yapısını incelemişlerdi. Birçok profesörün yaptığı bu araştırmalar sonucunda ortaya çıkan; Hitler'in bu savaşı kaybetmesi durumunda intihar edeceği idi.
     Hitler'in beyin kıvrımlarını inceleyen iki önemli bilim adamı mevcut;  birincisi Harvard Psikoloji Kliniği Direktörü  Dr. Henry A. Murray,  ikincisi ise Psikanalist  Walter C. Langer idi.
      Hitler'in psikolojik yapısını nceleyen ilk bilim adamı, Harvardlı Dr. Murray idi. Dr. Murray'in işi oldukça zordu; zira kendisinden milyonlarca km ötede ve taş betonlar arasındaki bir sığınakta yaşantısını sürdüren bir adamın psikolojik analizini çıkaracaktı. O da, Hitler ile ilgili bulduğu tüm 2. el kaynaklardan fikir yürütmeye başladı.
     Hitler'in aile ve kütük bilgilerini, okul ve ordu kayıtlarını, el yazılarını, Amerikan istihbarat servislerinin topladığı bilgileri ve belgeleri, hakkında yazılmış biyografileri topladı ve psikolojinin temellerinden olan "ihtiyaçlar teorisi" ile harmanlayarak, Hitler'in herhangi bir mağlubiyette silahı kafasına götüreceği sonucuna vardı. Dr. Murray, Hitler'e "counteractive narcism" diyordu; yani herhangi bir hakaret, aşağılanma veya ezilme ile dürtülenen bir kişiliği vardı. Çevresindekileri ezmeye ve küçük düşürmeye yönelik bir psikolojisi vardı; adeta etrafına diş biliyordu. Eleştiriye tahammülü yoktu, sürekli gözlerin kendisinde olmasını ve her zaman kendisinden söz edilmesini istiyordu. Şaka kaldırmıyor, çevresindekileri aşağılıyor ve hiçbir zaman takdir etmiyordu. Hepsinden önemlisi; suça meyilli bir psikopat olması, onu karşı konulmaz bir kişiliğe sahip olmasını sağlıyordu. O, narsist bir psikopattı!
      Dr. Murray, hastası Hitler ile ilgili şöyle diyordu;
     "Hitler, ezik bir gençlik yaşadı. Babası tarafından tacize uğradı. Mimar olmak istedi, başaramadı. Opera sanatçısı olmak istedi, sesini beğenmediler. Resme meraklıydı, ama Viyana Güzel Sanatlar Akademisi'nin yüksek duvarlarını geçemedi. Hâlen bile birçok tarihçi burada kendisine haksızlık edildiğini düşünür, zira resimleri oldukça başarılıdır. Bu başarısızlıklar, Hitler'in psikolojisini paramparça edecekti. Kendine göre; neye el attıysa, ne olmak istediyse, her zaman kendisinin önüne geçen Yahudiler vardı. Kendisi sefalet ve fakirlik içerisinde yaşıyor, ancak yahudiler tüm bunları umursamazmışcasına zevk içerisinde yaşantılarını devam ettiriyorlardı. Babası da Yahudileri sevmezdi; ayrıca hiçbir zaman Adolf'u yaptıklarından dolayı takdir etmemişti. Hitler de ilerleyen süreçte babasını örnek alacaktı; hatta resimlerde dahi babası gibi poz vermeye çalışacaktı. Babasına karşı olan borcunu, ancak Yahudileri ortadan kaldırarak ödeyebileceğini düşünüyordu. İpleri eline aldığında ise, bu hayallerini tek tek yapmaya başlayacaktı. Orduda, bir çatışmada yaralanmasına rağmen onbaşılıktan yukarıya çıkamadı. Tüm bu aşağılık kompleksi, kriz dönemi Almanya'sında kendini dışa vurdu. NSDAP'ın ateşleyici füzesi Hitler, bu nefretini Nazizm olarak kalıba döktü."
     Hitler de Yahudiler hakkındaki görüşlerini saklamıyordu. Hatta bir röportajda kendisine sorulan Yahudilerle ilgili bir soruya; "Ne zaman bir tiyatro gösterisi, bir müzik abartılsa Yahudi yapımı bir şey olduğunu görüyordum. Bunu abartanlar da Yahudilerdi. Bir çok alanı ele geçirdikleri için tüm alanlarda birbirlerini kayırıyorlardı. Güzel bir Alman yapıtı 10 üzerinden 5 alamazken Yahudi yapıtları 10 alıyordu. Bu yüzden bir anti-semitist olmaya karar verdim." diye yanıt verecekti.
     Hitler'in zihni yapısını inceleyen bir diğer psikanalist, Walter C. Langer idi. Winston Churchill'in emri ile 11 bin belgeyi tarayarak Hitler'in psikolojisini ölçen Walter, bu çalışmasını "The Mind of Hitler / The Secret Wartime Report" (Hitler'in Zihni / Gizli Savaş Raporu) isimli projesinde sunmuştu. Dr. Langer, Hitler'in herhangi bir savaş yenilgisinde yapabileceklerini araştırmış ve o da Hitler'in intihar edeceği sonucuna varmıştı. Hitler ölümden korkuyordu, ancak onun hastalıklı ruh yapısı, onu öldürmeyi başarabilirdi. İnsanların üzerinde etki bırakmayı çok iyi başarıyordu; ölüm olgusunu da bu amaçla kullanabilirdi. Dr. Langer'a göre, cesedinin yakılmasını emrederek o dönemin yerleşik inançlarını da kendisine göre protesto etmişti.
      Hitler hakkında yapılan bu araştırmalar, tüm müttefik devletlere dağıtıldı ve savaşın bitmesi için Berlin'e girişin şart olduğu bildirildi. Hitler, yaptıklarıyla ve hâlen doğru düzgün çözülemeyen psikolojik yapısı ile, adeta kapalı bir kutu niteliğinde...


                                                                                                                                                                               Alıntı
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] |   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Paylaş
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.182 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu