SOMBAHAR > TARİH > TARİH (Moderatör: ENTERDİ) >  HUTBELERİN TÜRKÇELEŞTİRİLMESİ
Sayfa: [1] |   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: HUTBELERİN TÜRKÇELEŞTİRİLMESİ  (Okunma Sayısı 416 defa)
15 Nisan 2010, 20:38:51
ENTERDİ
Genel Moderatör
Üye
*****
Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 16


« : 15 Nisan 2010, 20:38:51 »

                                                                              HUTBELERİN TÜRKÇELEŞTİRİLMESİ


   Konuşma anlamına gelen “Hutbe”, Cuma ve Bayram Namazı gibi topluluk namazlarında okunur. Müslüman topluluklar Arapçayı kutsal kabul ettikleri için, Osmanlı döneminde hutbeler mevlit makamında Arapça olarak okunurdu. Halk, hutbenin konusunu anlamadığından hatibin güzel sesine ya da geçtiği makamlara dikkat ederdi. Musiki meraklıları kendi aralarında “Hatip hutbeye Hüseyni makamıyla girdi, tam sekiz makam geçti ve rast makamıyla bitirdi” diye konuşurdu.

   M. Kemal Atatürk, 1 Mart 1922 tarihinde mecliste yaptığı konuşmada bu konuda şunları söylüyordu.

   “Camilerin mukaddes minberleri, halkın ruhi ahlaki gıdalarına en yüksek ve en verimli kaynaklardır. Minberlerden halkın anlayabileceği dille, ruh ve beyine hitap olunmakla Müslümanların vücudu canlanır, beyni temizlenir, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur. Fakat, buna karşılık, hutbe okuyanların taşıması gereken ilmi özellikler, özel liyakat ve dünya durumunu anlayıp bilmesi önemlidir.”

   Bu konuşmadan bir yıl sonra 7 Şubat 1923 tarihinde de Balıkesir Paşa Camii’nde Cuma hutbesi okudu ve sonunda:

   “Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılmak lazım geldiğini düşünmek yani meşveret için yapılmıştır.” diyerek minberden inmiştir.

        Kendisine yöneltilen Hutbeler ile ilgili soruya şu cevabı vermiştir.

        “Hutbelerin halkın anlamayacağı bir lisanda olması ve onların da bugünkü ihtiyaçlarımıza temas etmemesi, Halife ve Padişah namını taşıyanların arkasından köle gibi gitmeye mecbur etmek içindi. Hutbeden maksat ahalinin tenvir ve irşadıdır. Yüz, iki yüz, hatta bin sene evvelki hutbeleri okumak, insanları cehil ve gaflet içinde bırakmak demektir. Hutbenin içeriğinin siyasi, içtimai ve medeniyeti her gün takip etmesi gereklidir. Aksi takdirde halka yanlış telkinler verilmiş olur. Hutbeler tamamen Türkçe ve içeriği zamana muvafık olmalıdır. Ve olacaktır.”

        23 Şubat 1925 tarihinde Büyük Millet Meclisi’nde birçok milletvekili hutbelerin Türkçeleştirilmesini istediler. 1926 yılı sonunda Diyanet İşleri Başkanlığına bir reform taslağı ve Ahmet Hamdi Akseki tarafından hazırlanan 58 adet örnek hutbe sunuldu. Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi bu hutbeleri bastırdı ve hatiplere dağıttı. Ekli olarak gönderdiği yazıda Hutbe’de geçen Kuran ve Hadis metinlerinin Arapça olarak, nasihat bölümünün ise Türkçe olarak okunması istenmiştir.

                                                                                                          Atatürk Reformları ve İslam (Dr. Abdullah Manaz)
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] |   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Paylaş
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.084 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu