
foto:Songül Aslan Karakul
şehir için yaslandığı tepe
benim nefesimi unuttuğum yerdi kale
bizimle açılırdı kapılar
sarnıçlar bizimle dolardı
zindana bir zerre ışık düşse
altı yönden sarılırdık birbirimize
bulutlar duvak
kuşlar sağdıcımız
libertango papatyalar
düğünümüz olurdu...
tutamazdım kendimi
kuleye tırmanırdım
sen yüreğin ağzında bana bakardın...
dokunuşlarına kapanır dinlerdim
dalardım
düşerdim bazen
öperdin mavi mavi çabucak iyileşirdim...
ah sevgili
hiç düşünmezdik kaleden inmeyi
bir baştan bir başa ayrı gitmeyi...
mah ya ışıklarıyla sönmeyi
yankıları yolsuz geliyor sevgili
bir yolu vardı oysa
ahh olmayan sevgili
huyu çıktı
canı çıkmadı her yöne hareketin
iç seyirmelerin açıldığı geceye sığındım
sehir; gözümden ötesi sen
sen; olmasını istediğim içimdeki şehir
aşk; zindanında ölümsüzü tutan kale...
25/06/2010
dr muharrem yılmaz