SOMBAHAR > EEDEBİYAT > DÜZYAZI > Biyografi > Pir Sultan Abdal
Sayfa: [1] |   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Pir Sultan Abdal  (Okunma Sayısı 400 defa)
06 Aralık 2008, 00:56:08
fabeay
Ziyaretçi
« : 06 Aralık 2008, 00:56:08 »

PİR SULTAN ABDAL

 Pir Sultan 16. yüzyılda Sivas ili, Yıldızeli ilçesi, Çırçır Nahiyesi Banaz Köyünde yaşamış bir halk ozanıdır.Öz adının Haydar olmasına karşın ,şiirlerinde Pir sultan mahlasını kullanmıştır. Halk ozanları geleneğinde sevilen ozanların isimleri diğer ozanlarca da kullanıldığı için Pir Sultan'ın vefatından sonra aynı adı kullanan altı Alevi şair daha gelmiş. Halk edebiyatı araştırmacıları, gerçek Pir Sultan Abdal olarak Banazlıyı kabul eder.
 Pir Sultan Abdal'ın yaşamı üzerine, yazılı kaynaklarda pek bilgi yoktur .Yaşamı üzerine bilgiler, genellikle, kendi şiirlerinden, halk söylentilerinden, kuşaktan kuşağa anlatıla gelen menkıbelerden, bir de yakınlarının ya da başka ozanların onu anlatan şiirlerinden çıkarılır.
 Söylentilere göre, Pir Sultan ,çocukluğunda çobanlık yapar, babasının koyunlarını otlatır.bir gün kırda uyuyakalır.Düşünde ak sakallı bir ihtiyar görür.bir elinde içki diğerinde elma tutmaktadır .Pir sultan önce içkiyi içer,ardından elmaya uzanır.İhtiyarın avucunda parıldaya n yeşil bir ben vardır.Bundan onun Hacı Bektaş Veli olduğunu anlar.Hacı Bektaş ona ününün her yana yayılmasını,sazının üstüne saz ve sözünün üstüne  söz gelmemesini diler.Gözden silinir.Daha sonra   Pir Sultan  tarikata girer.Okuyup yazma öğrenir.
 Pîr Sultan, bağlandığı tarikatça yalnız dinsel önder değil, devlet başkanı olarak da görülen Iran Sahları adına, Anadolu halkını Osmanlılar'a karsı kışkırttığı,ayaklanmaya çağırdığı, bir ayaklanmaya öncülük ettiği için, Sivas Valisi Hızır Paşa’nın emriyle tutuklanmış, asılmıştır.
 Söylentiye göre, asıldığı yer Sivas’ta eskiden Keçibulan adini taşıyan, sonra uzun süre Darağacı diye anılan, simdi ise Kepçeli denilen yerdir. Bugün Sanayi Çarşısı’nın karsısında Mal Pazarı olarak kullanılan bu alanın Gazhane bitişiğinde, sıra söğütlerin bitiminde bulunan, boyu beş metre, eni bir metreden fazla, bakımsız toprak yığını onun mezarıdır. Üstündeki moloz taslar, asılması sırasında Hızır Paşa’nın emriyle halkın attığı taşlardır

 Anadolu’nun fikri ve siyasi yönden en karışık olduğu dönemlerde yaşayan Pir Sultan şiirlerinde duru ve yalın bir dil kullandı. Ana konuları, aşk, tasavvuf ve kavgadır. Tekke ve tasavvufun kalıplarını aşıp geniş bir halk kesimine seslenebildi. Pîr Sultan Halk edebiyatı geleneklerinden hiç ayrılmamış, ölçü, uyak, biçim, dil, söyleyiş özellikleriyle, bir halk ozanı görünümünü hep sürdürmüştür. Pir Sultan Abdal baskıya, yoksulluğa, zulme karşı halkın dili, sözü olmuştur. Tüm yaşamı boyunca insanın insanca  yaşayacağı bir dünya için deyişler söylemiştir.
 
Yaşamının ayrıntılarını tümüyle bilmesek bile, bize bıraktığı şiirsel tatlar, ustalıklı söyleyişler, O'nun gizemci halk şiirinin büyük, unutulmaz ustalarından biri olduğunu kanıtlamaya yeterli görünüyor.

Eserlerinden bazıları :

Dostun Bir Gülü Yaralar Beni
Şu kanlı zalımın ettiği işler
Garip bülbül gibi beni zar eyler
Yağmur gibi yağar taşlar başıma
İllede dostun bir fiskesi yaralar beni beni beni
Can beni beni beni dost beni beni beni
Dar günümde dustum düşmanı beli oldu
Bir derdim var idi şimdi el oldu
Ecel fermanı boymuna takıldı
Gerek vura gerek asa lar beni beni beni
Can beni beni beni dost beni beni beni
Pir sultan abdalım can göye almaz
Haktan emir olmasa ı rahmet yağmaz
Şu ellerin taşı bana hiç degmez
İllede dostun bir tek gülü yaralar beni beni
Can beni beni beni dost beni beni beni.





Bende bu yayladan şaha giderim

Karşıdan görünen ne güzel yayla
Bir dem süremedin giderim böyle
Ala gözlü pirim sen himmet eyle
Ben de bu yayladan şaha giderim
Eğer göverüben bostan olursam
Şu halkın diline destan olursam
Kara toprak senden üstün olursam
Ben de bu yayladan şaha giderim
Bir bölük turnaya sökün dediler
Yürekteki derdi dökün dediler
Yayladan ötesi yakın dediler
Ben de bu yayladan şaha giderim
Dost elinden dolu içmiş deliyim
Üstü kan köpüklü meşe seliyim
Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim
Ben de bu yayladan şaha giderim
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış namazın kıldırırlarsa
Sizde şah diyeni öldürürlerse
Ben de bu yayladan şaha giderim
Pir Sultan Abdal´ım dünya durulmaz
Gitti giden ömür geri dönülmez
Gözlerim de şah yolundan ayrılmaz
Ben de bu yayladan şaha gider




Açılsın Kapılar Şaha Gidelim

Hızır paşa bizi berdar etmeden
Açılsın kapılar Şaha Gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açılsın kapılar şaha gidelim

Gönül çıkmak ister, şahın köşküne
Can boyanmak ister, Ali müşküne
Pirim Ali on ik'imam aşkına
Açılsın kapılar şaha gidelim

Her nereye gitsem, yolum dumandır
Bizi böyle kılan, ahd-ü amandır
Zincir boynum sıktı hayli zamandır
Açılsın kapılar şaha gidelim

Yaz selleri gibi akar çağlarım
Hançer aldım, ciğerciğim dağlarım
Garip kaldım, şu arada ağlarım
Açılsın kapılar şaha gidelim

Ilgın ılgın eser seher yelleri
Yare selam eylen urum erleri
Bize peyik geldi, şah bülbülleri
Açılsın kapılar şaha gidelim

PİR SULTAN'ım eydür mürvetli şah'ım
Yaram baş verdi, sızlar ciğergahım
Arşa direk direk olmuştur ahım
Açılsın kapılar şaha gidelim

 
 
Gelin Canlar Bir Olalım

Gelin canlar bir olalım
Münkire kılıç çalalım
Hüseyn'in kanın alalım
Tevekkeltü teâlallah

Özü öze bağlayalım
Sular gibi çağlayalım
Bir yürüyüş eyleyelim
Tevekkeltü teâlallah

Açalım kızıl sancağı
Geçsin Yezid'lerin çağı
Elimizde aşk bıçağı
Tevekkeltü teâlallah

Mervan soyunu vuralım
Hüseyn'in kanın soralım
Padişahın öldürelim
Tevekkeltü teâlallah

Pir Sultan'ım geldi cûşa
Münkirlerin akli şaşa
Takdir olan gelir başa
Tevekkeltü teâlallah
 
 
Moderatöre Bildir   Logged
06 Aralık 2008, 01:26:45
sombahar
Yönetici
Zirvedeki üye
*****
Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5,258



WWW
« Yanıtla #1 : 06 Aralık 2008, 01:26:45 »

Emeğine yüreğine sağlık fabeay. Güzel çalışmalar.
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] |   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Paylaş
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.203 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu