|
fabeay
Ziyaretçi
|
 |
« : 14 Aralık 2008, 04:44:11 » |
|
SARI KIZ
Şu Kaplıcalar,Sarı Kızın bir bergüzarı bize! İnanmak güzel,inanmak tatlı….. İnanmayanlara Sözümüz yok,ister boz atlı Olsun,ister kır atlı…
Evvel zaman içinde,bir mağaranın birinde,bir kocakarı varmış…Kocakarının bir sarı kızı,sarı kızın da bir sarı ineği varmış;sarı ineğin bir memesinden süt,bir memesinden bal akarmış…Sarı kız dersen,nar tanesi,nur tanesi,bu dünyanın bir tanesiymiş;yüzleri aydan aydın,gözleri kudretten sürmeli imiş,doğan aya:”ya sen doğ,ya ben”dermiş,başka bir şey demezmiş;hele,öyle utangaç,öyle utangaçmış ki,”Sunam”desen ,al al olur,yanağında güller açarmış…güllerini dersen,bal bal olur,dudağından bülbül uçarmış…Ömründe kapıya,bacaya çıkmaz;ile,güne görünmez;sarı ineğin sütünü içip balını emerek büyürmüş… Günlerden bir gün aşağı “in”e,ineğin yanına inmiş;balını emip,sütünü içecekmiş.Derinden derine bir ses duymuş,sese benzemeyen bir ses ! Durmuş dinlemiş: “Sarı,Sarı kız,gelmesine geliyorum:ağlayarak mı geleyim,çağlayarak mı?” Sarı kız kalbine inen,kanına karışan bu büyülü sesten öyle korkmuş,öyle bir korkmuş ki,büsbütün sararıp gazele dönmüş.Soluk soluğa gelmiş,kendini kocakarının kucağına atıvermiş.Ağlamış,ağlamış, ağlamış… Ağladıkça gözlerinden inci,mercan saçılmış…Sonra biraz durur gibi,durulur gibi olmuş.O zaman ana ,kız baş başa vermiş;durmuş ve düşünmüşler: “İn içinden gelen ses,in sesi mi?Cin sesi mi?Yoksa dev anasının sesi mi?Hrehalde tekin değil bu” demişler ama bir türlü dala konduramamışlar…Derken,akşam olmuş;Sarı kız da yerinde duramaz,oturamaz olmuş;görünür görünmez bir el kendisini çekiyormuş…İstemiye istemiye gene ine ,ineğin yanına inmiş;kulağına aynı ses çalmasın mı: “Sarı kız sarı kız desen de geliyorum demesen de;harlıyarak mı geleyim,gürliyerek mi?” Kız,kendini mi kaybetmiş,ne olmuş,nasıl olmuşsa:”harlıyarak gel,harlıyarak!”demesin mi! Vay sen misin diyen!Birden kayalar çatırdamış,sular çağıldamış;harlıyarak,çağlıyarak sarmışlar Sarı kızı. Ne yaptılar onu,neylediler ona?Yalana borcum ne!Biliyor muyum,bilmiyorum…Bir bildiğim,duyduğum varsa,sarı kız saçlarının rengini,yüreğinin ateşini bu sulara vermiş ve sır olmuş;kocakarı ile sarı ineği de bir daha gören olmamış… Ha işte,bizim dilde “Ilıca”,sizin dilde “Kaplıca”dedikleri Çermik suları bu yüzden sarı,bu yüzden sıcakmış.İmdi ,”arılık,duruluk,Sarı kız aşkına bir cum!”deyip de dalıp dulunmazsanız,bu şifalı sular,şifasını vermez!Üstelik,sarı kızın saçları ağrı olur,sızı olur,dolam dolam bir yerinize.amanın deyim,siz siz olun da yüreğinize dolanmasın ha!
En Güzel Türk Masalları -Bir Varmış Bir Yokmuş Yazan:Eflatun Cem Güney
|