ŞEHİRİN IŞIKLARI
Otlar uzanmış boylu boyunca,
Köhne kaldırımın kırık taşlarında,
Güz serinliği sarmış adımlarımı,
Geçiyor pencerelerin sönük ışıklarında,
Bir çocuk sesi yayılıyor ki derinde,
Köpekler uyumuş duvar diplerinde,
Egzoz dumanlı şehirin uğultusunda
Ayak sesleri hızlı akşam yolunda,
Keskin bir ışığın neşesi var pencerede,
Kahkahalar...
Kaşık sesleri...
Geziyor,
Davudi bir şarkının mısralarında.
Yakup YAZICI 04.11.2009
Sevgili yakup, emeğine yüreğine sağlık. yazdığın, ürettiğin ve çalıştığın için...
Daha da çok çalışmak, çok çalışmak gerektiğini hemen her şairin duyumsaması, içselleştirmesi gerekli.. Soruları uygun sorup yanıtlarını uygun biçimde alması gerekli... Bir sözcüğün ne fazla ne de eksik oması gerekliiği gibi. Temel bir kaç "şiir olma durumu" gözardı edilmeden duygunun yanında akılın, imgenin yanında nesnenin somut haliyle durması gerkli. Büyük şairlerin dediği şeyde saklı sanki her şey:
"Neyi yazmış, nasıl yazmış"
"Neyi nasıl yazdığı"
"Ne söylemiş, nasıl söylemiş"
Görüldüğü gibi okuyucunun sorularına yeterli yanıtlar vermek şart!