ata
Genel Moderatör
Zirvedeki üye
    
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 720
|
 |
« : 06 Aralık 2009, 03:58:54 » |
|
UÇUKLARIN GÜNLÜĞÜ | TAM BİLİM ADAMI OLACAKTIM Kİ... Çocuk olmakla gençliğe adımatmak arasındaki yıllardı... Ortaokula yeni başlamışım. Sabah-akşam 5 km yürüyerek köyden ilçeye “ver elini bilim yuvası” diyerek okula gidiyorum. Kış olunca göbek boyu kar… Köyün köpekleriyle tanışığız da, karşı köyün köpekleri hergün zorluk üstüne zorluk çıkarıyor... Türkçe öğretmenimiz kelimeleri babamdan pek de farklı telaffuz etmediği için –hemşerimizdi çünkü– bugün hâlâ “qaf” ile başlayan kelimeleri “kef”le başlıyormuş gibi telaffuz edemiyorum;mesela “qalem” değil de “kalem” diyebilmeyi çok isterdim, nasip değilmiş…Neyse, Türkçe bahsini geçelim… Sanırım benim asıl yeteneğimfen bilimlerindeydi; ne de olsa onlarda telaffuz edecek Türkçe kelime de azdı, çoğu Latince falan…Oyüzden olacak fen dersinde kulağım beş karış açık dinlerdim öğretmenimi. Nitekim –ki Netekim Paşa’nın da en zıpkın dönemleriydi– öğretmenimiz “ısınan hava genişler.” demişti de bütün hayatım değişivermişti. Öğretmen “… genişler.” demişti ancak, bunu bir deneyle biz aciz öğrencilerine gösterememişti.Nitekim okulumuzun imkânları o kadardı, öğretmenime söylenecek laf yoktu… Genişleyen havayı görme isteği gün boyu sürdü bende; inanılmaz bir merak... Hava…Allah Allah…Akşam olunca karardığını biliyoruz da, nasıl olur da genişler? Bunu cevaplamanın bir yolu olmalı… * * * Eve geldiğimde baktım ki patlamış bir ampul… Babam sökmüş, anlaşılan anam da gene kıyamamış atmaya. Ampulü görünce bir ışık çaktı kafamda… Acaba? Acaba deney malzemesi olurmu ampulden? Bu yoklukta deneyeceğiz mecburen, kafamızda ışığı bu çaktığına göre vardır bir hikmet… Önce bir zula bulmak lazım; babam görürse “qafanda qırmadan onu, yallah çöpe” monologu yaşanır, yemek öncesi ağzımızın tadı kaçar. Vay bee… Bilim adamı olmaya doğru koca bir adım atıyorum: Ampulün metal kısmını özenle çıkardım. Tellerin geçtiği boruyu eğeyle açtım, açılan yerden ampulü yarıya kadar su doldurdum. Söğüt odunu yanan sobadan aldığım küller ve ateşi mangala taşıdım ve ampulü ateşin üzerine özenle yerleştirdim. Biraz da korku var ya, kıçın kıçın yaklaştım, pür dikkat havanın genişlemesini bekliyorum. Su kaynamaya başlayınca burnumu da uzatarak dikkatle baktığım, o gözüm gibi umut bağladığım ampul patladı… Yüzümgözüm, perdeler halı, hasılı odanın her tarafı kül ve pislik içinde kaldı. Patlama sesini duyan cevval annem –babam hiddetlenmekle meşgul olduğu için– dışarıdan koşarak geldi ve birkaç tokat patlattı, demediğini bırakmayarak…Anladım ki babam yetkilerinin bir kısmını devretmiş anneme… Gözümün battığını söyleyemedim... Sadece temizlendim, yüzümü yıkadım. Suçlu bir ruh haliyle ders çalışmaya başladım. Sonraki gün uykudan uyanmamla gözümün ağrısı katlandı, söylemek zorunda kaldım. İlçedeki tek pratisyen doktor ne olduğunu anlamadı. Zaten babamın hiddetinden sonra hukuka olan güvenim sarsılmıştı, ampulden sonra bir de doktor bir naneden anlamayınca bilime olan güvenimde hepten gitti. Gene anam buldu dermanı…Gittikçe ağrısı çekilmez olan gözümiçin bir kocakarı buldu. Kocakarının bir ‘dil’ tekniği varmış meğer… Önce toz şekeri gözüme doldurdu, gözümün akını kesip içeri giren o kocakarı dili küçük cam parçasını çıkardı: rahatlamıştım. Kadının bilim dünyasında büyük bir çığır açtığını düşündüm o gün… 12 yaşında idim, gözüme kaçan ampulü çıkarmak için bir kocakarı diline ihtiyaç duymuştum… Bilimin hası bu olsa gerekti. Meğer bilinen bir yöntemmiş, ben bilim adamlığının ilk gününde yenilmişim, ampul girmiş ordan burdan nerden bileyim bunları… * * * 3 yıl önce anamlara gittiğimde, odanın ampulünü değiştirmek icab etti… Aklıma geldi, dilleyici teyzeyi sordum, anam dedi ki, “o seni dilleyen Hafize ana çoktan öldü oğul…Artık kocaman adam oldun, akıllı ol, sakın ampulle falan oynama… Kocakarı da kalmadı zaten memlekette. Bulsak da eşek kadar adamı dillermi hiç?” O günden sonra ampule yatırım yapmadım; bilim milimden de soğutmuştu zira.
AĞAOĞLU Şükrü Kalem Gazetesi 07.12.2009 Elazığ
(Çocukluk arkadaşım Şükrü Güler paylaşımın için teşekürler-Yakup-)
|