Ekin
Genel Moderatör
Zirvedeki üye
    
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1,962
|
 |
« : 26 Eylül 2009, 23:38:58 » |
|
YOKUŞUN DİBİNDE
Yokuşun dibinden bir tavşan kalktı Sırtı alaçakır karnı süt beyaz Garip iki canlı bir dağ tavşanı Yüreği ağzındadır öyle zavallı
Tövbeye getirir insanı Yüreği ağzındadır öyle zavallı Tenhaydı vakitler Kusursuz çırılçıplak bir şafaktı
Baktı otuzüçten biri Karnında açlığın ağır boşluğu Saç sakal bir karış Yakasında bit Baktı kolları vurulu Cehennem yürekli bir yiğit Bir garip tavşana Bir gerilere
Düştü nazlı filintası aklına Yastığı altında küsmüş Düştü Harran ovasından getirdiği tay Perçemi mavi boncuklu Alnında ak tımar Üç topuğu ak Eşkini hovarda, kıvrak Doru seklavi kısrağı Nasıl uçmuşlardı Hozat önünde
Şimdi, böyle çaresiz ve bağlı Böyle arkasında soğuk namlu Vurulmayaydı
Sığınabilirdi yüceltilere... Bu dağlar, dost dağlar, kadrini bilir, Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı, Yanan cıgaranın külünü, Güneşlerde çatal kıvrım uzanan Engereğin dilini, İlk atımda uçuran Usta elleri...
Bu gözler, bir kere bile faka basmadı Çığ bekleyen boğazların kıyametini Karlı, yumuşacık hıyanetini Uçurumların, Önceden bilen gözleri... Çaresiz Vurulacaktı, Buyruk kesindi, Gayrı gözlerini kör sürüngenler
Yüreğini leş kuşları yesindi
Söz:Ahmet Arif Müzik:Ozan Arif Söyleyen:Suavi
|