Giderdin. Doğduğum kentte yaşamayı beceremezdim bıraktığın boşluğun ardında. Cızırtılı, eski bir plaktan dökülürcesine serpilirdi ortaya; insan hayatına bakarken hiç hesaplaşmasa bile sessizleşerek bir yanıt oluyor durup dururken her şey. Ve sanki siyah beyaz bir filmden dışarı bakmaktır, aşk. Ben sadece sensizliğe şaşırırdım; nasıl bir şey diye hayal etmekten korktuğum tek şeydi. Ben sadece seni severdim. [...]

Barış, baktığımız zaman basit bir isimdir. Ama sadece isim değildir. Önemli olan anlamına bakmaktır. Bakmakta yetmez, bazen düşünmek gerekir. Her gözünü kapadığında ne gördüğünde önemlidir. Karanlıktan aydınlığa çıkan yoldur barış… Barış nefestir, ışıktır. Açıp teslim edilmiş saf bir kalp gibidir. Ayrı ayrı dünyaların, farklı bakış açısının birleştiği noktadır. Barış olmasa neler olurdu ki… Tahminen sokaklar, [...]

Eski zamanlar o’dur ki yaşamların, yaşanmışlıkların geride kaldığı tarihi birer çöplük değildir ve asla sayfalarla doğaya karışıp kaybolmazlar. Eski zaman tanıkları da kalıcıdır ve yaşama hizmet eden unsurlardır. Gün gelir nostalji diye küçümsediğimiz anlık müzikler, çağrışım gücümüzü canlandırır, üzerimize sinen çağcıl ve henüz alışamadığımız kokudan sıyrılmamızı sağlar. Sombahar.com forumdaki kartpostallar asıl yazma konumuz. Forumumuzun emektar [...]
May 5 2010 | Kategori
Deneme Yazıları |
devam »

Polonya edebiyatında unutulmaz aşk şiirlerinin usta şairi olarak ün yapmış Maria Pawlikowska Jasnorzewka’nın sanatı Polonyalı eleştirmenlerce İki Savaş Arası Dönem ve Savaş Dönemi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Şair ilk dönem yapıtlarında,doğa motifleriyle sarmalanmış biçimde 20.yüzyılın çağdaş ve özgür kadınını,onun aşkını, aşkta kadının da seksüel duygulara sahip olduğu gerçeğini son derece cesur bir tonla sunar okuyucuya. [...]
Eki 31 2009 | Kategori
Deneme Yazıları |
devam »
Ali DÖNMEZ Bir toplumu anlatmak isterdim, tıpkı bir kadını anlatır gibi. Bütün çelişkileri, kaprisleri, huzursuzlukları, korkuları, şaşkınlıkları, kararsızlıkları, başarıları, başarısızlıkları, aşkları ve hayal kırıklıklarıyla kendi hayatını oluşturmaya çalışan, bazan mesut bazan karamsar olan, bazan coşup bazan sinen bir toplumun hikayesini anlatmak ne kadar heyecan verici olurdu. Bir kadını mı yoksa bir toplumu mu anlatmak [...]
Turgay Yüksel Eli kaleme yakışır şekil ve içerikte tutan dostlar dağarcıklarındakileri beyaz kâğıtlara yazarak boşaltırken gözlemler sonucu yazdıklarını paylaşırlar kadim dost yazlıkçılara Ağustos böceği gibi muzipçe, karınca misali çalışkanlıkla… Sahanlık çıkması, iki kademe altı basamaklı merdivenin çardak gül karşısı karo plak döşemeli mozaik köşesine bırakırlar okunsun diye, okunsun diye yazanlardır çünkü.