Bu Kategorideki Tüm Yazılar:

SÂDIK ÇÛBEK’İN İRAN KISA ÖYKÜCÜLÜGÜNDEKİ YERİ

Çağdaş İran Edebiyatı’nın tanınmış hikâyecilerinden olan Sâdık Çûbek 1916 yılında İran’ın liman kenti olan Buşehr’de dünyaya gelmiştir. Yazarın çocukluk dönemi Meşrutiyet İnkılâbı yıllarına denk gelmektedir. Eserlerinde realizmden natüralizme doğru giden bir çizgi izlemiş, hikâyelerinde halk dilini kullanmıştır. Karanlık bir dünya yaratmak ve bu acımasız dünyayı her yönüyle ortaya koymak Çûbek’in en önemli özelliğidir. Onun dünyasındaki insanlar karanlık ve kokuşmuş bir çevrede yaşarlar. Ümitsizliğin, esrarın, kokuşmuşluğun, cehaletin, cinsel isteklerin pençesindedirler. Ancak Çûbek’in hikâyelerindeki karamsar atmosfere dikkatle eğilip, üzerindeki örtüyü kaldırıp baktığımızda, o karamsarlık içinde kara bir mizah olduğunu görürüz. Birçok hikâyesinde rastlanan kara mizah, yazarın bu hikâyelerini dinamik tutan en önemli unsurdur. O, hayatın kötü yönlerini ortaya koyup bir anlamda toplumun mahremiyetine değinirken, mizahı da kullanarak, ortaya çıkan manzarayı okur tarafından kabul edilebilir bir hale getirmiş ve kullandığı gülmece üslubu her kesimden insanların ilgisini çekmiştir.
Read the rest of this entry »

GÖNÜLSÜZ ÇOBANLIK EDEN KÖPEK, SÜRÜYE KURT GETİRİR !

GÖNÜLSÜZ ÇOBANLIK EDEN KÖPEK, SÜRÜYE KURT GETİRİR !

                                                                                                 Ergün Veren

Lise son sınıfta, 1982 yılı Şubat ayının ilk günleriydi…
Sınıf Öğretmeni H.K sınıfa girdi. Dersine başlamadan önce, okulda sınıflar arası bilgi yarışması düzenleneceğini söyledi. Sonra da 6-B sınıfının 4 kişilik bir takımla bu yarışmaya katılacağını ekledi. Herkes birbirine bakakaldı. Çünkü bu bir ilkti ve hiç kimse kendini böyle bir takımın üyesi olarak göremiyordu. Ya kendilerine güvenmedikleri ya da gerek görmedikleri için…
Sınıfta mırıldanmalar ve ortaya isim atarak kendini kurtarma çabaları eşliğinde Öğretmen H.K. takımı belirledi ve açıklamaya başladı. “S.K., Y.K., H.S. ve … “ derken S.K. sağ elinde tuttuğu mendili ve al al olmuş yanaklarıyla söze girerek “Hocam ben istemiyorum, ders çalışıyorum, sınavlara hazırlanıyorum.” dedi. Arkasından Y.K. atılarak o da aynı bahaneleri ileri sürdü. Sınıf buza kesmişti. Sessizliğin içinde H.K.’ın yüzü asıldı, kaşları çatıldı, karardı, sıktığı dişlerinin arasından gelen gür sesiyle bir anda ortalığı inletti.
Read the rest of this entry »

Makineler ve İnsanlar

Günü birlik yazılan hikayeler

Toprağı ve suyu bol, aydınlığı gaz lambalarından olan mekanlardan; asfalta, koşan ve çarpışan panik zamanlara kadar bir ömür sürüp geldi… Sonra sesizce ağladığı ağaç diplerinden, toprağa dökülen mazot kokusuyla şose yollardan kendi kendine gürültüyle yürüdüğü gençliğine kadar açıldı..
Read the rest of this entry »

Giriş yap



Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button