Archive for the ‘İnceleme’ Category
KISA HİKAYE YAZARI OLARAK ÖMER SEYFETTİN
KÜÇÜK HÎKAYE YAZARI OLARAK ÖMER SEYFETTİN
DOÇ. DR. OLCAY ÖNERTOY
Edebiyatımızda küçük hikâye yazan olarak önemli bir yer alan Ömer Seyfettin’in incelenmesine geçmeden önce, ona gelinceye kadar, edebiyatımızda küçük hikâyenin durumunu kısaca gözden geçirelim.
Bizde küçük hikâye, bilindiği gibi, Tanzimat devrinde, diğer batılı edebî türlerle beraber görülmeye başlar. Bu devirde ilk batılı hikâye yazan olarak Ahmet Mithat’ı tanıyoruz. Ancak Ahmet Mithat, küçük hikâyeden çok, bazıları hacim bakımından romana yaklaşan büyük hikâyeler yazmıştır. Henüz vaka yaratmakta da tecrübesiz olan yazar, çoğunlukla, Fransız hikâye ve fıkralannı ya da işittiği birtakım gerçek olaylan istediği gibi değiştirip hikâyelerine vaka yapmıştır.
Read the rest of this entry »
CUMHURİYETTEN GÜNÜMÜZE TÜRK ÇOCUK ŞİİRİ 2
DİL, İMGE, ŞİİR …
Düz yazıda tümcelerin anlamları vardır. Bir düz yazıda kullanılan tümceler, yazının iç mimarisini oluşturur. Tümceler, sözcüklerin anlamını, kendi bütünsel anlamlan içinde birleşerek, oluş-turduklan anlamlar içinde (sözgelimi, herhangi bir bölümcede ulaşılan herhangi bir anlam gibi. ) soğurarak yok ederler. Okur, yazınsal nitelikte olsa bile, bir düz yazıyı okurken, tek tek sözcüklerin anlamlan üzerinde durmaz. Çünkü, sözcüklerden geçerek, tümceyi bütünsel olarak kavrar. Ancak, şiir için aurum böyle değildir. Şiir çok anlamlıdır. Yoruma açıktır. Belli ölçütler olsa da, özneldir. Şiirde, sözcükler hem birbirleriyle ilintilidir; hem de kendi başlanna bağımsız, özgür yapılıdır. İşte, çok anlamlılık olarak vurgulanmak istenen, sözcüklerin, şiir içinde erimeksizin anlamlanm ko-rumalan, bununla beraber şiir içinde de farklı bir anlam kurabilmeleridir.
Birer gerçeklik olarak, sözcükler ikili bir yapı sergilerler. İlki, sözün çağnştırdığı nesne ya da durumsa, ikincisi de, sözle bunlar üzerine getirilen betimsel yorumdur. Gerçek yaşamda, hiçbir zaman yan yana gelemeyecek iki sözcük, şiirde yan yana gelebilir; üstelik bir anlam içerir. Çünkü, nesnel gerçekliğin yaşanabilir olmasına karşılık, sözel gerçeklik yazılabilir, anlatılabilir olandır.
Türk Çocuk Şiiri Tarihi 1
serhan sözdinler
CUMHURİYETTEN GÜNÜMÜZE TÜRK ÇOCUK ŞİİRİ
GENEL OLARAK ŞİİRE BİR BAKIŞ
Şiirin ne olduğunu anlayabilmek, yine şiirle olanaklı bir olgudur. Şiir, kendi varoluşuyla kendini gerçekleştiren, düz yazıyla anlatılamayan, duyumsanabilen, sezilebilen yapısıyla, varlığını ortaya koyar. Bu, şiire özel bir durumdur. Şiirden şiire değişebilir nitelikte olduğu için, ortak bir payda altında toplanamayan, genelleştirilemeyen yapısıyla öne çıkar. Çünkü, her şiirin kendi özünden, biçiminden gelen güzellikleri vardır. Bu nedenle, şiir konusunda yapılan/yapılacak olan değerlendirmeler, belli bir yaklaşım olmaktan öteye geçemez.
Read the rest of this entry »
mavi gözlü devin minnacık kadını, minnacık kadının hanımelleri…
Giriş:
Nâzım’ın, üstünde en çok konuşulan şiirlerinden birisidir Mavi Gözlü Dev Minnacık Kadın ve Hanımelleri. Şimdi şiiri anımsayalım:
MAVİ GÖZLÜ DEV MİNNACIK KADIN VE HANIMELLERİ
O mavi gözlü bir devdi. Minnacık bir kadın sevdi. Kadının hayali minnacık bir evdi
Bahçesinde ebrııliii Hanımeli
Açan bir ev.
Bir dev gibi seviyordu dev. Ve elleri öyle büyük isler için
Hazırlanmıştı ki devin. Yapamazdı yapısını,
Çalamazdı kapısını Bahçesinde ebruliiii Hanımeli
Açan evin.
O mavi gözlü bir devdi Minnacık bir kadın sevdi. Mini minnacıktı kadın. Rahata acıktı kadın
Yoruldu devin büyük yolunda. Ve elveda! Deyip mavi gözlü deve. Girdi zengin bir cücenin kolunda
Bahçesinde ebruliiii Hanımeli
Açan eve.
Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev, Dev gibi sevgilere mezar bile olamaz: Bahçesinde ebruliiiii
Hanımeli
Açan ev…’
Nâzım Hikmet’in yaşamı, en iyi. ürünlerinden izlenebilir. Çünkü Nazım, yaşamındaki neredeyse tüm olayları ürünlerine, öncelikle şiirine yansıtmıştır. Kişisel ya da siyasal, etkilendiği, yaşadığı olaylar, insanlar, onun şiirlerinde yerini bulmuştur. Bu bakımdan Nâzım’ın şiirlerinde, neyi, kime. neden söylediği önem kazanmaktadır. Sözü edilen şiire de bu bakış açısıyla yaklaşılmalıdır.
Yazının başlığından da anlaşılacağı gibi. en az Nâzım kadar ünlü olan bu şiirin, “nesnesi kimdir?” sorusunun yanıtı araştırılacaktır.
Turgay Fişekçi, aralık 1997 baskılı, Nâzım Hikmet adlı kitabında, kaynak göstermeksizin. Mavi Gözlü Dev Minnacık Kadın ve Hanımelleri’ adlı şiirin. Piraye Altınoğlu’na” yazıldığını ileri sürmektedir.’
Memed Fuat*”, aynı şiir için, iddiasını (önceki yapıtlarında olduğu gibi) son yapıtı, 1998 basımlı. Gölgede Kalan Yıllar adlı kitabında yeniden gündeme getirmiştir.4
Nâzım Hikmet’in arkadaşı Kemal Sülker de aynı iddiayı. Memed Fuat’ın daha önce yazdıklarını kaynak göstererek ileri sürmektedir.