
Soldan : (Oturanlar, İbrahim Sağır-Fikret Akın)(Ayaktakiler; Mehmet Ali Akçardak-İsmail Gül-Aydın Çetinkaya-Ergün Veren) “4 ncü Geleneksel 6-B’liler (Eskişehir Ticaret Lisesi 1982 yılı 6-B mezunları) Buluşması” için Eskişehir’e gittiğimde bir hafta kadar da baba ocağında kaldım. Bu süre içerisinde eski dostları, Ankara’dan selam götürdüğüm büyükleri görme fırsatım oldu. Hem Ankara’da yaşayan kalem dostlarının ve İLESAM (İlim ve [...]
Bir yakınımla akşam sohbeti yapıyorduk balkonunda, serin ve hafif rüzgârda. Bu ara yakınımın komşusu geldi. Buyur edildi, tanıştırılma ve karşılıklı hatır sormalardan sonra o da sohbete katıldı. Oradan buradan derken bir ara yakınım bana döndü ve komşusunu göstererek “bu varya!” dedi. “Bu, düştüğü yerden iki avuç toprak almadan kalkmayanlardandır!” Tebessüm ettim. Sözü “komşu” aldı.

(*) “Eskişehir hamamları kudrettendir.” der yaşlılar… Hamamlarının külhanlı değil, termal olduğunu anlatır bu söz. Hamam, Eskişehir’de olduğu kadar başka hiçbir yerde bu kadar özdeşleşmemiştir insanla. Günlük hayatın vazgeçilmezi, kültürün parçası hatta hayatın ritmi olmamıştır. Bu şehirde yaşayanların sıcak su tutkusu, “Eskişehir’in kızı anam der ağlar, hamam der ağlar” deyişiyle yer etmiştir dillere, gönüllere… 1970’li [...]
Almanya’da yaşayan Türklerden genç neslin son yıllarda ağızlarından düşmeyen bir cümle var; “Almanya’da yabancıyız, Türkiye’de Almancıyız!” İki toplumda da dışlandıklarını vurgularlar bu söylemle. Yan komşumuzda yaklaşık yarım asırdır Almanya’da yaşayan ailelerden biri. Yaz aylarında gelir giderler kısa süreliğine Türkiye’ye. Ailenin üçüncü kuşağı sürdürüyor Almancılığı… Genç kızları var, 25 yaşlarında. Almanya’da eğitimini tamamlamış orada çalışıyor. Tatil [...]
1979 yılında … Lisesi 1’nci sınıfına başladıklarında okulun alt salonda koridorun girişindeki sınıfa yerleştirilmişler ve kendilerine “4-C sınıfısınız” demişlerdi. Siyasetin çok hızlı olduğu o günlerde okulda büyük sınıflar boykot eylemi kararı almışlardı. Belli saatte sınıflar boşaltılıp koridorlara çıkılarak eylem yapılacaktı.
Kanunlar uyulmak içindir. Uyulmayınca, cezalandırılmayı gerektirir. Cezalar da farklıdır. Kanunun kapsamına ve konunun önemine göre değişir. Ancak, bazı kanunlar vardır ki; bunlara uymak için aşırı elastiki olmak gerekir. Bu elastikiyet korunamaz ise kişiyi seçime zorlar. Bu seçimdir ki, kişiyi bir anda tüketebilir, hayatla olan bağlarını inceltebilir.