Bu Kategorideki Tüm Yazılar:
ANKARA’DA BAYRAM SABAHI
ANKARA’DA BAYRAM SABAHI
Ergün VEREN
Yoksa anadan kardeş bacı
Hala tazeyse babadan kalma acı
Ak ak olmuşsa ananın saçı
Bayram gelmiş neyime…
Gurbette bilmem kaçıncıysa bayram
Eller olmuşsa can
Canlar uzaklardaysa viran
Bayram gelmiş neyime…
Kalmamışsa ağızda tat tuz
Bir başınaysan babasız
Yürekler kesmişse buz
Bayram gelmiş neyime…
Örselenmişse gönüller
Ekmeğe katıksa hüzünler
Ayyuka çıkmışsa garezler
Bayram gelmiş neyime…
Hıçkırık boğazdaysa düğüm düğüm
Unutmuşsa beni kentim köyüm
Haktan nasibimizse boş güğüm
Bayram gelmiş neyime…
Telefonlar çalmıyorsa, kapılar açılmıyorsa
Ağızda şeker tadı kalmıyorsa
Canlar derin sohbetlere dalmıyorsa
Bayram gelmiş neyime…
Saat tiktakları tek dostsa
Öpülecek bir el yoksa
Okşanacak başlar bir bir sıralanmıyorsa
Bayram gelmiş neyime…
Yaşanamıyorsa sevdalar hoyratça
Akamıyorsa gönül pınarı berrakça
Uzaklarda adım anılıyorsa kaypakça
Bayram gelmiş neyime…
ÖLÜM
ÖLÜM…
Ölüm bir son değil ki belki bir başlangıç,
Ölüm ayrılık değil ki hala yanındayım,
Ölmek çekmek gitmek değil ki,
Ben karşı kaldırımdayım,
Aşkım sevgim öyle güçlü ki,
Ölüm bir son sayılmaz,
Ölüm ölüm değil beni senden alsın
Ölüm rakip değil ki seni benden alsın
Ben yine seninle,
Senin kalacağım,
Hep sana yakın,
Tebessümle bakacağım…
Alparslan Kazancık
Turgay Yüksel Şiirleri-4
DURURKEN
Yalan’a sahip çıkarsan
Doğru dururken
Hıyanet’e sahip çıkarsan
Sadakat dururken
Ahlaksız’ a sahip çıkarsan
İffet dururken
Zanaat’ sıza sahip çıkarsan
Ahi dururken
Ben diyene sahip çıkarsan
Biz dururken
Adam’a sahip çıkarsan
Kelamı dururken
Dünyevi’ye sahip çıkarsan
Uhrevi dururken
SEN; hala
Ölümsüzlüğe’ mi sahip çıkacan
Azrail başucunda dururken
Turgay YÜKSEL
ESKİŞEHİR’Lİ VE HAMAM
(Bu yazı ESKİyeni (Eskişehir Şehir Kültürü) Dergisi, Ağustos 2010, Sayı 18, S;7-10′da yayımlanmıştır.)
ESKİŞEHİR’Lİ VE HAMAM
Ergün VEREN
“Eskişehir hamamları kudrettendir.” der yaşlılar… Hamamlarının külhanlı değil, termal olduğunu anlatır bu söz. Hamam, Eskişehir’de olduğu kadar başka hiçbir yerde bu kadar özdeşleşmemiştir insanla. Günlük hayatın vazgeçilmezi, kültürün parçası hatta hayatın ritmi olmamıştır. Bu şehirde yaşayanların sıcak su tutkusu, “Eskişehir’in kızı anam der ağlar, hamam der ağlar” deyişiyle yer etmiştir dillere, gönüllere…
1970’li yılların sonlarına doğru Eskişehir’de toplu konut yaşamının artmaya başlaması yıkanma ihtiyacını karşılama bu konutlarda daha modern hale dönüşmüş, hamamlar da o tarihe kadar olan işlevi ve önemini bir anda kaybetmeyle karşı karşıya kalmıştır. Ancak belli bir süre sonra evlerdeki banyoların hamam tadını vermediğinin anlaşılmasıyla tekrar kendine çekmiştir Eskişehir’liyi… Read the rest of this entry »
YAZI YAZLARKEN
YAZI YAZLARKEN
Turgay Yüksel
Eli kaleme yakışır şekil ve içerikte tutan dostlar dağarcıklarındakileri beyaz kâğıtlara yazarak boşaltırken gözlemler sonucu yazdıklarını paylaşırlar kadim dost yazlıkçılara Ağustos böceği gibi muzipçe, karınca misali çalışkanlıkla…
Sahanlık çıkması, iki kademe altı basamaklı merdivenin çardak gül karşısı karo plak döşemeli mozaik köşesine bırakırlar okunsun diye, okunsun diye yazanlardır çünkü. Read the rest of this entry »
Turgay Yüksel Şiirleri-3
TUTKU
Sabah alaca doğumu bulutlarda günün gelişi
Koşarcasına yürüyorsun ter içinde hava serin
Kulaklar dalganın kıyıyı incitmeden okşayışında
Gözler ilk ışıklarının serenatında çarşaf gibi denizin
Elini tutmak istercesine uzatırsın martılara
Ayaktasın düşünceler sürükler seni anılara
Balıkçılar ayıltır motor seslerinde oturmak istersin
Bakışların yorgunluğunda ufka akşamdan kalmış masada ahlar
Tadı kalmış mağrurluğu ağızda kavun peynir rakının
Yakamozlar yine denizin isterik oynaklığında
Nem güneşle birlikte yapışmış vücuda temasta
Yeni kesilmiş çayır kokusu sulanmış toprakla birlikte
Bir nefes kadar çektiğince doluyor ciğerlerine
Turgay Yüksel