Sombahar

Archive for the ‘Şiir’ Category

akşama çok var

Sombahar Forum üyelerinin yazdıkları şiirler ilgiyle izleniyor. Bir çeşit yazı tahtasına dönüşen forumda giderek ustalaşan şairlerin ayak seslerini de duyuyoruz. Bu şairlerimizden biri de Yakup Yazıcı… “Akşama Çok Var” adlı şiiri ben şiirim diye bağırıyor!
Read the rest of this entry »

kemancım

gece yarısını onbeş geçe
gözde yağmurlar dökülüyor üzerine
ama tilki düğün yapmıyor(!)
senin hiç kötü sözün yok mu kemancım
hiç kötü halin yok mu senin
hadi birşey söyle

”buz değilizki eriyelim
tuz değilizki çözülelim
ateş değilizki sönelim
bez değilizki çürüyelim
varsın yağsın mavisi
bu yolu yürümemiz gerek” derdin

çok sarı yağmurlar gördük sızlatan
çok siyah yağmurlar gördük ağlatan
şimdi kırmızı sağnaklar dökülüyor toprağına
gökkuşağı bir taç gibi sarmış başucunu
sen tek başına yürüyorsun kemancım

benimki asit yağmuru
her asidin zararı sahibineymiş
eriyorum
çözülüyorum
çürüyorum
buna bir sözün yok mu
hadi çal söyle
güle güle diyemiyorum kemancım…

12/07/2009
dr muharrem yılmaz

BABAM

Sarı siyah, kızıl ve ak saçlım,
Yeşil ve buğulu gözlü, yorgun bakışlım,
Gür seslim…
Babam… Bir yıl oldu,
Sana oğul tadında “Babam” diyemeyeli.
Yorgunum,
Bezginim,
Yüreğim kor ateş,
Gözlerim hep buğulu,
İçimde volkanlar patlıyor,
Nefesim daralıyor,
Sesim titriyor,
Genzim yanıyor…Ama nafile…
Anama; ata,
Karıma; baba,
Çocuklarıma; büyükbaba
Bıraktın beni de,
Gittin…
Gittin de,
bana ben
“Baba” olamıyorum be babam… 

Ağlamak,
Sessiz sessiz haykırmak için;
Geceler,
Tuvaletler, ya da
Yalnız odalar yetmiyor, babam…

 

 

Sünnet ettirdiğin,
Gelinine tanıştığım,
Nikâhlandığım,
İlk torununun doğduğu, O Mayıs’ı sevmiyorum artık
Babam..O 10 mayıs 2001 var ya,
İşte o benim “miladım” oldu
“kara miladım” oldu,
Babam…

Çalan telefonları,
Perşembeleri,
Saat onbuçukları…
Sevmiyorum babam… 

Her yerde,
Her şeyde,
Sen varsın.
Ama yoksun… 

Yetim Ergün…
Dul Hatice…
Rahmetli İlhan…
Oldu mu be babam,
Oldu mu?

 Ergün VEREN
Ankara Beştepe
20.04.2002

 

Zemheride Tayin

giderim belde belde
ben gidemem kendimde
ayrılık gömleğini
giyemem bu bedende
Read the rest of this entry »

ÖZGÜRLER AYRIK OLUR

ÖZGÜRLER AYRIK OLUR

hoş geldin gecemin iki yarısına
canımın yirmi dört saati
gözümün karası
hoş geldin…
üstün başın toz içinde
7 şiddetli depremden çıkmış gibi
korkak ve titrek
kaç mumluk ışık getirdin canımın canı

karıştı karışacak ellerimi
dondu donacak gözlerimi
cığrından çıkmış hayallerimi
dokunsan yakacak tenimi bir yana bırak
çayını kendin al
ne olur söyle

seslinin sessize kur yapması mı
yoksa artçı mı kapıda bekleyen
boğulmayı öğrenen mi kendi dilinde
iki yıl ikiye bölerek geçti mi aradan
hasretin kadar kanadım
kaç ünite can getirdin canımın dolaşanı

omuz kırıklığına bir şeyin var mı
çare neydiye bir sözün var mı
özgür olmaya yaşın bir hükmü var mı
hadi anlat çekip gitmeyi
anlat ki ben de çekeyim gitmeyi

yarelendik be kış güneşi
yarelendik
nafile açmalarında buzdağının içindeydik
bilendik zamanın her dönüşünde
özgürüz işte
özgür
hem de çooook düzgünüz(!)
özgürler ayrık olur
beyazın olduğu gibi
ne eskiyecek
ne de kırılacak bir sevdalıyım
kendini götür hayalin yeter

07/09/2009
dr muharrem yılmaz

kırmızı gül

Dr. Muharrem Yılmaz’ın şiirinde; Halk şiiri ile günümüz şiirinin bir uyumlu etkileşimi var. Sıcak ve ne söylediğini bilme sorununu aşmış şiirler yazıyor. Dr. Muharrem Yılmaz’ın şiirlerini yazımızın ekinde bulacaksınız. Sitemizde bundan sonra “Yeni Şiirler” katagorisi atında şairlerimizin yeni yazmış oldukları şiirlere yer verceğiz.
Read the rest of this entry »

Sombahar

Sitemiz tümüyle ücretsiz hale getirilmiş ve reklamlar en alt düzeye indirilmiştir. Bu reklamların tümüyle kaldırılması için, yapmanız gereken tek şey, sitemizi tanıtmak ve yazınsal katkıda bulunmaktadır.

Sombahar.com bir edebiyat ve sanat platformudur!

Tanınmış ya da tanınmamış tüm isimlerin yazma hakları eşittir!

Son Yorumlar