Bu Kategorideki Tüm Yazılar:
Güneş
Ellerimde tutuyorum güneşi,
Yakıyor,
Sarıyor bedenimi, bir ışık,
Sürüklüyorum,
Göz değmemiş bir su kıyısına,
Asıyorum,
Serin akıyor suları,
Dokunuyorum,
Bulanıyor parmaklarıma,
Tenin,
Sıkıyorum avuçlarımda,
Ellerin.
Parlıyor sular,
Renk almamış,
Boyanmamış otlar,
Götürüyor ruhumu….
Yakup YAZICI
18.05.2009
Özlem Şiirleri
Çocuksun Çocukluğum
sabah erkenden kalkılacak
bakılacak ankara
kuşların sesi özlenecek
çocukluğa kaçılacak
kelebekler kovalanıp…
kuzular otlatılacak…
Şahbender Korkmaz
Read the rest of this entry »
Bir "Bu Filme Gidin!" yazısı: Sonbahar!

İnsana ve doğaya dair “gerçek” destansı şiirsel de diyebileceğimiz tavırdan sona izlenmeye değer bir “Son bahar” ürünü çıkmış ortaya. Yakın zamanda gösterime girmiş kimi filimlerin tersine, karakterler hayalet değil. Kişiler bu topraklardan, düşler ve kabuslar bu topraktan. Önemli bir görselliği barındıran doğal cennet görüntüler bu topraktan.
Read the rest of this entry »
KANDAKİ HAFIZA
RUBEN DARIO
Orta Amerikalı şair, Felix Ruben Garcia Sarmiento (1867–1886), entelektüel zihin yapısıyla, geçip giden hayatı, bütün genişliğiyle şiirlerinde yansıtmayı amaçlamıştır. Başlangıç şiirleri şekilci, uyaklı, ağır bir dille ve oldukça süslü bir biçemle yazılmış olsa da ilerleyen dönemde, şiirler, daha yalın, söyleyişi daha rahat, kaygısız ve iç dengeyi kurmuş bir biçime bürünmüştür. Şairdeki bu değişim/dönüşüm süreci, onun yapıtlarını daha rahat okumayı, daha iyi algılamayı ve yeniden yeniden kuma arzusunu uyandırmaktadır.
Read the rest of this entry »
PAVESE ÜZERİNE NOTLAR
“İtalyan düzyazısı kendisine yabancılaşmış bir konuşmaydı,
İtalyan şiiri ise acı çeken bir sessizlik.”
Pavese
Cesar Pavese, Çalışmak Yorar adlı yapıtıyla ilk çıkışında İtalyan şiirinin temel yönelimi *hermetizmle oluşturduğu karşıtlıkla dikkatleri üzerine çekmiştir.
Pavese’nin anlatı şiiri, geniş anlatı ritimleriyle esneyen, konuşma dilinden yararlanan, gürültülü, canlı, hareketli bir dünyaya yer veren; belli bir siyasal polemik öğesi içeren ve hiç kuşkusuz çoğu çağdaşı şiirin incelikli **solipsizminden ayrılan bir anlayış getirmiştir.
Pavese’nin anlatılarında öğrenmek demek, alınan yaralar karşısında nasıl davranmak gerektiğini öğrenmektir. Bunu öğrenemeyen, kabullenmek zorundadır. Kitapların ve insanî olgunun bize gösterdiği, Pavese’nin kendini yapılandırmasıyla ilgili yaşadığı kuşatmayı, kendi savaşının koşullarını, olumsuzlar üzerinde kazanılacak bir utkuyu göstermektedir. Ancak, asıl yapılanışı yaşam içinde, yaşanan olup çekinik durmayarak yaşayan olup baskın olmayı başarmak gerektiğini içsel bilinç düzeyinde sergilemektir. Bu bağlamda Pavese’nin önemli edinimlerinden biri, bilinçliliktir. Çünkü kendi yaşamsal dramı anlamında bile “biçemi”, onu, acıya karşı koruyucu bir kalkan olamamıştır.
Read the rest of this entry »
Sabahattin Ali
Sabahattin Ali’nin içinde yaşadığı döneme genel bakış
“Şüphesiz, kitleye bir şeyler vermek isteyen ve onda daha iyi bir hayata varmak arzuları uyandıran sanat, bu temel görevini ilkel bir biçimde değil, gelişkin bir biçimde yerine getirecektir. Bunun için öncelikle çağdaş görüş, buluş ve tekniklerden yararlanacaktır. Çünkü, gerçekten halkçı olan sanat halk kitlelerinin meselelerini en tesirli, en kuvvetli ifade şekilleri ile verebilen sanattır. Bu da ancak bugünün zevklerine uygun ve geniş ifade imkanları veren sanat formları ile mümkün olur.” Sabahattin Ali
Sabahattin Ali’nin, Kağnı/Ses adlı öykü kitabında (Bütün Eserleri 2. Bilgi Yayınları; Hikâye Dizisi: 29, Dördüncü basım, Ekim 1972; Bilgi Yayın Evi, 228 sayfa) yer alan ‘Arabalar Beş Kuruşa’ adlı öykü, 1935 yılında yazılmış, dönemi içinde ilk kez toplumsal sınıflaşmaya değinen bir öykü olarak değerlendirilebilecek bir yapıttır.
Read the rest of this entry »