SOMBAHAR KÜLTÜR SANAT PLATFORMU
Kategori arşivi Şiir

GELENEKÇİ SESLER – 1

güngör gençay

Özellikle şairler, şiir yolculuğuna çıktıklarında, kendilerine bir usta bellerler. Bellenen ustanın, yaşamını yitirmiş ya da sağ olması, benimsemede belirleyici olmaz. Ne var ki kimi şairler ustalarından kopamazlar. Yazdıkları tüm şiirlerde onların renkleri ve izleri görülür. Bu olgu, kendi sesini buluncaya kadar hoşgörüyle karşılanır ama sürgit ustanın sesini ve özünü tekrarlamada ısrarcı olmak, şairin kendi sesini [...]

BİR SINAVSA EĞER

Girdiğim çıktığım yerler tanığımdır Kapımı çalanlar gece yarılarında Okunan kararlar yüzüme karşı Korkmuyorum duygusal bitişlerden Tükenen kurşun kalemler tanığımdır Ölümle burun buruna bir gençlik boyu Sıtmasında vereminde Anadolu’nun Dönülmez bekleme kamplarında Suçsa suç, sorguysa sorgu, hapisse hapis Yaşamak gezin gözün arpacığın ucunda Elimde hep böyle tükenen bardak Yaşamak bir yürek işçiliği günümüzde Ölümün anlamı değişti [...]

Doğunun Ölümleri

ölüm bir aşirettir doğuda ayışığı gülden hoyrat gölleri güzelden talandır ve asi , durak bilmez ağıtlarıyla uçsuz bucaksız turnalarını kat kat gırbete durmuş evvelbaharla sevdası göçer olandır ve bu nasıl bir serencamdır satılır umudu beye hasreti bir meta gibi ve alınandır ve tuzdan, bozkırdan ninilerini bir çığlık gibi mengeneden mengeneye sokup çürüten rüzgardır türküsü ki [...]

GÜL VE TELVE

gul ve telve

Seyhan Erözçelik’in ‘Gül ve Telve’ Everest Yayınları arasında okura sunuldu. Şair, ‘kahve falı’ ve ’24 Gül Yaprağı’ adlı bölümlerden oluşan yapıtında kahve fali öçerçevesinde yaşamımızın değişik zamanlarına/duygulanmalarımıza değin aktarımlarda bulunuyor. Kahve ve telve Kahvenin kültürümüzde ayrı bir yeri vardır. ‘Bir kahvenin kırk yıl hatırı’ olan bir toplumda yaşıyoruz. Elbette kahve, telve ve kahve falı sözkonusu [...]

BİR KALBE USULCA SOKULMAK

Rüzgârın yalansız borusunu üfle bana, bak siyah can çekişiyor Şu zehir içmiş yangın sönsün, vefa evine geri mi çekildi söyle İnsan ve dünya arasına zulüm mü girdi, anlaşılmadı çölün derdi Çamura batmış aşkınız, boynundaki ışık neden çürüyor, söyle. Bükme kalbini, bak kuğular sana el sallıyor, gülümsüyor mazlum Umuda neşter atmışlar, tevazu yırtılmış, hayat bir ıslık [...]

SARI BAHAR

“Ablam gidecek mi?” diye sordu çocuk, bir el Ağacı -çiçeklenmiş- gösterdi, zoraki gülümser “Şu akasya yapraklarını dökerse…” dedi biri Ondan sonra, birbirinin üstüne devrildi günler Artık, çocuk gözleri ağacın saçlarına takılı Tatlı esen yeller de camda kaşlarını çatıyordu Nemli yüz yastığının altındaki aynasında sapsarı Bahar el sallıyor, güz adım adım yaklaşıyordu Yarı içine ağlayarak seğirtti [...]

Improve the web with Nofollow Reciprocity.
Giriş | Designed by ada2012
Edebiyat Edebiyat