Turgay Yüksel Şiirleri-1

AYRILIRKEN

Sen sevilmiyecek kadar asla çirkin degilsin ,
Ama sen lafla dövülmiyecek kadar da güzel degilsin.
Dışımdaki derbeder davranışım ,
İçime bir türlü sıgdıramadıgım hışım.

Beni benle kıyasla başkalarıyla degil,
Seni yaradan allah haşaa ben degil.
Allahtan başka secde de kendin için egil,
Sen ecdadın gibi iyi niyette ehilsin ogul ehil.

İki dörtlük şimdilik yetermi yeter,
Benim vicdanım dörlükten betermi beter.
Ne ettiyse insan çeker dilinden ,
Bu kadarı da gelsin artık elinden.

Bilmeden ömrün sonunu birlikteyiz yazın kışın,
Ben buyum be hem baban hemi de arkadaşın.

Turgay Yüksel

ortadalar, hayattalar, çalışıyorlar

ORTADALAR, HAYATTALAR, ÇALIŞIYORLAR

                                                                                                        Ergün Veren

1979 yılında … Lisesi 1’nci sınıfına başladıklarında okulun alt salonda koridorun girişindeki sınıfa yerleştirilmişler ve kendilerine “4-C sınıfısınız” demişlerdi.

Siyasetin çok hızlı olduğu o günlerde okulda büyük sınıflar boykot eylemi kararı almışlardı. Belli saatte sınıflar boşaltılıp koridorlara çıkılarak eylem yapılacaktı. Yazının Devamı »

ege kıyılarında yaz

EGE KIYILARINDA YAZ

Uzak kıyılar sisli ve belirsiz; gelecek gibi…
Uzak kıyıların ışıkları cansız; umutlar gibi…
Ve uzak kıyıların deniz fenerleri bir yanıyor, bir sönüyor; sen
gibi…
Yalnız bir martı uçuyor her gün aynı saatte; isteksiz ve nasipsiz
Yakamozlar soluk,
Mavi dalgalar ya öylesine oynaşıyor kıyılarda, ya da öç
alırcasına patlıyor kayalıklarda…
Meltemler yorgun,
İnsanlar yarı çıplak, atıyorlar kendilerini kızgın kumlardan
serin sulara (!)
Atladıkları serin sular değil; özgürlük, belirsizlik ve arınma…
Ak parmaklar dokunmuyor suya ve ak ten ürpermiyor
maviliğin serinliğinde…
Kıyıda olta atanlar umut çekiyor, açıktaki balıkçılarsa bugünü
Bir dalgalık yazılar yazılıyor kumsala; kumdan kaleler bile
daha sağlam…
Grup vaktinde hep ödünç flaşlar patlıyor, riya ve rüya için…
Çoban yıldızı parlak ama yalnız, yürekten yüreğe yol
olurcasına…
Tekneler motor gürültüsünde geçip gidiyor, forsaları
hatırlamadan…
Bir kadeh rakı ve darbuka oynaşında göremiyor nice
bekaretler sabahı…
Ege kıyılarında hayat; gündüzleri sıcak, geceleri tuzak…

Ergün Veren

KLASİK SORUNLU ÜÇGEN “Ana Oğul ve Gelin”

KLASİK SORUNLU ÜÇGEN
“Ana Oğul ve Gelin”
                                                                                                        Ergün Veren

   Kanunlar uyulmak içindir. Uyulmayınca, cezalandırılmayı gerektirir.  Cezalar da farklıdır. Kanunun kapsamına ve konunun önemine göre değişir.  Ancak, bazı kanunlar vardır ki; bunlara uymak için aşırı elastiki olmak gerekir. Bu elastikiyet korunamaz ise kişiyi seçime zorlar. Bu seçimdir ki, kişiyi bir anda tüketebilir, hayatla olan bağlarını inceltebilir.
Yazının Devamı »

KADIN, ERKEK, AŞK VE YALNIZLIK

KADIN, ERKEK, AŞK VE YALNIZLIK
                                                                                 Ergün Veren

Uğurlanmadan,
Ilık bir sesin elvedasını duymadan yolculuk yapmaktır,
Ve karşılanmayacağını bilmektir, yalnızlık…

Kadın cindir,
Baktığında şişededir,
Şişeden baktığında herkes içindedir.

Erkek,
Avcı sanır kendini ama avdır…

Erkeğe göre kadının değeri elde edinceye kadardır.
Kadında ise, elde edildikten sonra kıymetlenir erkek.

Aşk,
Kadın için sığınılacak güvenli bir liman,
Erkek için ise, kadındır…

Herkes kazanmıştır.

Zaman akıp gidince,
Anlaşılır ki,
Sonu baştan belli yalnızlıktır…                       

 

DÜŞÜNÜYOR VE YAZIYOR

DÜŞÜNÜYOR VE YAZIYOR
                                                                             Ergün Veren 

   Hep yalnız kaldığında ve yakınında bir yazı makinesi olduğunda ve de, özellikle gecenin ilerleyen saatlerinde, yazmak isterdi. Öfkelerini, nefretlerini, sevgilerini ve daha nice karmaşıklıklarını… Sonra otururdu klavyenin başına. Yazının Devamı »

Giriş yap



Tweeter button Facebook button Technorati button Reddit button Myspace button Linkedin button Webonews button Delicious button Digg button Flickr button Stumbleupon button Newsvine button