Sahte Uzaklar!
Her insanın bir siyah yolculuğu, bir beyaz bir de sarı yolculuğu vardır. Siyah yolculuğu kendi başlatmadığı, rüzgârın sesine uyup gürültüsüne kapıldığı zaman parçalarında koşarak geçtiği genellikle kısa yollardır. Sonra kısa bir şiir yazıp hatalarımdansın dediğimiz, kısa değil de uzamayan yolculuklardır… arınıp dururuz kalan bütün bir yolculukta. İçimizde kanayıp durur, hatadır, başkalarıdır, yalnızlıktır ve ebette dönüp dolaşıp çocukluğa dayatılır herşey. Hadi bakalım kim daha siyahtır? Daha siyah yürümüştür kentin karanlık sokaklarını, gecelerini ve karanlıkta parlayan bıçaklardan kaçtığını…
Beyaz kaldıysak her şey tamam mıdır? sus konuşma öyleyse. Konuşursan kirlenirsin. Dur yürüme yürürsen kaçamazssın! Başladıkça bitiremediğin bir beyaz yalanlardır. İşte yalnızlık değil bu. Burada karanlık başlıyor. Biliyor musunuz? Beyaz karanlığın ayrıntısıdır. Kimsenin kirlenmediğini sanmak da ne? Kötülükler diz boyu devam ediyor! SARTRE; boşuna “Cehennem başkalarıdır!” derken… Hadi kalın beyazlıkla. Oysa ölüler beyazdır ancak. İyi sahtelikler size beyazlığın yolcuları!
Sarı! İyi niyetle koşulan ara yol mu? Renksizliğin ve arazilere uymuşluğun rengi mi bu yolculuk? Her insanın yoksa her insanın hayatında sarışın bir kız mıdır bu yol? Ben bu yolda kısaca yürüdüğümü hatırlıyorum. Amaçsız, yaş dönümlerinde yürüdüğüm. Bu sarışın yollarda ne bahar var ne kış ne de temmuz sıcakları…
Kim kimi kandıracak ki? Yol bu. yolun başı ve yolun sonu belirsiz mi? Hayır! Kocaman bir keder. Bıktığımızın resmidir, sahteliklerden! Yolculuk filan hikaye! Kocaman bir hikaye!
Onur Genç ADA
URL: http://www.sombahar.com/?p=168








