17. Altın Portakal Şiir Ödülü Şükrü Erbaş’a

Şükrü Erbaş16’ncısı düzenlenen Altın Portakal Şiir Ödülü Sempozyumu kapsamında 17. Altın Portakal Şiir Ödülü
Bağbozumu Şarkıları adlı eseriyle Şükrü Erbaş’a verildi. Doğan Hızlan, Cevat Çapan, Ahmet İnam, Hüseyin Ferhad ve geçen yılki ödülün sahibi Mahmut Temizyürek’ten oluşan seçici kurul, ilk basımı geçen yıl yapılan, Bağbozumu Şarkıları adlı eseriyle ödülün Şükrü Erbaş’a verilmesine oy birliğiyle karar verdi.

Seçici Kurul Açıklaması:
Şükrü Erbaş’ın şiiri, zamanın ruhunun birey ve toplum üzerine tahakkümüne karşı direniştir. Onun şiirinin dokusunda, halk şiirinin derin köklerini ve yaşayan gölgesini bulabildiğimiz gibi modern şiirin büyük ustalarının gözettiği, Türkçe’ye içkin duyarlığı, vicdanı ve bilinci de şiirsel zarafet içinde bulabilmişiz. Kadim temaları, ölümü, ayrılığı, yalnızlığı ve aşkı kendimizle bir söyleşiye dönüştüren Şükrü Erbaş’ın şiiri, hayatın zorbalığına karşı direniş sığınağı olarak da okunmuştur. Erbaş’ın ana diline özeni, Anadolu’da başka dillerin özgürlüğü için verdiği mücadeleyle tutarlıdır.

Şükrü Erbaş’a ödülü, 23 Mart Cumartesi günü Antalya Kültür Merkezi’nde düzenlenen 16. Altın Portakal Şiir Ödülü Sempozyumu sırasında verildi.  Şükrü Erbaş’ın şiirleri, gelecek yıl 17’ncisi düzenlenecek Altın Portakal Şiir Ödülü Sempozyumu’nda ele alınacak.

ÇOCUKLARI ÖLDÜRDÜLER

Bir gülün tenine değmedi hiç elleri
Bu yüzden yumuşaklık nedir bilmezler
Çiçeksiz büyüttüler çocukları

Oyunlarda durmadan yenmeyi öğrettiler
Bir büyük oyunda sonra yenildi çokları
Sevgisiz büyüttüler çocukları

Dal sürmedi hiçbiri kaldılar yoz kıraçta
Çiğ yalan bencillik biraz da kindi suları
Gölgesiz büyüttüler çocukları

Konmadı hiçbirinin sesine yumuşacık
Bir yüreğin dalından uçan sevi kuşları
Türküsüz büyüttüler çocukları

El vermek nedir dosta dostluk nedir ki
Hep bir oyuna gelmekti korkuları
Güvensiz büyüttüler çocukları

ŞÜKRÜ ERBAŞ

(Aykırı Yaşamak, 1985)

ILS ONT TUÉ LES ENFANTS

Leurs mains n’ont jamais touché le teint d’une rose
C’est pourquoi ils ne savent pas ce qu’est douceur
Sans fleurs, ils ont élevé les enfants

Ils leur ont appris à sans cesse gagner au jeu
Ensuite dans un grand jeu la plupart ont été battus
Sans amour, ils ont élévé les enfants

Aucune branche n’a pu croître en eux, incultes étaient leurs terres
Grossièrement monsongères étaient luers eaux, egoïstes et vaguement haineuses
Sans ombre, ils ont élevé les enfants

Les oiseaux d’amour qui se sont envolés de la branche d’un coeur
Ne se sont posés sur aucune de leurs douces voix
Sans chanson, ils ont élevé les enfants

Qu’est-ce que tendre la main à un ami, qu’est-ce que l’amitié
Leur peur était qu’on leur joue un tour
Sans confiance, ils ont élevé les enfants

ŞÜKRÜ ERBAŞ

Sizin İçin Seçtiklerimiz

%d blogcu bunu beğendi: