2012-Kıyı-Ruhi Türkyılmaz Şiir Ödülü Hüseyin Köse’ye verildi

Trabzon’da yayımlanan ve 51. yılını kutlayan Kıyı’nın 2012’de düzenlediği, seçici kurulunu Çiğdem Sezer Ahmet Özer, Ayten Mutlu, Ali Mustafa ve İbrahim Dizman’ın oluşturduğu Şair Ruhi Türkyılmaz Şiir Ödülü’nü Hüseyin Köse; 2011’de, Yeniyazı Yayınları’nda çıkan Unutma Mesafesi adlı şiir kitabıyla kazandı. Ödül töreni, 25 Şubat 2012 Cumartesi günü 14.30’da, Ankara’da Atatürk Kültür Merkezi’nde; seçici kurul üyeleri ve adına ödül konan Şair Ruhi Türkyılmaz’ın da katılımı ile yapılacak.

Hüseyin Köse

1970’te Gaziantep’te doğdu. 1993’te Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Değişik dönemlerde Varlık, Sombahar, Yeni Biçem, Akatalpa, İnsan, Lacivert, Öteki-siz, Şiir Ülkesi, Şiiri Özlüyorum, Ücra, Har, Sincan İstasyonu, Yeniyazı, Karayazı, Bireylikler, Kurşun Kalem, Zalifre Yazıları, Mühür, vb. dergilerde şiirleri yayımlandı. 1995 ve 1998 yıllarında Varlık dergisince düzenlenen Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde şiir dalında iki kez mansiyona değer görüldü. Yine 1995’te Ali Rıza Ertan Şiir Ödülleri’nde mansiyon/başarı ödülü aldı. 1998’de Üzülmüş Evler Kraliçesi isimli dosyası ile Arkadaş Zekai Özger Şiir Ödülü’ne değer görüldü. İlk şiir kitabı Üzülmüş Evler Kraliçesi 2000’de Mayıs Yayınları’ndan çıktı. Mahvedici Melek isimli ikinci şiir dosyası ile 2003 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü’nü aldı. Kitap, 2007’de İlya Yayınları’nca yayımlandı. Üçüncü yapıtı Orada Olmayan Adam 2010’da Artshop Yayınları’ndan çıktı. Orada Olmayan Adam, sırasıyla 2010 Kuşadası Mavi Güvercin Şiir Ödülü ile 2010 Behzat Ay Yazın Ödülü’nü aldı. Unutma Mesafesi, şairin Yeniyazı Yayınları’ndan çıkan dördüncü şiir kitabı. Köse, Unutma Mesefesi ile 2012 Kıyı-Ruhi Türkyılmaz Şiir Ödülü’nü aldı. Halen Erzurum Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor. İletişim ve medya alanlarında yayımlanmış çok sayıda akademik çalışması var.

 

eksik hali

bir keresinde sıcak tutmuştu evlerin dışı
aklıma koyduğum sınırı geçtiğimde

dedim ki, kuş yağmura dökülür üşürse hızar gürültüsünden
heycanlı yapraklar esenlik verir ve kar
eriyen adamlara kapılıp gitmek içindir

üstümde sağır tuğrası hükümlerin
gece olmak gözlerde uykular dağılmışken

işte öyle bir beyazlık kaç rengin acemisi bir gök
konkav bir düşüm vardı, ortası çukur, kenarından yürüdüm hep
bir yalnızlık şubatıydı dünyadan görülenler
en tepeye çıkmıştık, çünkü orada;
rüzgârının gölgelere doymuştu ağzı
şiirimizin dilinde asbestli kelimeler
narın çokluğunda yoksulluk günlerinde
bir taneden diğerine göç ederken tam
bekleyişler yorgunuydum, merak üzre ölen saat

örme kazak mevsiminde yufka bekleyişlerin
sen bilirsin çılgınlığın en mubah zamanları
bir uçağın ilk suç sahanlığımıza çarptığı andı
kış da olsa bir şeyler ısıtırdı dışını evin
karın yağışıyla martıların kıyıda eksilen hızı
içdeniz bahçesiydi kalbin sonraki yıllar için binlerce unutuş
kısık sesle dinlediğimiz ne varsa şarkılardan
öyle bir sessizlikten geçerek geriye bir bir çözerek günleri
her aşk gibi tektik her ayrılık gibi sonsuz
çıldırasıya bir yalnızlığın çıldırasıya kimsesizliği

bir keresinde yosun tutmuştu gecenin içi
rüyasından geçtim dirildim
her kanamalı gerçeğin dışındayım artık

hüseyin köse

Sizin İçin Seçtiklerimiz

%d blogcu bunu beğendi: