23. DÜNYA İZCİ JAMBOREE’Sİ İZLENİMLERİ

Bu yıl 23.Dünya İzci Jamboree’si Japonya’da , Yamaguchi Kirara-Hama’ da yapıldı.Biz de bu önemli etkinliğe 27 kişilik bir ziyaretçi grubu olarak katıldık. Aylar öncesinden başlanan hazırlık çalışmaları sonunda, katılım gerçekleştirilmiş oldu. Başta ilk kez Jamboree!ye katılacak olanlar olmak üzere, ekipteki herkes heyecanlıydı. Jamboree’ye katılıma bir de Moskova ve Japonya gezileri de eklenince, heyecan katlanmış oldu. Programa göre üç gün süren Moskova gezisini, Japonya ve Jamboree’ye katılım izledi.
Dünya İzcilik Teşkilatı’nın en önemli aktivitesi olarak bilinen Jamboree ; dünyanın her yerinden gelen izcilerin buluştuğu, birlikte kamp yaptığı ve böylece farklı kültürlerin öğrenilmesi, farklı arkadaşlıklar edinilmesi ve çeşitli izcilik uygulamalarının gözlenebilmesi açısından eşsiz bir öneme sahip… İlki 1920 yılında İngiltere Londra’da düzenlenmiş. Dört yılda bir farklı ülkelerde yapılıyor. Dünyadaki bütün izcilere hitap etmesi gerektiği için, belirli bir sıralama ile her seferinde farklı bir kıtada düzenleniyor. Jamboree’nin amacı, izciliğin evrenselliğini kısa bir süre içinde olsa bir kamp alanında toplamak ve dünya izcilerini kaynaştırmaktır.

Seyahat hazırlıkları bitti, yola çıkıldı. Ankara Esenboğa Havaalanı, İstanbul Atatürk Havaalanı derken,uçağımız Moskova Sheremetyevo Uluslararası Havaalanına indi. Yabancı bir havaalanı, dilini bilmediğimiz insanlar… İşte dedim kendi kendime, şimdi başlıyor yeni dünyaları keşfetmek ve Jamboree heyecanını yaşamak…. Moskova’da otelimize yerleştikten sonra yaptığımız gezi programına göre Kızıl Meydan’ı, GUM Alışveriş Merkezini, Lenin’in Mozolesi’ni, Kremlin Sarayı’nı , Nazım Hikmet’in mezarını, Park Pobedy’ i ( Zafer Parkı), 2. Dünya Savaşı Müzesini ve Arbat Sokağı ile antika pazarını gezdik. Tüm buraları gezerken metroyu kullandık. Moskova metrosu bir sanat yapıtı. Metro istasyonları salonları, avizeleri, heykelleri ve mozaikleri ile müzeye benziyor. Moskova’ya gelen kişi mutlaka metroyu görmeli. Hatta kaybolmalı metroda. Moskova günlerimiz bitip , havaalanına doğru yola çıktığımızda yaklaşık 10 saatlik bir yolculuk bizi bekliyordu.
Ve Japonya….Tokyo’ya inip otelimize yerleştik . İlginç gelenekleri, ve günlük yaşamda karşılaşılan detaylarıyla dünyanın en kalabalık kentlerinden biri olan Tokyo’yu keşfetmek hiç zor değildi. İngilizce bilgilere ulaşmak zor olsa da , Japonların yardımseverliği ve yakınlığı sayesinde günlük yaşamın tadı çıkarılabiliyor. İlginç gelenekleri ve günlük yaşamda karşılaşılan detaylarıyla Japonya hiçbir ülkeye benzemiyor. Japonya’nın dünyada görülmesi gereken yerler listesinde üst sıralarda yer almasına şaşırmadık.
Japon kültürünün özü altından tapınaklar, sade tapınaklar, saf güzelliğe sahip bahçeleri gezdik. ‘’İleri teknoloji, kültür ve sanat’’ denkleminden neler çıkabilir düşünün. Ayrıca Japonya’ya ait birçok alt- kültür var. Örneğin Japon animasyonlarının, ‘’manga’’ çizgi filmlerinin sayısız meraklısı var. Tokyo’da Asakusa Tapınağı( Budist Tapınağı), şık alışveriş merkezleri ve yanıp sönen parlak neon ışıkları ile dünyaca ünlü Ginza semtini, Hachico Meydanı’nı gezdik. Dünyanın en geniş ve en ünlü elektronik semti olan Akihabara’yı da görmeden olmazdı. Valilik Binası’ nın 45. katından Tokyo manzarası da etkileyici idi. 2 gün Tokyo’ da kaldıktan sonra Shinkansen hızlı treni ile Tokyo’dan 2 saat 40 dakikada Kyoto’ya ulaştık. Rehberimiz Kyoto’da da bize eşlik etti. En etkili olan gösterişli Kinkakuji Tapınağı ( Altın Tapınak) oldu. Ayrıca Japonya ,şehirlerinin güvenli oluşu ile tanınan bir ülke. Gezerken bunu hissediyorsunuz. Kyoto’dan sonra Osaka kentine, oradan da Kokura’ya geçtik. Kokura , 23. Dünya İzci Jamboree’sine katılacağımız süre içinde konaklayacağımız şehirdi. Jamboree ‘ye katıldığımız süre içinde Yamaguchi ve Hiroşima’yı da zamanımızın elverdiği süre içinde gezdik. Hiroşima bizi yüreğimizden vurdu diyebilirim.


Ulaşımlarımızda Japonya Demiryolları’na (JR) ait bir uygulama olan ve yabancı ziyaretçiler için çok cazip olan” Japonya Demiryolları Pasosunu” (Japan Rail Pass) kullandık. Japonya’da metro, Moskova metrosundan daha karışıktı. Ama burada da biraz zorlansakta , metroyu çözdükten sonra problem yaşamadık. Alışveriş için ‘’ 100 Yen Dükkanları ( 100 Yen Shops) ‘’ çok uygun ve çok çeşitli ürün içeriyordu. Ayrıca Karaoke kulüpleri de oldukça fazlaydı. Japonya da dünyanın dört bir yanındaki mutfaklara ulaşmak mümkün. İtalyan ve Fransız yemeklerinden Amerikan hamburgerlerine kadar her şey var. Ama biz Japon mutfağına özgü tatları denemeyi tercih ettik. Çok katlı alışveriş merkezlerinin alt katları, metro istasyonlarının bazı kısımları genellikle yemek yerlerine ayrılmış. Buralarda hem hesaplı hem de hazır yiyecekler ve kumanya tarzı öğle yemekleri var. Japon tarzı fast food restoranlarda uygun fiyatlarla yemek yiyebildik. “Sushi”, “tempura”, “sashimi ve ramen”. Hepsi sağlıklı ve taze. Lezzetler mükemmel. Hijyen? En temizi ! Burası JAPONYA!
Ve Jamboree’ye katılım günü geldi… Yamaguchi Kirara_Hama , Shin-Yamaguchi İstasyonu’na 30 dakika uzaklıktaydı. İstasyondan ulaşım için belli saatlerde kalkacak ücretsiz otobüs seferleri koymuşlar. Jamboree alanı ,1km*2.8 km lik bir alanda hazırlanmış. Jamboree alanının su ve kanalizasyon sistemleri, spor etkinlikleri için alanları güzel düzenlenmişti. Ama hava, çok ama çok sıcaktı. İçimizde yanan izcilik ateşi daha baskın çıktı. Daha önce dediğim gibi, bu benim ilk Jamboree deneyimimdi. Katılımcıların hazırladıkları etkinlikleri, her ülkenin kendi kültürünü tanıtmak için hazırladığı gösterileri , oyun ve karşılaşmaları izledik. Her ülkenin izcileri birbirlerine hatıralar veriyordu. Jamboree’de alışılagelen bir olay olan ‘’ Change’’ ile tanıştım. İngilizce de ‘’ değiştirmek’’ anlamına gelen bu sözcük burada uluslararası bir özellik taşıyor. ‘’Swop’’ da denilen bu etkinlik izci arması, fular, kemer, şapka, üniforma gibi şeylerin değiş tokuş edilmesidir. Çok eğlenceli ve keyifliydi. İzciler bu hatıraları biriktirerek bir koleksiyon oluşturuyorlar. Jamboree’ye üç gün katıldıktan sonra Tokyo’ya dönüp bir gün daha konaklayıp, Ünlü Balık Pazarı’nı da gezdikten sonra Türkiye’ye dönmek üzere yola çıktık. Önce Moskova , sonra İstanbul Atatürk Havaalanı ve Ankara Esenboğa Havaalanına indik. Sanki çok güzel ve uzun bir rüya görmüştük. Hemen yeni rüyalar görmek için; 2019 Temmuz’unda Batı Virginia, Amerika Birleşik Devletlerinde yapılacak olan, 24. Dünya İzci Jamboree’si için planlar yapmaya başladık dersem şaşırmayın……..

DEMET GÜNGÖR
Sombahar.com
(Editör)

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: Sombahar

2 Comments

  1. Eline sağlık güzel yazmışsın, devamını dilerim. Akıcı bir dil.Kalemin açık elin yazar olsun.

  2. Çok güzel olmuş demetciğim bende bir toparlıyacam da bakalım ne zaman

Comments are closed.

%d blogcu bunu beğendi: