Ahşap Teneke

Alıştık ama yapışmadık … Acıya kafa atan bir şairim ben. Fakat beraber olmuyorsa birader olalım geyiği olmayacak bu öykü. Ah şu geç kalmış bir merhabanın marifeti olmasaydı, seni hiç göremeyecektim. Buluşup, sevişip sonra da aynada, ruhumun ince yerinde kendimi sürekli tokatlamayacaktım…

“Kimse vazgeçilmez değildir bu hayatta” Ama istiyorum galiba senin için tuşlarını eskitiyorum klavyemin, sonra sabahları beynim zonklarken bir şapşal gibi ayakta uyuyarak…   “İstenmiyorsam istemem” diyorum yalancıktan… İsterse ister miyim o da belli değil. Çelik olsan ne fayda, zaman eskitir seni yahu!..

Her şeyi tadında bırakmalı insan, şiiri de mi?  Şiiri bu işe karıştırma çocukluk ediyorsun, gizliyim ben. Bak az kalsın açık edecektin kendini.

Unutmak da erdemdir diyenler var, unutulmak gibi. Alışmak çok zor değilse unutmak da zor değil. Bırakmak yani. Sigarayı bırakır gibi…

Adam ağlıyor, diyor ki şimdi ben sensiz ne yaparım sevdiğim? Olayın özü de tam burada. Kendisini düşünüyor… Ah! o kadın olmayınca kime sarılacak, kime yaslanacak, kime?..

Kadın uzakta, çok uzakta hiç yaşanmamış bir hikayeyi unutmakla meşgul. Arada selamlaşıyoruz… Ağlasa duyardım, ağlayacaktı da ama dünya değişiyor, yeni yeni ülkeler doğuyor…. Parçalanıyor dünya, biz parçalanmışız çok mu? Yani şimdi ben ne olacağım?

Yüzünü unutmuyorum ama arada yenilenmiş fotoğraflarına bakıyorum. Esamem okunmuyor artık gözlerinden. Başka bir dilde bakıyor artık. Demek ki bu yazının tam ortasından bir Baudelaire geçmeli…  savaşlar,  büyük göçler, açlıklar, sefaletler yaşanırken… Benimki de dert mi?

Utanmalısın aşk!..

Şahbender KORKMAZ

Beğenebilirsin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir