1980’lerin Ankara’sı benim için Kızılay, Ulus ve Rüzgarlı Sokak üçgeninde doyumsuz bir şehirdi. Kızılay’da kitapçılar, Mülkiye’nin bahçesi, Ast’ın olduğu tiyatro ve tabii ki Töb-der merkezinin bulunduğu Demirkapı’daki öğretmenlerin buluştuğu lokal… Bir de tabii Emek’teki Basın Yayı Yüksek Okulu vardı. Saat 13:00’de eğitim görevim bitince, Yenimahalle Yetiştirme Yudun’dan oraya da koşar […]

Edebiyatla ilgili olanlar bilecektir; 1980’li yıllar edebiyatı besleyen dergilerin çok olduğu yıllardı. Şimdi benim anımsadıklarım; Varlık, Türk Dili, Edebiyat Yazıları, Oluşum, Sanat Emeği, Militan, Yazko Edebiyat … O yıllarda herkes hem bu edebiyat dergilerinden hem de toplumsal konuları analiz eden siyasi içerikli dergilerden nasibini alırdı. Doğrusu benim ilgim siyasi içerikli […]

“Kolay diyorsun, gel bir de sen yaşa sensizliğimi” Attila İlhan Ulusal yayının tek kanaldan yapıldığı, aramalar sırasında coğrafi yakınlık nedeniyle iki Suriye kanalına ilişkin termitli ve çok sayıda oryantal müzikli yayının izlenebildiği yıllardı. Yani TRT’nin Beşiktaş’lı yayınlar yaptığı o yıllardan, sık sık kesilen yayın akışı-akamayışı daha doğru olurdu-  nedeniyle zengin […]

El arabasıyla gelenlerin öncelik sırası vardı. Bizler elimizde tepsilerle duvarın önündeki taşlara oturup onların gitmesini beklerdik. Ben dayanamaz camdan içeriye bakıp odun ateşiyle içeriyi hamama çeviren taş fırından çıkan tepsi tepsi boyozları sayardım. El arabasıyla gelenlerin hepsi bizlerden çok büyüktü, inanmayacaksınız belki ama dedem yaşında olan bile vardı. Her tepside […]