ANKARA’ DAN KARŞIYAKA GÖRÜNÜR MÜ?

Salim Çetin
Salim Çetin

Orta yaşa gelmiş olanların yarısından çoğunun yaşamında bir Ankara vardır, Üniversiteye orada gitmiş, Yüksel Caddesi’ ni arşınlamış, Zafer Çarşısı’ ndan çantalar dolusu kitap almış, ilgiyle okuduğu yazarlarla tanışma olanağı bulmuştur.

Peki, Ankaralılar İzmir’i bilir mi? Haksızlık etmiş olmak istemem ama sanki bana, Dikili’ de, Kuşadası’ nda Kooperatifler eliyle yaptıkları yazlıklardan İzmir’ e; ‘ rakı, roka, balık’  kıvamında yaşayan bir şehir gibi bakıyorlarmış gibi geliyor.

Haksızlık ediyor muyum?
Belki de…

Neyse ben size rakı roka ve balığın dışında da bir yaşamı olan yerden Karşıyaka’ dan söz edeyim:  Daha doğrusu geçen hafta (12 Şubat 20121 de Ajans Bakırçay’ da) Hülya Deniz Ünal’ın “Karşıyaka Hatırası * “ kitabını tanıtırken söz etmiştim, bir bölüm yetişmemişti. İşte şimdi kalan kısmını Ankaralılara anlatmak istiyorum.

Hülya Hanın, kitabında Karşıyaka’ nın sanatsal haritasını çıkarır gibi, yerel yönetimlerin Karşıyaka’ da yaşamış sanatçılar adına açtıkları parkları, sokakları tek tek saymış, adları verilen yazarların, şairlerin, hikâyelerini anlatmıştı kitabında. Kimler yoktu ki… Metin Altıok, Attila İlhan, Şükran Kurdakul, Salah Birsel…  Devamı da vardı; Özdemir Nutku, Hüseyin Yurttaş, Dinçer Sezgin, Yusuf Nalkesen ve bu sanatçılarla bağlantılı Özcan Yalım, Ece Ayhan…

Aslında Hülya Hanım bu kadarına ulaşabilmiş, iyi bir envanter çalışması yapılabilse daha devamının geleceği de başka bir gerçek. Misal, benim bildiğim Tarık Dursun ismi kitapta yer almamış, ama adına bir sokak olduğunu biliyorum. Her neyse, Karşıyaka’ nın bu durumu bile sanatla iç içe olduğunun kanıtı. Zaten, Hülya Deniz Ünal’ da “Sokakları şiir kokan Karşıyaka” diyerek bu durumu peşinen kabul etmiş. Bu sadece Karşıyaka için değil, son yıllarda birçok kentin sanatla ilişkisinin belirgin düzeyde arttığı söylenebilir. Fakat Karşıya’ da ise ortalamanın üstünde bir gelişme olduğu görülüyor. Kentlerin kimliklerini oluşturmada sanata ayırdıkları yer açısından sevindirici bir durum bu.

Gelişmişliği sadece binaların çokluğunda ve modern görünüşlerinde arayan son yılların inşaata dayalı anlayışının yaygınlığı düşünülürse, sanatın kamusal alanlarda; parklarda, sokaklarda ve bir takım mekânlarda hayatımıza girmiş olması olumlu bir durum. Ayrıca, bu durum kentin gelişmişliğinin ölçütünün sadece fiziki ve mimari faaliyetler olmadığını kanıtlaması açısından da önemli.

GELELİM KARŞIYAKA SOKAKLARINA…

Dinçer Sezgin’ ni tanır mısınız?  Hani Ankara’ da 1990’ larda TRT’ de o davudi sesiyle program yapan şair ve öykü yazarı olan.  2000’ li yıllarda emekli olunca doğduğu topraklara yerleşti, Karşıyaka’ya.  Uzun yıllar Karşıyaka/ Aksoy’ da oturdu. Kitaplarından biri de izmir Resimleri’ dir. Burda İzmir’ i, oturduğu semt Aksoy’u ve tabii ki Karşıyaka’ yı anlatır:

(…. Aksoy, hangi halde size yakalanırsa yakalansın, hangi kılıkta karşınıza çıkarsa çıksın her zaman konukseverdir, her zaman telaşsız ve hoşgörülü ve her daim hüsnü kabul yumuşaklığı içindedir. (…)  umur irfan görmüş bir ev sahibi gibidir.)  (İzmir Resimleri shf.32)

Görüldüğü gibi semt onun gözünde saran sarmalayan bir dost gibidir, arkadaş gibidir.  İşte böyle olunca da Karşıyaka Belediyesi yazarın oturduğu semtteki bir parka yazarın adını vermiştir.  Sonra, Ocak 2010 yılında ‘ Benim Anayasam Aşk” diyen Dinçer Sezgin sonsuzluğa göçüp gitti.  Şiirleri ve öyküleri, radyo oyunları ve tabii ki adına verilmiş olan Aksoy semtindeki “Dinçer Sezgin Parkı” yadigâr kaldı biz okuyucularına.

Dinçer Sezgin’ nin Ankara’ dan bir arkadaşı daha vardı, nerdeyse aynı tarihte İzmir’ e gelip yerleştiler emekliliğin tadını çıkarmak için. Kimdi arkadaşı?  Özcan Yalım.

Özcan Yalım mülkiye’ den Cemal Süreya, Ergin Günçe, Sezai Karakoç, Ece Ayhan ve Tevfik Akdağ gibi yazarların ve şairlerin de arkadaşı.  İzmir’ e Karşıyaka’ ya daha sonra bir bölüm Foça’ ya yerleşince yanında can dostu Dinçer Sezgin vardır her daim.  Ayrıca; Hülya Deniz Ünal, şair Ahmet Günbaş, Veysel Çolak, Mahzun Doğan, Halim Yazıcı gibi şair ve yazar arkadaşlarıyla da Karşıyaka’ da sık buluştukları olurdu.

Özcan Yalım, “Aramıza Gül Girdi, Sonra Tufan, Yaşadık mı “ şiir kitapları ile Eş ve Karşıt Anlamlılar Sözlüğü olan bir Mülkiyeli yazar, şairdir. Can dostu Dinçer Sezgin’ e ithaf ettiği –Yaşadık mı? – şiirinde:

Elini gülüne koy- de bana
Üzüle üzüle, aşına aşına
Sonunda ne kalır yaşamaktan?
Yaşamdı, yaştı derken
Bir lokma aşa indirgenince- de bana
Geriye ne kalır yaşamaktan?”

2011 Aralık ayında gene bir şiirinde, “Öyle yalnızdı ki adam/ Kendisi bile yoktu yanında “ diyen Özcan Yalım ebediyen aramızdan ayrıldı. Dostu Dinçer Sezgin’ den bir yıl sonra.

ŞAİR DOSTLARI O’ NU ŞİİRLERİYLE SELAMLADILAR!…

Özcan Yalım’ ın Karabağlar ilçesinde Kemal Tarım Huzurevi’ nde 2011 yılında  sonsuzluğa uğurlandı. Ankara Mülkiye’ den arkadaşı Ece Ayhan’ da 12 Temmuz 2002’ de İzmir’ de Gürçeşme Huzurevin’ de yaşama veda etmişti. Kadere bakın!..

Özcan Yalım, çok kısa bir dönem bu huzurevinde kalmasına karşın kitaplarının bir bölümünü buraya bağışladı. Ece Ayhan’ nın kendisine vermiş olduğu çalışma masası da yakın dostu Hülya Deniz Ünal’ a bırakıldı.

Bu değerli hatıra kitaba şöyle girmiş:( Shf.67)
(…masa ve sandalye, her ikisi de ahşap yorgunu ve hayli eskiler. Ama hatıraları taze. (…) Çocuklarım onları saklamayabilir. Buradan söylemiş olayım; her ikisi de bundan sonra Özcan Yalım ve Ece Ayhan adları korunarak bir kütüphane ya da kültür salonuna alınırlarsa sevinirim.)

Vakti gelince dostlar bir bir ayrılıp gidiyor; 2002’ de Ece Ayhan, 2010’ da Dinçer Sezgin, 2011’ de Özcan Yalım. Yalan dünya!… Özcan Yalım’ ın gidişine şair dostlarından Ahmet Günbaş, Sanal adlı bir şiiriyle hüzünlü bir veda gönderir.

“Ben hep giderdim Özcan Abi/ Menzilim çınlamazdı epeydir/ Aşk hükmünü duyurmazdı kuytuma/ Hırlardı yaramda paslı çivi/ Sanal bir yolcu say üstünde durma/ Hayat yine aldandığımız kadar mavi”

 Sonra, bu şiire nazire Hülya Deniz Ünal, Özcan Yalı’ a selam gönderir: Ben de Giderdim adlı şiiriyle. Ben de giderdim Özcan Abi/ Kimsecikler bilmeden hem de/ Kurumuş çiçeklerdi bohçamda keder/ Saçılmış hüzünleri goncadan sayıp/ Kurulanmış gözlerimle açmalara giderdim.”

 Bu kez başka bir şair; Özlem Tecan Dertsiz, “ Ben de”  diyerek bu kervana katılır: Ben kalır mıydım ya, ben de giderdim/ Girerdim Ahmet ağabeyle Hülya’ nın koluna/ Özcan Abi bakardı üçümüze/ Tertemiz yüzünde gülümseyiş/ Elinde, son yazdığı üç dize.”

(…)

“Sonra kurulurduk masaya/ Yetmez ki/ Şiirini alan gelir girerdi araya/ Cansever bakıp halimize/ Bir kez daha derdi:/ -Masa da masaymış ha!”

Ne güzel dostluktur bu; şairler bir dostu şiirleriyle selamlıyorlar.

Ahmet Günbaş’ a, Hülya Deniz Ünal’ a ve Özlem Dertsiz Tezcan’ a biz de bu güzel duygular için teşekkür edelim, epeydir mumla aradığımız dostluk duygularını bizlere hatırlattıkları için…

***

Şimdi diyeceksiniz ki bu kadar mı?  Karşıyaka nerde bu fotoğrafta? Anlatılan hikâyenin hepsi Karşıyaka’ da geçiyor, daha ne olsun!…

Daha devamı da var ayrıca; mesela Özdemir Nutku, Hüseyin Yurttaş,  Nazım, Yusuf Nalkesen, Tarık Dursun… Yer bulup anlatamadıklarımızdan.  Görüldüğü gibi sanat adına söylenecek çok şey var daha. Biz başka bir yazıda devam edelim konuya.

Bu arada “Kadın ve Sokak “ şiirinde Karşıyaka’ nın 6051 sokağına şiir yazacak kadar oturduğu bu şirin ilçeyi seven, Karşıyaka Hatırası kitabında bütün bunları bize anlatan şair, yazar Hülya Deniz Ünal’ a da teşekkür edelim.

Ve şiirden birkaç dize:

Geceler fısıltıyla konuşur/ gündüzler bağırarak/ sabah, yurttan sesler korosu/ ikindi iğde kokusu, akşamlar turunç/ Evler muhafazakâr, balkonlar çapkın”

Gelelim Ankara’ ya…
Karşıyaka’ yı oradan görebiliyor musunuz?
Sizin de sokaklarınız şiir kokuyor mu?

[1] Hülya Deniz Ünal, Karşıyaka Hatırası, Heyemola Yayınları, 2019, İstanbul

Salim Çetin