AŞKA İNANMAK ÜZERİNE

BENGÜSU ATAOĞLU


Ben bu dünyada yalnız 16 yıldır varlığımı sürdürüyorum ve dürüst olmak gerekirse aşktan, sevdadan yana da bir tecrübem olmadı. Bakmayın siz şu anda aşk üzerine konuştuğuma. Çok bildiğimden değil, bilmek istediğimdendir belki de. Bu yüzdendir ki bildiğim şeylerden çok bilmediklerimden söz ederim, yaşam ve ölüm gibi. Bu tecrübesiz halimle Sombahar’daki yazılarını uzun zamandır takip ettiğim Aydoğan Yavaşlı’ya karşı çıkmam ne kadar doğrudur, bilmem ancak bilirsiniz genciz, kanımız deli akıyor. İşte her zamanki gevezeliğimle birkaç kelam etmemden bir zarar gelmeyeceğini umuyorum. Yavaşlı, yazısında aşka inanmamasını aşkın sonluluğuna bağlamış. Aslına bakarsanız bütün aşklar başlar ve biter, bu doğru. Tıpkı yaşam gibi, yaşam da başlıyor ve bitiyor ancak ölüm yaşama olan inancımızı bitirmek yerine aksine anlamlandırıyor, paha biçilmez bir hale getiriyor. Bence bir şeyin sonluluğu o şeye olan inancımızı yitirtmekten çok arttırmalı, çünkü Nabokov’un da dediği gibi “Güzelliğin olduğu yerde acıma da vardır ve bir sebepten ötürü güzellik ölmelidir, güzellik daima ölür.” En güzel şeyler bitmeye, tükenmeye mahkûmdur: Yaşam, aşk, düşler ve daha nicesi gibi.

Bir düşten uyanıp gününüzün keyfini çıkarırsınız ama ikisi de bittiğinde, önceden ne kadar uzun sürmüş olurlarsa olsunlar, ikisini birbirinden ayırmak neredeyse imkânsızdır, ikisi de zihninizde kalan birkaç kısa ve sınırlı andan ibarettir artık. Gerçek olan, inanılmaya değer olan anlar değildir bence çünkü anlar büyülüdür, zaman yanılsamalıdır. Gerçek olan, inanılmayı hak eden, hislerdir. Anlar gitse de, zaman geçse de hisler hep sabittir. Hisler kaybolmaz, birikirler. Yerine sürekli yenileri gelir ama -ne zaman yanmış olursa olsun- bir kez olsun alevlenen tüm sevdaların külleri yürekte kalacaktır. Ancak Schopenhauer’a katılmamak da elde değil, yine de şunu söylemeliyim ki aşk insanın kendine söylediği en güzel yalandır. Bu nedenle hep çocuk kalacak olan kalbim, masallara inandığı gibi; âşıklara da inanacaktır.

Bengüsu Ataoğlu (tüm yazıları)

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir