Cemal Süreya

Salim Çetin
Salim Çetin

Şiiri sevenler, iddia ediyorum, Cemel Süreya ‘ nın en az üç şiirini bilir.  Birincisi muhtemelen ‘ Üstü Kalsın’ dır.

“Ölüyorum tanrım/ Bu da oldu işte/  Her ölüm erken ölümdür/ Biliyorum tanrım/ Ama aldığın şu hayat/ Fena değildir/ Üstü kalsın ”

Bu dizeler hangimizin duygu dünyasında bir fırtına etkisi yaratmaz ki?  Geçen gün kitaplığımı karıştırırken O ‘ nun  “99 Yüz[1]- ü elime geldi. Bu kez şiir değil ama Cemal Süreya ne yazsa sanki şiir tadında!

Ve bırakamadım.

1980’li ve 90’ lı yıllardaki 100’ e yakın tanıdığımız karşılığı olan politik figür, magazin dünyasında kendisine yer açmış sahne insanları, sanatçılar kitapta yer almış…

Türkiye’ nin insan coğrafyası. Doğan Hızlan, önsözde bu portrelerden çoğunun birer mansur şiir olduğunu söylüyor.  “Yer yer bir senfoniden parçalar, bir Yunan trajedisindeki tavır, fantastik romandan birkaç sayfa, bazen ironiye uğrayıp parodiye giden bir anlayış.” Hızlan, devamla e portrelerde Süreya’ nın keskin eleştirel dili ve nerdeyse  zalimliğin sınırlarını zorlayan bir bir tavrının olduğunu, buna karşın zalimliğin bu kadar sevecen halini başka bir yerde görmediğinin de altını çiziyor.

Buna bir örnek; Turgut Özal için , “ Demirel’ in karikatürü; ama onun cücesi değil, devi. Kısmi seçimlerden sonra kendi kendisinin karikatürü.” Demirel’ i anlattığı portrede ise, “Turgut Özal, Demirel’in patlama halidir.” cümlesi. Dönem Özal devri olduğu için  Süreya’ nın  eleştiri okunu o yana çevirdiği söylenebilir.  Bu mansur şiir biçiminde yazılmış öneri de onu gösteriyor:

Turgut Özal’ a Birlikte İntihar Önerisi

Ülkemizi sizden,/Sizi de kendi özel sıkıntılarınızdan/ Kurtarmak için/ Arkadaşım Muzaffer Buyrukçu’ yla/ Bir önerimiz var:

İntihar etmelisiniz! Ben ve Buyrukçu bu konuda/ Dostça omuz veriyoruz size. Gelin halkın önünde,/ Üçümüz birlikte intihar edelim. Yer Kadıköy eski iskelesinin önü,/ Gününü ve saatini siz saptayın. Ülkemiz sizden kurtulsun,/ Biz de bir işe yaramış olalım.”

1987 yılı, Deniz Baykal da portrelerde yerini almıştır. Biz buradan Baykal için bir satır alırsak, şöyle: “Üç kişinin içinde ahbap, yüz kişinin içinde yol gösterici, bin kişinin içinde hiç.”

Bir şair ve o dönem TRT ‘ de şiir programları yapan Necdet Evliyagil de Süreya’ nın kalemine takılanlardan.  Süreya,  Necdet Evliyagil’in kitabından söz ederken, (…) Gözüm bibliyografya sayfasına gitti(…). On dakikalık radyo söyleşisini kendi kitabına kaynakça gösteren tek adam. Bir de ödülleri var. Kendi yazdırmış ödüllerini. Şu ödülleri almış: 1972 Güney Kore Onur Belgesi; Seul Şehri Hemşerilik Beratı ve Anahtarı; Ankara Hastanesi Şeref Üyeliği.“

“ ( …) Şu bibliyografya ve şu kendi ağzından ödüller örneği, bu ödüller bir adamı anlatmak yönünden ne kadar çarpıcı! Tanrım! Diyorum, hayatta varlık içinde ne yoksulluklar var.”

Peki,  ‘ Edebiyatın Cumhurbaşkanı’ olarak her kesimin saygınlığını kazanmış Doğan Hızlan için ne demiş?  Bakın!  Hızlan’ a nasıl takılıyor:

“…Ama atlatma sanatında Bizans’ tan bu yana ondan büyüğü gelmemiştir. İki türlü atlatır: Atlatma zorunda kalmıştır, bir; atlatmadan haz duymaya başlamıştır, iki. Yine de şöyle diyelim: Yüz kişiye yardım etmek için on kişiyi atlatır.”

(…) Peter Ustinov’ un biraz daha zekisi. Kibrit bile çakmak istemeyen iyi kalpli Neron. Tören adamı. “

Gördünüz mü?
Nasıl incelik dolu bir ironi!
Ve çağrışım yüklü cümleler…

Hızlan, önsözde, kendisinden öz geçmiş istendiğinde Cemal Sürey’ nın yazdığı bu portre metnini önerdiğini söylüyor.  Bu da başka bir incelik!

Bir de Türkçe Bilenin İşi Rast Gider kitabında Behçet Necatigil’ in şiirini anlatır, Cemal Süreya. Benim çok sevdiğim “Sevgileri Yarınlara bıraktınız “ şiirinin şairini.

Behçet Necatigil için, “Şiiri, tedirgin, çekingen, bezgin adamın şiiri”  “( …) Bir sokakta oturuyor. Evinin numarası var. Mahalle muhtarından bildirimi çıkarıyor.

“(…) kendi kuşağı içinde yapıtında toplumsal verilere en çok tedirgin şair odur. Küçük adamın, yorgun argın işten dönen tedirgin memurun şiiridir onunki” diyor.

Belki de küçük duyarlıklar onun bir okyanus gibi görünen dünyasında damla gibi kalıyor, o daha doruklara tırmanmanın peşinde.

Edebiyat dünyasında bu anlayışların çok tartışıldığını biliyoruz.  Bundan sonra da tartışmalar sürüp gidecektir.  Fakat Cemal Süreya’ nın kaleminden bunları okumak başka bir keyif!

Dilin kıvraklığı, sözcüklerde bir panayır yeri gibi anlam çokluğu, bir çağlayan çağıltısı, güvercin curnatası ve dahi bilemediğimiz bir çok nesnenin onun cümlelerine sızması; ironi, tersinden söyleme, Anadolu’ daki laf cambazı denen söyleyiş ustalarındaki tad, Erzincan dağlarının insanı ferahlatan yeli, bir başka eda….

Hepsi O’ nda var…
Bu yüzden yeni şeyler beklentimize en çok da 9 Ocak 1990’ da kaybettiğimiz Cemal Süreya yakışır.
O şiire yeni bir soluk getirmişti.
Dileyelim yeni yıl 2021 de bize yeni şeyler,bize taze bir bakış getirsin, umutlarımızı yeşertsin!
Gelin şimdi Usta’ nın şiirlerinden bölümler okuyalım. (İsteyen şiirlerin tamamını kitabı bulup okusun!

Selam size büyük durumlar doruk anlar
Dağ görgüsünü kazanır Ağrı’ yı bir kez görse de kişi
Marmara’ dan yirmi yılda çıkaramayacağı gerçeği
Okyanusu beş dakika seyretmekle kavrar.
Divan, Nazım Hikmet, İkinci Yeni
Kaç gündür adını düşünüyorum
Ne demiş uçurumda açan çiçek
Yurdumsun ey uçurum.”  ( Uçurumda Açan- Sevda Sözleri shf.149.)

Bahçelerden geç parklardan köprülerden geç git
Aşklar da bakım istiyor öğrenemedin gitti.
Seviş yolcu büyük sözler söyle ve hemen ayrıl
Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri  ( Seviş Yolcu- Sevda Sözleri, shf.136)

Bekârlara ev vermiyorlar, doğru
Evlilere kız vermedikleri de doğru
Bu yüzden bir gün seni bırakırım ya,
Tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu.)

Evet, gün geliyor bıkıyorum senden

 Ama İstanbul’ dan bıkmak gibi bir şey bu.” (Banko- Sevda Sözleri shf.148

Bütün mimarlar yüksek, mühendisler de
Bir sen kaldın alçak mimar ey Sinan Usta! ( Teknokratlar- Sevda Sözleri- shf.134)

Bu hükümet
Pir sultan’a pasaport vermiyor,
Onu anladık.
Yunus Emre’ ye de
Basın kartı vermiyor,
Onu da anladık.
Ama bu hükümet
 Ferman çıkarmış
Karacaoğlan’ ı
Otobüse bindirtmiyor (Hükümet- Sevda Sözleri- Shf.295
 

9 Ocak 1990’ da aramızda ayrılan Cemal Süreya’ ya, Güvercin Curnatası sesleri içinden bir selam gönderelim.
O bizi duyar!….

[1] Cemal Süreya, 99 Yüz-İzdüşümler- Söz Senaryosu, YKY, 7. Basım 2019, İstanbul

Sombahar