Dünya Arkadaşlık Günü!

Siz hiç, arkadaşınız için acı çektiğiniz mi? Onun için, ondan daha çok acı çektiğiniz oldu mu hiç? Hemen evet demeyin, düşünün biraz! Gerçek mi bu? Bir film kahramanı için bile gözyaşı döktüğünüze eminim ama bir arkadaşınızın içinde yaşadığı koşullar için gözyaşı dökmüş olabilme olasılığını kestirmem güç. Hemen herkes bir yaşam koşulları safsatasından bahseder, hemen herkes kendi koşullarının, arkadaşlarının koşullarından daha ağır olduğundan…

Sonra çok keskin bir yabancı oluyoruz dostlarımızla… Arkadaşlarımız bizden habersiz gömülüyorlar, rastlantıyla öğreniyoruz bir çocuksu dostluğun suretinden düşen bitmiş hüznü… Artık o hüznü bir daha göremeyeceğimizi…

Bir arkadaş olarak çok ihanet ediyoruz arkadaşımıza.. Temiz yüreğimizin ilk kıvılcımlarını zaman ne çabuk soğutuyor değil mi?

Her şeyin bir günü var ama acaba niye “Dünya Arkadaşlar Günü” yok. Belki de son paramla çok sevdiğim bir arkadaşıma gitar aldığımı ve o gitarı arkadaşımın 1-2 hafta içinde sattığını duyduğumda bu sorunun yanıtını buldum. Arkadaşlık, yapay teneffüslerle yaşam bulmuyor, gerçek arkadaşlığı yaşamak için çetin sınavlardan geçmek gerekiyor… Arkadaşlık, paylaşmak değil paylaşabilmektir.

Siz yine siz olun da arkadaşlarınızı arayın.  Onlara sizi arama cesareti verin. Belki annesi hastadır, babası trafik kazası geçirmiştir ve benim gibi hiç tanımadığı birini arayıp içini döker. Hem de gecenin 2 sinde. Bolu’da geçirdiği kazayı ve babasını anlatacak denli yalnızdır ve “insan” dır….

İnsandır işte! Arkadaşsız kalamamıştır.

Şahbender KORKMAZ

Sizin İçin Seçtiklerimiz

2 Comments

  1. yazıda” Hemen herkes kendi koşullarının arkadaşlarının koşullarından dahada ağır olduğunu”Geçen cümleye katılıyorum.Belki bu insanların doğasında var. Fakat empati kurmuyoruz. Empati kurduğumuz sürece, daha iyi anlar ve anlaşırız.—-Teşekürler

Comments are closed.

%d blogcu bunu beğendi: