çocukluğunun atlarıyla paris

‘üç bilinmeyenli eşitsizlik sistemleri’yle
özgürlükten alınmış söylenceler kırlangıcı
çocukken kimsenin atı olmamaya karar vermişti
şimdi çocukluğunun atlarıyla paris’te

‘soba, pencere camı ve iki ekmek istiyoruz’
roman sayfalarından hayata düşürülen çığlık
‘selimiye mektupları, sanık, salpa, hücrem’
adanmış bir ömrün yürek uçları

pamuk tarlalarında kopan film şeridi
çukurova’nın ‘endişe’si, atarabacı cabbar’ın ‘umut’u
doğu’dan göçerlerin, yurtsuzların ‘sürü’sü
bir uçtan bir uca ülkesi sinemasında ‘yol’

iri kehribar gözlerinde hüzünlü bir coğrafya
öldü ölümsüzlüğü deneyerek gülüşü kaldı bizde
başucunda tekerlekli sandalyesiyle tanilli
bu filmin donan son karesinde bir dosta dokunuş

Ali Mustafa

Sizin İçin Seçtiklerimiz

%d blogcu bunu beğendi: