DAG SOLSTAD’TAN MAHCUBİYET VE HAYSİYET

Dag Solstad, yalnız Norveç’in değil, Kuzey Avrupa’nın yaşayan en büyük yazarları arasında gösteriliyor. Banu Gürsaler Syvertsen’in gerçekten başarılı çevirisiyle dilimize kazandırılan Mahcubiyet ve Haysiyet’i kitapseverlerin çok beğeneceğinden eminim.

Henüz ellili yaşlarını sürmekte olan Elias Rukla, Oslo’da bir lisede edebiyat dersleri veren öğretmendir. Her öğretim yılında Henrik İbsen’in Yaban Ördeği adlı oyununu öğrencileriyle yorumlamaktadır. Bütün günleri birbirine benzeyen Elias Rukla’ya göre Yaban Ördeği’nde Dr. Relling’in şu repliği Norveç edebiyatının en ölümsüz cümlelerinden biridir: “Bir insanın elinden hayatı boyunca kendisini kandırdığı seyi aldığınız anda mutluluğunu da bitirirsiniz.”

Elias Rukla, 1966’da doktora çalışmasını Oslo Üniversitesinin Felsefe Enstitüsünde yapmaya karar veren Johan Corneliussen’le tanıştıktan sonra inişli çıkışlı bir dostluğu yıllarca sürdürür. Sürüp giden dostlukları boyunca Elias Rukla, çevresindekilerin saygısını kazanmış olan Johan Corneliussen’e hayranlık duyar. Fakat onun felsefe bölümünü neden seçtiğini bir türlü anlayamaz. “Hayata böylesine doymayan bir adam nasıl oluyordu da kendini felsefe okuluna veriyordu? Yoksa hayata karşı en çok iştah duyanlar mı seçiyordu felsefeyi?” diye düşünür.

Elias Rukla, bir bayram günü Johan’ın öğrenci yurdundaki küçük odasına gittiğinde güzelliği kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel bir genç kız olan Eva Linde ile tanışır. Eva, sonraki zamanlarda da Elias Rukla’nın dikkatini çeker, ancak Johan’ı kaybetmemek için davranışlarına dikkat eder. Nitekim bir süre sonra Johan ile Eva evlenirler. Öyleyken, Johan, Elias Rukla ile dostluğunu eskisi gibi sürdürür. Birlikte geç vakitlere kadar edebiyatın ve felsefenin sorunları üzerine birbirlerini kırmadan tartışırlar. Bu durum, çiftin kızları Camilla doğduktan sonra da devam eder ancak bir süre sonra Johan ani bir kararla Norveç’i terk edip New York’a gider. Elias Rukla, Johan’ın yokluğunda Eva ile Camilla’ya kol kanat gerer, bir süre sonra da evlenirler. Başlarda her şey yolunda gider, ancak kaçınılmaz son onları da beklemektedir. Elias Rukla’nın birbirine benzeyen bütün günleri artık onu sıkmaktadır. Bazı duygular geride kalmıştır. Üstelik Eva Linde de eskisi kadar güzel, çekici, ilginç değildir. Dag Solstad, şöyle diyor: “Ortak eşyalarla dolu aynı apartman dairesinin içinde ayrı dünyaları yaşıyorlar, bu ortamda birbirlerini rahatsız etmeden, birbirlerinin canını sıkmadan, özeline tecavüz duygusu yaşatmadan, kendilerine ait yörüngelerde birbirleriyle çarpışmaksızın hareket ediyorlardı.”

Mahcubiyet ve Haysiyet, okurlarını Dag Solstad’ın diğer kitaplarına da yöneltecektir, sanıyorum.

AYDOĞAN YAVAŞLI

MAHCUBİYET VE HAYSİYET

* Mahcubiyet ve Haysiyet, Dag Solstad, YKY, Mart 2020, 106 sf

Sombahar