DRAMATİK TİYATRO, EPİK TİYATRO KARŞILAŞTIRMASI

BİR YANDA DRAMATİK TİYATRO, DİĞER YANDA BERTOLT BRECHT’İN EPİK TİYATROSU

Dramatik tiyatro; Batı Dünyası, Kıta Avrupası ve İngiltere de tamamen ağırlığını hissettirdiği 18.yy ve 19.yy ilk döneminde Sanayi devriminden sonra gelişen Modernizmin oluşturduğu sanat anlayışı aslında sanayi devriminin sonucu gelişen burjuva sınıfının tiyatro anlayışı olarak bilinir.

Dramatik Tiyatro kökeni geçen yazımızda değindiğimiz gibi Antik Yunan Tragedyasına gider. Batı Dünyasında yeni üretim biçimleri (Feodal Üretim, Kapitalist (=Ücretli üretim) üretim), yeni toplumsal yapılar (Feodal toplum , Kapitalist Toplum) ve yeni sanat anlayışları( Klasizm( 15.16 yy),Barok( 17.-18.yy) Neo-Klasizm(18.-19.yy) Romantizm(19 yy ilk dönem) Realizm (19yy -20 yy ikinci dönemi) gelişmesine rağmen olayın sürekli geliştiği düğümlendiği ve kahramanda ki baht dönüşü ile bu düğümün çözüldüğü sonunda da katharsis yaşanıp seyircinin arındığı (rahatladığı ) çizgisini devam ettirmiştir.

Ünlü Alman Tiyatrocusu B.Brecht, böyle bir tiyatro sanat anlayışının sürekli gelişen olayların bilge bir kahramana duyduğu ihtiyacı fark edip bunu yaratmanın en anlamlı ve etkin yolunun eski bir öyküye dayanarak dramatik gelişme yerine durumları kısa kısa epizotlarla jestleri (sonrası gestus=toplumsal davranış biçimi) oluşturup, cahil seyirciye sen oyuna ne zaman gelirsen gel o geldiğinde sahnede olan epizotla bu oyuna girersin ve senin için anlamlı olur ve oyun sonunda artık sen seyirci olarak aynı sen olmayacaksın diyecek kadar iddialıdır.

Brecht kendi tiyatrosunda seyircinin dramatik tiyatrodaki kahramanla olan öykünmesini yabancılaştırma efektleriyle (oyunculuk, öykü ve tarihselleştirme, sahne tasarımı, müzik, montaj ve epizotik anlatımla (durumlar şeklinde gösterim ki jestleri yaratır ve kahramanın ve sahnenin sonunu seyircinin merakından kurtarmak amaçlı sahnenin sonu ile ilgili açıklamalar. Seyirciyi sahnede olanların sonunu merak etmek yerine, durumları düşünüp analiz eden biri haline getirmektir.

Böylece seyirci pasif olarak olaylar dizisini kahramanla öykünerek oyunun sonunu merak eden, düşünmeden duygusal bağ kuran biri olmaktan kurtulup sonunda katharsis’le rahatlayan pasif bir izlenimciden, düşünüp analiz eden bir 3.kişi olarak tiyatroda yer alması sağlanır.

Bunlara en iyi din dışı örnekleri olan’’ Adam adamdır’’ oyunundaki Galy Gay ve M. Gorki’nin ünlü romanından sahnelediği ‘’Ana’’ karakterleridir.

Sonuçta, Dramatik tiyatronun ideolojisi burjuva ideolojisi Epik Tiyatro ise Proletaryanın ideolojisi şeklinde belirir.

B. Brecht zamanında Sovyetler Birliğinde gelişen Stanilavski ve Moskova Sanat Tiyatrosunun oluşturduğu tiyatro sanat anlayışı ve Mayerhold’un geliştirdiği Avangard (Konstrüktivist) tiyatro anlayışlarıda tiyatro anlayışlarında değişimi aramışlarıdır. Stanilavskinin oyunculuk anlayışı dramatik oyunculuğun dışına çıkamamıştır.
Ancak Mayerhold’un oyunculuk anlayışı olan biyomekanik oyunculuk neredeyse B. Brecht’ in oyunculuk anlayışıyla benzerdir. Mayerhold Stalin döneminde tiyatrosu kapatılarak idam edilmiştir.

Bu hafta anlatacaklarımız bu kadar. Haftaya ünlü tiyatro oyunlarının incelenmesine gireceğiz.
Sağlıcakla kalın.

Dr. Aytuğ Gültekin