DÜŞÜNMEK ÜZERİNE

Düşünmek, zihinsel bir araştırmadır. Kaynağa inme, derinde yatanı ortaya çıkarma; geçmiş, şimdi ve geleceği bir araya getirebilmedir. Akıl olayıdır. Akıl ise, güçtür. Güçlü olmanın temeli, düşünmek ve düşündürebilmektir. Bu ise, sevgiyi, mutluluğu ve huzuru getirir.

Düşünmemek ise, mümkün olmayandır. Bu olsa olsa, zihnin kişinin isteği ile tatil edilmesi olarak değerlendirilebilir ki, bu da yine düşünebilmemin sonucudur. Tüm bu gerçekler ortada iken, düşünmemek, düşünememek niye?  Eğer tıbbi bir sorun yoksa bu tamamen isteksizliktir, günlük yaşamak veya emanet düşünceleri uygulamak tembelliğidir. Böyle olunca da, geçmişten güç alıp, geleceğe yön vermenin tadına bugünden varılamaz. Tadına varılamayan yaşam, boştur. Var edilmenin gerçeğine uymaz. Boş olan bir yaşamı da sürdürmek, yüktür.

Bunu yük olmaktan çıkarıp, tadına varmak için önce var edilmenin sebebini anlamak; anlamak için de düşünebilmek gerekir. Düşünüp, zihni üretimin sonuçlarını görmeye başlayınca varılacak tat, kişiyi daha fazlasını elde etmeye yöneltecektir. Önemli olan başlangıcı yapabilmektir. Bunun için  “Ben kimim ?”, ” Neredeyim ?”, “Var oluş sebebim nedir ?”, “Niçin buradayım ?”, “Kişiliğimi geliştirebildim mi ?”, “Tüm canlıları kucaklayabiliyor muyum?”  sorularını kendine sormakla işe başlanmalıdır. Bu soruları kendine sorabildiği an, düşünmeye, hatta yaşamaya başlayacaktır. Bu onu zihinsel araştırmaya başlatacak “ilk” lerdir. İlk’ler de sonsuzluğun başlangıcıdır. İşte var olmanın ilk aşamasıdır bu.

İkinci aşama da, bunu geliştirmektir. Okuyarak, öğrenerek; mutlu olarak ve ederek; çalışarak ve kazanarak;  kazandıklarını kullanabilerek geliştirilen düşünce dünyasından son aşamaya ulaşmak gerekecektir.

Son aşama ise, düşündürebilmektir. Bunu becerebilen kişi ölümsüzleşir. Ölümsüzleşmek, üçüncü kişilerin de düşünmeye başlayabilmesi ile olur.

Bunun içinde ilk aşamadaki soruları cevap beklemeden sormak yeter de artar bile. Sonrası mı? Bir düşünebilen insan daha… Bir daha… Bir daha…

Daha sonrası mı? Daha düşünebilmeyi ve düşündürebilmeyi öğrendik. Düşünceleri uygulayabilmeyi ve uygulatabilmeyi; iyiyi, kötüyü değil… ( ! )

Ergün VEREN

Sizin İçin Seçtiklerimiz

%d blogcu bunu beğendi: