Geriye Alamadıklarımız

kuşbakışı güneşe benzetiliyordu
tarihindeydi hayat
hayat çay bahçelerinde
haziran yetmezliğine oynanan oyundu
tanrının yok
peygamberin sefer edildiği zamanda
şiddetin eli temmuz
temmuzun derecesi şehirdi
düşmez gövdelere ömür doğuştan biçilmişti
ağır bulut altındaydı aşk
ipi kopuktu acının
belleğe sesleri kazılırken
kalbinden yanıyordu sevgili
kale büküldü
kül yandı
oyunda kalan yanım… genlerim yandı

vurmak neyi çözerdi
çözümler neye yarardı
nice zulumler görmüştü gerçek
çakmak benzini yakan mıydı
ellerde suçlar … tabutlar
hayat tutuklu gerçeğinde
gerçek el nerede
memleket insanı
insanın memleket gerçeği
ne düğün bekleyen ecem kız
ne yüreği yanan anne gerçeği

külden gidilir mi fidelere
taze ağıttan gül ekilir mi
durmasın açılsın su geçirmez gözler
ısmarlama mertlikle dönmek neyi çözer
yarım kalan semahta
birbirine sarılmış açık gözleri kalır
yolları güneşte buluşan çocukların

temmuz 1993 Sivas

Muharrem Yılmaz

Sombahar

Next Post

Zamansız Nöbet

Paz Tem 8 , 2012
her atım sonra gelene bırakır ömrü sessiz eylemci şafağa kapatır gözlerini eski bir radyodan uzun dalgalı haber geçer baktıkça solacak mıydı böyle yarımlardan kalan hüzünler bittiği yerden mi başlardı ayrılıklar ne kadardı derinliği usulca eğilip cevabı bekledim susunca dinmiyordu dil ağrısı saf yalnızlığın içinde ağrı kendini bağlardı sadece hücrelerde aşktan […]