GÖNÜLSÜZ ÇOBANLIK EDEN KÖPEK, SÜRÜYE KURT GETİRİR !

Lise son sınıfta, 1982 yılı Şubat ayının ilk günleriydi…
Sınıf Öğretmeni H.K sınıfa girdi. Dersine başlamadan önce, okulda sınıflar arası bilgi yarışması düzenleneceğini söyledi. Sonra da 6-B sınıfının 4 kişilik bir takımla bu yarışmaya katılacağını ekledi. Herkes birbirine bakakaldı. Çünkü bu bir ilkti ve hiç kimse kendini böyle bir takımın üyesi olarak göremiyordu. Ya kendilerine güvenmedikleri ya da gerek görmedikleri için…

Sınıfta mırıldanmalar ve ortaya isim atarak kendini kurtarma çabaları eşliğinde Öğretmen H.K. takımı belirledi ve açıklamaya başladı. “S.K., Y.K., H.S. ve … “ derken S.K. sağ elinde tuttuğu mendili ve al al olmuş yanaklarıyla söze girerek “Hocam ben istemiyorum, ders çalışıyorum, sınavlara hazırlanıyorum.” dedi. Arkasından Y.K. atılarak o da aynı bahaneleri ileri sürdü. Sınıf buza kesmişti. Sessizliğin içinde H.K.’ın yüzü asıldı, kaşları çatıldı, karardı, sıktığı dişlerinin arasından gelen gür sesiyle bir anda ortalığı inletti.

“Gönülsüz çobanlık eden köpek, sürüye kurt getirir…”
Herkes şaşkındı, ilk kez böyle bir tepki görüyorlar ve duyuyorlardı H.K.’tan…
Anlamaya çalıştılar olup biteni, sözün anlamını ve muhatabını…
Sessizlik sardı sınıfı, göz ucuyla herkes birbirine bakıyordu.
Yavaş yavaş şoku atlattılar ve anladılar olup biteni de, sözün anlamını da, muhatabını da…
Bilgi yarışması takımına girmek istemeyenleri kastediyordu. Gönülsüzlerin takımı başarısızlığa sürükleyeceğini anlatarak…

Eski asker tavrıyla ve öğrencisinden “hayır” sözünü duymanın kendince ezilmişliği altında…
Söz söylenir ve karşılığında yorum yapılamaz, hayır denilemezdi çünkü… Kurulacak en uzun cümle “Peki” olmalıydı…

S.K. kıpkırmızı ve ağlamaklıydı. Gözleri doldu ve sessizce boşaldı avucundaki mendiline… Hak etmediğini düşündüğü tepki ve tepkinin de ötesinde söylenen sözün hazmedilemezliğinde…
Bir süre sonra sınıf toparlandı, H.K. toparlandı ve yeni yarışma takımı belirlendi.
“H.S., İ.H.Y., A.K. ve E.V.”
Tepkisiz, sessiz ve yorumsuzca kabullenilerek…
Takım bir süre çalıştı, bazen birlikte ve bazen de birer ikişerli olarak ama gönülsüzce…
Ve an geldi tarih 24 Şubat 1982 Çarşamba günü oldu. Öğleden sonra büyük salonda toplandı tüm sınıflar. Yarışmacı masalarında ise, bir yanda 6-B sınıfı takımı, diğer yanda ise 6-D sınıfının takımı…
Yarışma başladı. Sorular soruluyor, cevaplar veriliyordu. İyi başlamıştı ama sorular ilerledikçe cevaplayamaz oldu 6-B takımı. Sorular bitti. Cevaplar bitti. Yarışma bitti.
Sonuç, 6-B takımı için hüsrandı…
6-D takımına karşı 200–120 puanla kaybedilmişti yarışma.
Yıllar geçti. Hatırlanmaz oldu karşı takımdakilerin isimleri, sorulan sorular ve verilen cevaplar… Hatta yarışmanın ödülü bile…
Unutulmayanlar ise katlanılamayan (!) gür ses ve sert bakışla bastırılan (!) hayırlar, genç ve başarılı bir kızın gözyaşları, sınıf önünde kırılan gururu ve atasözü…
Takımın başarısızlığını kimse sorgulamadı. Belki de unutulmayanlara göndermeydi…

 Ergün VEREN

Sizin İçin Seçtiklerimiz

%d blogcu bunu beğendi: