Güngör Gençay’ı Kaybettik

Güngör GençaySosyalist gerçekçi şiirin kararlı ve gür seslerinden biri olan Güngör Gençay, bu sabah yaşamını yitirdi. 78 yaşında olan Güngör Gençay iki aydır Taksim İlkyardım Hastanesi’nde tedavi görüyordu. ‘Yaşamı umuda uyarlama ustası’ olarak anılan Gençay’ın cenazesi yarın (pazartesi) saat 15.00’de Türkiye Yazarlar Sendikası’nda yapılacak törenin ardından Saat 17’de Şişli Camii’nden kaldırılarak Feriköy Mezarlığında defnedilecek.

Güngör Gençay birçok şiir kitabının yanı sıra hazırladığı seçkilerle de edebiyatımıza birçok katkı yaptı. “Neye yarar ölmek/Yaşamak neye/Yürek kovanımızdan/Binlerce işçi arı/Uçuramadıktan sonra” dizelerindeki gibi şiirini halktan yana konumlamış gerçekçi bir dille ifade eden Gençay’ın, Sabah Rıhtımı, Balıklar Ovası, Oğul, Dövülü Yürek, Yaşam Umuda Uyarlı gibi şiir kitapları bulunuyor. Gençay aynı zamanda birçok seçkiye de imzasını attı. “Hayatı Dokuyanlara/ Emekçi Kadınlara Şiirler”, “1 Mayıs/Birlik Mücadele ve Dayanışma Şiirleri”, “Şalterler İnince/Grev ve Direniş Şiirleri” hazırladığı toplumcu gerçekçi seçkilerinden bazıları.
Güngör Gençay, 1934 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Matbaacılık Okulunu bitirdi. İşportacılık, PTT memurluğu ve bir bankada ikinci müdürlük yapmış, özel bir işyeri yöneticiliğinden sonra emekli olmuştur. İlk şiiri 1952 yılında Türkeli dergisinde, çocuklara ilişkin ilk yazdığı şiir ise 1953 yılında “Küçük Galatasaraylı” dergisinde çıkmıştı.

1954 ve 1955 yıllarında arkadaşlarıyla birlikte, ilk kez çeşitli sanat türlerinden oluşan “Bileşik Grubu” sergisini açmıştı. Göz adlı tek yapraklı edebiyat gazetesi ile Gerçek sanat adlı dergiyi çıkarmış, Zengin bir kadroyla 1971 yılında yayınlanan Gelecek dergisiyle, daha birçok dergi ve gazetenin yazı işleri müdürlüğünü üstlenmiş, kurucusu olmuştur.

kuşbakışı görüntüler

aklımın güneşli sokaklarından
baktıkça dala yaprağa köke
acılarıyla büyüyen küskün insana
ağlayan ceylana ürkek tavşana
içimde cüceleşen dünyayı görüyorum

kovuyorlar portakalını finike’nin yafa’nın
diyarbakır karpuzunun yerine
washington markalısı rahatça kuruluyor
barutla karışıyor sıcak esen rüzgârlar
içimde solgunlaşan dünyayı görüyorum

bir serçenin çırpınışıyla özdeş
kuşkularla burkuluyor yüreğim
dört bir yanım denizlerle çevrilmiş
başı gökte dağların ses verişlerinde
içimde soluklanan dünyayı görüyorum

uyanıyor tırtıllar toplaşan ışıklarda
üzüm olmaya yürüyor koruk
evrende ayak izi, kansere çare
yakına getirilen binlerce yılın uzağı
umudu yüklerken yerkürenin halkına
içimde insanlaşan dünyayı görüyorum

güngör gençay

* Kıyı, Mayıs-Haziran 2012, Sayı: 277

Sizin İçin Seçtiklerimiz

%d blogcu bunu beğendi: