İNCE DONANMA / HÜSEYİN PEKER

hekim gelsin
yol ortasında vuruluyorum
kısa bir öksürükle: çatal çorba
kasketim vardı kemikten
kaldırıma düştü, kırılıyorum
denizde kum kalmadı, balıkta pul
davulu kırmaya yeltenen biriyim
boynumdan vuruluyorum
ak kağıt üzerine kara yazı
kama ile oğlu gelecek annemin
beşi birlik ile ak gerdanı parlatan
bir gelini olacak doğmadan
ben vadem ile ölmedim
sormayın bu dünyaya doymadan

hekim gelsin
dereden geçerken at değiştiren benim
ismim kahramanlar listesinde yazılı
erken dönem denizcisi:
ince donanma gemilerinde: funda kayığı, sandal
pencereden seyredeceğine, gel beni al
cerrah gelmiş yarem bağlar
beynimi vurdular sol yanımdan
hekim gelsin bitsin bu kara yazı
yağlı kurşun çiçeklendi
iki kez yıkandım aynı suda
parasız ışıklarla aydınlandım
ayva dibi yatmaya var mısın?
kurtaranım yok benim
sözün ters yüz edilmesi eşiğinde
var mısın kama ile vurmaya kendini?
oğlum diye başlayan ninni

mor şalvarda tükendi iyi mi?
akıttığım türküler, ırmak masalları
efelik şiirlerimde vardı en çok
kalın telli duvakla örttüm sevdiğimi
siste yürüdük, bitirdik, hekim gelsin

HÜSEYİN PEKER


KARA ÇAYDANLIK / HÜSEYİN PEKER