KANDAKİ HAFIZA

RUBEN DARIO

Orta Amerikalı şair, Felix Ruben Garcia Sarmiento (1867–1886), entelektüel zihin yapısıyla, geçip giden hayatı, bütün genişliğiyle şiirlerinde yansıtmayı amaçlamıştır. Başlangıç şiirleri şekilci, uyaklı, ağır bir dille ve oldukça süslü bir biçemle yazılmış olsa da ilerleyen dönemde, şiirler, daha yalın, söyleyişi daha rahat, kaygısız ve iç dengeyi kurmuş bir biçime bürünmüştür. Şairdeki bu değişim/dönüşüm süreci, onun yapıtlarını daha rahat okumayı, daha iyi algılamayı ve yeniden yeniden kuma arzusunu uyandırmaktadır.

Dario, yazınsal yaşamı sürecinde, girişkenliğini, sanatsal yeteneğini ve –kimi zaman temposu düşse de-yenilikçi yanını hep sürdürmüştür. Nikaragualı olan şair, içinde yaşadığı İspanyol dünyasının edebiyat eğitiminin müfredat içeriğine ve ölçütlerine uygunluk göstermektedir. Dario, Mio Cid’den başlayarak kendi çağdaşlarına gelene dek İspanyol edebiyatını iyi izlemiştir. Şairin kendi ifadesine göre, İspanyol şiirinde en beğendiği dönem1800’lü yıllarda, romantizmin yoğun yaşandığı dönemdir. Bu dönemin en önemli şairlerinden sayılan Espronceda ve Zorilla, Dario’yu özellikle etkilemişlerdir.

Neo-klâsik dönemden Quintana ve Geçromantik dönemden Bécquer, şairin yazınsal yaşamının yıldızlarıdır denebilir. Yüz yıla ulaşan bu süreç, İspanyol romantiklerinin salt kendi içlerinde değil dünya ülkelerinde de sarsıcı etkiler yarattıkları bir dönem olmuştur.

Dario, Fransız şiirinden yoğun olarak etkilendiği bir dönem yaşamıştır. Bu süreç, İspanyol Amerika’sında hüküm süren, ardı ardına gelen Avrupa edebiyat akımları dönemidir. Şairin gençliği parnasyenlerin büyük bir keyifle okunduğu, sonraki yıllarda sembolistlerin ve Victor Hugo’nun aynı ilgiyi gördüğü zamanlardır. Bu dönem boyunca Dario, Fransız şairlerinin, şiirsel buluşları, incelemeleri, denemeleri, deneysel çalışmaları üzerinde yoğunlaşmıştır. Gautier, François Coppee, Catulle Méndes gibi farklı parnasyen şairleri de okuyup etkilenmiştir. Bu bağlamda, Méndes’in “Mavi Alev” adlı öyküsünün özellikli bir yeri vardır. Çünkü bu öykü, Dario’ya Azul (Mavi) adlı şiir kitabının esinini vermiştir.

Dario’nun, Azul (1888–1890)’de bir önceki şiirlerinin kinik öyküselliğinden, 19. yüz yılın çileci düşüncelerinin izlerinden kurtulduğu gözlenmektedir. Şairin, büyük bir şiir serüvenine atıldığının ipuçları Azul ile veriliyor; denebilir. Azul’deki şiirsel yaratılar, eski dize geleneğinden farklıdır. Ancak düz yazı şiir de (prosa) sayılmazlar. Dario’nun bu yapıtında dize yerine düz yazı şiirin cümle yapısını yeğlediği görülmektedir.

Şair genel olara hep çeşitli konularda çalışmıştır. Konu bulma anlamında sıkıntı çekmemiş bir izlenim bırakan şair, sanki pek çok konunun doğaçlama olarak kendisiyle buluştuğu izlenimi oluşturmaktadır.

Sonuç olarak Dario’nun özellikle ilk dönemlerindeki ve son dönemlerindeki yapıtlarında araştırılmış ve olumlu ve son dönemlerindeki yapıtlarında araştırılmış ve olumlu sonuçlar elde edilmiş bir teknik vardır. Bu tekniğin esinler harmanlanıp çoğaltılarak, oldukça iyi kullanıldığı ve şairin özgün yazınsal biçemiyle bütünlüklü bir örtüşme sağladığı görülmektedir.

Yazının ilk sürümü:  23/11/2008
SERHAN SÖZDİNLER

Sizin İçin Seçtiklerimiz

1 Comment

Comments are closed.

%d blogcu bunu beğendi: