Kelebek Düşleri, Düzce Yeniyurt Kanyonu

Suya eğiliyorum,
su da bana eğiliyor gibi…
Küçük İskender

Her yeni rota bir başlangıç yeridir. Tekdüze ve sıkıcı kent yaşamından usanıp yollara düşeriz. Yol bizi yeni bir başlangıca ya da kaçınılmaz bir sona mı sürüklenmektedir bilinmez. Doğa tutkusu, hayal gücü ve serüven iç içe geçer. Gezginin heybesi dipsizdir. Yol Arkadaşım Trekking Grubu ile Yeniyurt Kanyonu’na yaz otlarının üzerinde biriken düşleri toplamaya gidiyoruz.

Düzce Yeniyurt Kanyonu 2

Düzce’deki Yeniyurt Kanyonu’na giderken Bıçkıyanı köyüne uğrayarak yerel rehberimizi aldık. Yaklaşık 14 km yürüyüp Topuk yaylasında bitireceğiz rotayı. Kanyona doğru yol alırken bir kayın ağacının altında soluklanıyoruz. Türk mitolojisinde kayın ağacı Tanrı’nın ağacıdır. Kayın ağacının olduğu yerde insanın içine ferahlık, sevinç dolar. Koruyucu ruhların yeryüzüne inme yoludur. Şamanist mitolojide de kayın ağacı Tanrı Ülgen ve Umay Ana ile yeryüzüne inmiştir. O ulu ve büyük gövdesiyle ruhlara dinginlik verir. Kökleriyle yeraltını, gövdesiyle yeryüzünü, dal ve yapraklarıyla gökyüzünü birleştirir. Kayın, Tanrı ile kulu arasında bir köprü gibi düşünüldüğü için kutsal kabul edilmiş ve “ Hayat Ağacı” olarak betimlenmiştir. Şamanlar, kayın ağacına “Bay Kayın” derler. Ayinlerini bu ağacın altında gerçekleştirirler. Molada coşku ve sevinçle Bay Kayın’ın köklerine, dallarına, gövdesine dokunarak gözlerimi kapattım. İçimdeki gökyüzünde çığlık çığlığa bir mavi gözlerimi kamaştırdı. Kuşların gökyüzünde bıraktıkları izlere bakarken evreni avucumun içinde hissettim.

“ orman görüntülerle besledi bizi
aşmak üzereyken tepeyi
bazen yarı ışıklı korku dolu
bazen yapışkan ama uçucu”
Ebubekir Eroğlu

Kanyonun içlerine doğru ilerlerken doğa da bizi sarmalamaya başladı. Ara ara yaptığımız su geçişlerinde hem ruhumu hem de bedenimi serinlettim. Kanyonlar doğanın en şaşırtıcı ve enfes parçalarıdır. Milyonlarca yıl boyunca akarsular yollarındaki tüm engelleri kaldırmış, derin vadileri eritmiş. Yalnızca kanyonlar kalmış. Bu yüzden eşsiz bir ekosisteme sahiptirler. Yeniyurt Kanyon’u endemik bitkileri, ağaçları ve dereleri ile keyifli bir rota. İçinde kaybolduğumuz eğrelti otlarının arasında yürürken yeşil içime sızıyor. Rehber, bizlere yol açmak için orakla otları biçiyor. Aksi takdirde ilerlemek imkansız. Tıpkı belgesellerde izlediğimiz Amazon yağmur ormanları gibi egzotik bitkilerle kaplı. Yeşilin ateşli dokunuşlarıyla ısırganlar yakıyor tenimi. Derken dik bir yamaca geliyoruz. Aytekin Gültekin ve yerel rehberimiz yamacı tırmanabilmemiz için ip ile güvenliği sağladılar. Şimdiye kadar orman içinde ip ile çıkış yaptığım en uzun ve dik bir yamaçtı bu. Keyif veren bir adrenalin patlamasıydı. Yürürken doğanın bir parçası oluyorum. İnsan yabanotu burcunda yaşamalı diyorum. Basit, yabanıl, kıpır kıpır doymak bilmez bitkilerin ortasında. Bu yabanıl bolluğun ortasında kelebekler, arılar yaz güneşinin sıcaklığıyla sersemlemişler. Kelebekler kırılganlığın ve dönüşümün sembolüdür. Önüm sıra uçan kelebek zarif kanat hareketleri ile yer değiştiriyor. Onu izlerken otların üzerindeki yaz düşlerini toplayıp dolduruyorum içime.

Dik kaya duvarların arasında ilerleyip, ara ara sulara girip çıkıyoruz. Şelalenin döküldüğü havuzun yanında mola veriyoruz. Bu arada Aytekin Gültekin ve rehber, ağaç gövdeleri ile şelalenin tepe noktasına bir geçiş köprüsü kurdular, ip ile güvenliği sağladılar. Yosunlarla kaplı kaya duvara ip yardımı ile tırmandık. Zorlu bir tırmanıştı. Kayalar o sert ve görkemli görüntüsünün inadına kırılgandı. Tırmanırken tutunduğumuz kaya parçaları elimizde kalıyordu. Köprüye ulaştığımızda ise hızla akan suya girip, tutunarak yan geçiş yaptık. Zoru başardıktan sonra içime dolan huzur ve mutluluğu yoldaşım ettim. Kanyondan çıkıp ormana girdiğimizde ağaçların altında bir mola daha verip doğayı dinledik. Mola bitiminde geriye dönüp oltamı “rast gele” diyerek doğaya attım. Oltamın ucuna yaz dokundu, sıcacık bir gülüşle.

Topuk yaylasında sonlanan günü, Melih Cevdet’in dizeleriyle bitirdim.

“ ..ben de sizdenim ben
yerli yerimdeyim ben de ağaç gibi…”

Yol Arkadaşım Trekking Grubu’na ve muhteşem katılımcılara bu güzel gün için teşekkürler. Yeni rotalarda kelebek uçuşu yapmak üzere…

Demet Kurt GÜNGÖR

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: