LABİRENT ve NEVYORK’TA BEŞ MİNARE

labirent film afişiLABİRENT ATTENTION! APTALLAR VE AHMAKLAR POLİSİYE FİLM ÇEKMEKTE NEDEN ISRARLI?
Cest une film tres stupide

“NEVYORK’TA BEŞ MİNARE” zaten Mahzun Kırmızıgül den beklenen eğri, hantal, aptal ve ahmakça bir polisiye kurdela beklenirdi. Tahsilsiz adamın sanat iddiası da kötü bir hırs. Mahzun Kırmızıgül şematik, ilkokul skeci edasında iptidai, ahmakça filmler, diziler yapmaya devam edecek. Türkiye’de polisiye bir şaheserin ortaya çıkması da Yavuz Turgul’un dehası sayesinde oldu. AV MEVSİMİ post modern deneysel üslubuyla bir şaheserdi.

LABİRENT SANKİ sanıyorum “NEVYORK’TA BEŞ MİNARE’YE Bir Zeyl.

Türkiye’de konuşlanmış yabancı bir istihbarat teşkilatının sinema- sanat komitesinin finanse ettiği bir film intibaı vermekte. Bu yabancı İstihbarat Örgütü takiyesini inandırıcı kılmak için başroldeki ajan Timuçin Esen’in arka ve yan cenahında Atatürk çerçeveli resmini de fonda kullanmakta.

Uluslararası sularda Gemi Baskını’yla “Barış Gönüllülerini” hunharca katleden ülke, Türk Kamuoyunda yitirdiği prestij ve ciddiyeti belki giderebilirim düşüncesiyle, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali, Türkiye’de mühtedilerin artık deşifre o ve teşhir olan suiniyet ve mantığıyla, Müslümanları nasıl aşağılayabilirim mantığıyla, abartılmış ama acemice son derece şematik, ilkokul kolej çocuklarının zekâsı düzeyinde, Timuçin Esen gibi meyhaneden esrarkeş tekkesinden toplayıp getirdikleri bir gence, başrol vererek, baştan savma şiddet dozu abartılmış bir film yaparak, elbette dolaylı ve örtülü olarak Türkiye’deki Müslümanları aşağılayan, bir polisiye çekebilmişler. Ben de nasıl Ahmet Ümit ve Elif Şafak romanları okurken aptallık katsayısının yüksekliği nedeniyle tahammülüm yetmeyip yarıda bırakıyorsam, LABİRENT’ ide antrakttan sonraki ikinci yarıyı izlemedim.

Diyaloglar çocukça:

“- Hemen MOSSAD, CIA ve FBI ile temasa geçelim”

Hikâyede polisiyelere mahsus gizemli atmosferden eser yok. Gizem katmak için son derece şematize bir olay ve akış içinde gizem katar umuduyla bazı fetiş diyaloglar:

— Hemen CIA, MOSSAD, FBI ile temasa geçelim”

Belki Türkiye CIA ile temasa geçer ama MOSSAD zaten Türkiye aleyhine faaliyet icra eden bir yabancı istihbarat teşkilatı. Mossad’a temas o nedenle mümkün değil. Ama bu propaganda filmini finanse edenler o kadar kurnaz ve şahsiyetsiz âdemler ki, sanki Mossad Türk’lerin dostu, Belki Türkleri de kurtaracak, mealinde büyük bir yalan ve desise illüzyonu da içermekte. Fonda sık sık Atatürk’ün fotoğrafı da bu takiye için gerekli zaten.

Türkiye’de Müslümanlar fundamentalist hiç bir eylemi desteklemeyecek kadar ciddi entelektüel ve aydınlarını yetiştirdi özellikle son otuz yılda. Fundemantalizm radikal terör eylemlerine zaten Türkiyeli Müslümanların karşı olduğu eylemler. Zira çoğu kez Fundemantalist radikal dinci eylemlerin düzenledikleri intihar eylemleri neticesinde daha çok politikanın öznesi olmayan çocuklar, kadınlar, masumlar öldüğü için, insan öldürmeyi hele masumları çocukları öldüren fundemantalizmi, Türkiyeli Müslümanlar zaten reddetmektedir.

Eskiden yabancıların köylerden gayrı menkul edinmeleri yasaktı. Milli Koruma Kanunu mucibince. Geçenlerde TBMM. sinde AKP li bir vekil yabancıların Türkiye’de, köylerde gayrimenkul satın almalarının bir tuhaf yanı olmadığını, mütekabiliyet esası olduğu için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da, müsaadeye mazhar devletler nezdinde, gayrimenkul satın alabileceklerini savunan konuşması hiç de inandırıcı değildi.

Bu maddenin bence bir geçerliliği yok. Bir İsrail vatandaşı Türkiye’den gayrimenkul edinebilir, ama mesela ben Telaviv’de kırsalda yirmi dönüm tarla satın almak istesem, bunun asla mümkün olduğunu sayın vekil iddia edemez. Yıllar önce Filistinli Arap’lar da sahip oldukları tarla, arazi ve toprakları satmak gibi yaptıkları hatanın ceremesini bu gün Gazze’de zulme uğrayarak ödemekteler. İyi ki Türkiye huduttaki Mayınlı Arazilerin temizlenmesi bahanesiyle, Danıştay İsrailli şirketlere hudut boyundaki büyük toprakların satışına mani oldu.

Arzı Mevut’un önündeki tek mania Türkiye. Türkiye bu hususlarda çok dikkatli olmalı.

Takiyeyi liberaller ya da dine ilgisiz olanlar da yapıyor. Türkiye’de konuşlanmış yabancı bir istihbarat servisinin, sinema ve sanat komitesinin finanse ettiği izlenimini veren bu film de, takiyelerimni inandırıcı kılabilmek için sık sık Atatürk’ün fonda fotoğrafını kullanmaktalarl

Acaba Türkiye’de YURTTAŞ KEYN’İN ikiz kimliği olan, kötü ve karanlık bir adam mı var?

Dahası abartılı şiddet sahnelerine ve enstantanelerine rağmen bireyler ya da kollektifeler bağlamında insana özgü duygulanımlar uyandırmayacak kadar da lirik romantik efektlerden mahrum. Yani filmin o sahnelerinde insanın yüreğini acıtan, ağlatacak ya da katharsise, arınmaya sebep olacak bir etkileme gücü yok.

Mesela Behzat Ç. de bile, filmde insan dramlarına şahit oldukça acıma, duygulanma, kızma, nadim olma, aşk, evlat sevgisi ( Behzat Ç. Nin küçük yaşta ölen kızının hatırladığı anlar, Behzat Ç nin kızı benim kızım oluyor sanki. Evet, bazen ağlıyorum o sahnelerde) Behzat Ç. de insana özgü duygulanımlar, izleyiciye yabancı olmadığı gibi, Labirent’te insana has duygu yüklü, lirik romantik elbette daha vahimi gerçekçi bir sahne yok.

İlkokulda kolejde okuyan çocukların bir müsameresinden daha iptidai kurgusu tip ve karakterleri son derece başarısız. Zaten amaç aklı karışık ve hat safhada gayrı mümeyyiz Türk izleyicilere üzerinde bir yabancı istihbarat örgütünün denediği bir propaganda faaliyeti. Propaganda amaçlı olunca da sanat kaygısı elbet mevzubahis değil.

Timuçin Esen’in partneri çaptan düşmüş artık “kara tren kömür seçmez misali” her projeye balıklama atlayan Meltem Cumbul. Bu kadar malzemeye, bu kadar köfte.

Attentıon!

LABIRENT Bu filmi özellikle çocuklar izlemesin ayrıca aklı başında insanlar bu filme para vererek, bir takım kötü amaçlı teşekküllere dolaylı maddi yardımda bulunmasın. Evet, Yabancı bir istihbarat Teşkilatı’nın sinema ve sanat komitesinin finanse ettiği bu filmi boykot etmek onurlu bir protesto eylemidir.

Bu filmi geyik muhabbetini seven, bu ülkenin cehalet abideleri mesela Okan Bayülgen, Mesut Yar, elbette Sayın Hıncal Uluç, Yekta Kopan alkışlayacaklardır.

Eğer iyi bir polisiye film çekmek isteyen yapımcılar Adnan Gerger’in geçtiğimiz yıl Yunus Nadi roman ödülünü alan FAİLİ MEÇHUL ÖFKE romanını tavsiye ederim. Adnan Gerger has ve hakiki bir yazar. Ahmet Ümit misali seri imalat kalp ürünler imal etmiyor .

Hüseyin Avni Cinozoğlu

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: Sombahar

1 Comment

Comments are closed.

%d blogcu bunu beğendi: