Nallıhan, Sobran – Boğazınkaya Parkuru

Nallıhan, Sobran - Boğazınkaya Parkuru

   Kızıl Topraklarda Som Bahar

benden savrulan parçalar kurusa da,
izleri var hala yolun kenarında…
Birhan Keskin

      Eylül alıp başını gitmiş, gök mavisi uçuklaşmış. Boz bulutlar gökyüzünde kümelenirken kentten ayrılıyoruz. Keşif ruhunu taşıyan Yol Arkadaşım Grubu ile Nallıhan’ın Sobran köyüne doğru yola çıkıyoruz. Sobran Köyü ve Boğazınkaya  jeolojik oluşumları ve doğa dokusu nedeniyle oldukça ilgi çekici bir parkur.

SOBRAN Bogazinkaya (2)

Nallıhan Kuş Cenneti’nde bir mola verip Kız Tepeleri’ni süzüyoruz uzaktan. Radyoda eski bir hayalin hüzünlü bir ezgisi var. Nallıhan’a 5 km uzaklıktaki Sobran Köyü’nün aşağı mahalle denilen kısmında Kurtuluş Savaşı dönemine kadar yüze yakın Ermeni yaşıyormuş. Sobran, Ermenicede “nazlı gelin” anlamına geliyormuş. Bir diğer rivayette de “su buran“dan dönüşmüş ad olduğu geçiyor. Kurtuluş Savaşı’nın yapıldığı yıllarda Mudurnu tarafında bir Ermeni papazın kışkırtıcı çalışmaları olmuş. Nallıhan’da da aynı yönde duyumlar alınmış  ve TBMM Hükümeti Sakarya Savaşı’nın en şiddetli günlerinde olası bir düşman işgalinde arkadan hançerlenmeyi önlemek için savaş bölgesinde yaşayan Ermenileri hem kendi güvenlikleri hem de iç güvenlik nedeniyle 1921 yılı yazında göçe tabi tutmuş. Cumhuriyetten bu yana ilçede Ermeni yaşamıyor.

SOBRAN Bogazinkaya 1

Yürüyüş parkurunun başlangıç noktası köyün kuzey ucunda. Ormandan ve orman içi açıklıklardan geçerek yürüyüşe başlıyoruz. Yükseldikçe manzara gözlerimizi alıyor, içine çekiyor bizi. Bu çekim gücüne karşı koymak imkansız. Gölgeli alanlardan çıkıp ışıl ışıl parlayan kızıl toprağa ulaşıyoruz. Güneş ışığı çam ağaçlarındaki reçine gibi süzülüyor gökyüzünden. Görkemli bir şekilde yükselen ağaçlar köklerini kırmızı toprağın altına salmış. Kırmızı toprak ve çam ağaçlarının yeşili büyüsünü üzerindeki yedi kat gökyüzünden alıyor. Yürürken toprakta gezen gölgem yol gösteriyor bana. Tabiat Ana, patikalardaki yolları değiştirmiş. O yüzden sürekli tırmanıp iniyoruz.Toprak ayağımızın altından kayıp giderken inişler ve çıkışlar biraz zorluyor bizi. Neyse ki ulu çamların kökleri yardımımıza koşuyor. Son anda bir köke tutunup aşağıya kaymaktan kurtuluyorum arkamdaki arkadaşımla.

SOBRAN Bogazinkaya (3)

Doğada inişler çıkışlar, çukurlar tümsekler olabilir. Üzerinde dikkatlice yürüdüğümüzde büyülü melodiler yaratabiliriz. Sessizliğin, suskunluğun, boşluğun ve yalınlığın etkilediği Sobran’ın kızıl topraklarından bir “güz sonatı” yükseliyor. Gözlerim eriyor doğanın muhteşem güzelliğine bakarken. Kızıl topraklardan çıkarken jeolojik oluşumların şekillendirdiği kayalar dikiliyor karşımıza. Boğazınkaya’da su olmasa da bir şelale var. Yol boyu muşmula, aluç, kuşburnu, kekik, sumak ve yabani nanelerin arasından geçiyoruz. Kayalıkları tırmanıp yemek ve çay molası veriyoruz ayaklarımızın altında uzanan boğaza bakarak. Rüzgar her sonbaharda aynı şarkıyı söyler, derler. Oysa her sonbaharda farklı topraklardan farklı tınılar yükseliyor gökyüzüne. Sonbahar, nazlı mevsim…

SOBRAN Bogazinkaya (5)

       “ her molada, her zorlanışında nefesimin/ her ayak sürçmesinde çiziktirdiğim haritamın/ bütün paftalarında sabit mürekkeple işaretlenmiştir /nerelerde kıraçlaşır/ güneşin şifa diye bilinen ışıkları…” (İsmet Özel)

Güneş, ışığını bırakıp giderken biz hala yürüyorduk kızıl topraklarda. Dolunay yavaş yavaş yükselirken, tepe lambalarımızın ışığında usulca ilerledik. 8 saatlik yürüyüşün sonunda saat yönünün tersine bir daire çizerek başlangıç noktasına geldik. Yamalı bohçamın içine hayata dair yeni şeyler tıkıştırdım kimse görmeden. Topraktan, havadan üzerimize sinen hüzün ile dönüş yoluna düştük. Bu kez gözlerimi bıraktım ardımdaki toprağa, seslendiğimde beni görsünler diye… Bir taş aldım Sobran’dan içimde ısınsın diye…

SOBRAN Bogazinkaya (4)

Bu efsane rotada yürümemizi sağlayan Yol Arkadaşım Doğa Yürüyüşü Grubu lideri Aytekin Gültekin’e ve ekip üyesi Dilek Gültekin’e teşekkürler. Renkleriniz hiç solmasın, güneşiniz hep parlasın…

DEMET KURT GÜNGÖR

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: demet güngör

%d blogcu bunu beğendi: