NEYİ YAZMALI, NİYE YAZMALI, NASIL YAZMALI?

Yanıtı kolay ve sade aslında. Okuruna göre değişen yanıtlara sahip üç soru… Eskiden edebiyat dergilerinin pek önemsemediği, şimdinin dijital yayın kaynaklarının baş tacı ettiği somut gerçek. Ölçülebilir, yansımaları net bir gerçek. “Çok okur”, “daha çok okur”. Öğütlerden, didaktik söylemlerden kaçan bir okur kitlesi var. İnsanlar artık işine yarar şeyler istiyor. Yani alabildiğince tüketici, yararcı bir yaklaşım. Hüzün ihtiyacı varsa, hüznü bulmak tek hedefi. Hazır hüzün kaynakları aramaktan bıkınca da mizaha kanatlanmaktan korkmayan…

Yeni okur akımını iyi okumanın zamanı geçiyor artık. Estetiği, bilimi, sanatı, dini aradığında bulmak isteyen bir okur kitlesini hesaba katmak gerek. Roman nasıl yazılır, kitap nasıl okunur, kısa film nerede çekilir, en iyi oyun yazarı kimdir?.. Soralım, bulalım, yapalım… Bunu söylerken içimde bir kızgınlık yok.  İnsanların zamana daha çok ihtiyacı var.  Zamanın değerini modern insan daha çok anlıyor. Belki de bu nedenle evelemeden, gevelemeden yazılmış az ve öz ifadelerin oluşturduğu yapıtlar tercih ediliyor.  Kısa hikayeler, yerini çok kısa hikayelere bırakırken, aranan şeyin “yoğunluk” olduğunu hesaba katmak gerekiyor.  Az sözle çok şey anlatmak!..

Okuduklarında, “benim ne işime yarar” arayışı belirleyici olan insanı da iyi anlamalıyız.  Duygularına en kısa yoldan ulaşan, ruhunun beklentisi olan duyguyu özgün ve şaşırtıcı şekilde ifade eden yazıyı kim hak etmez ki?

Sombahar.com’a çok sayıda yazı gönderiliyor. Bunlardan bazılarını yayınlarken keyif alıyoruz. Bizi en çok zorlayanları ise yan yana dört noktalı,  boşluklu soru işaretleriyle birer cümleden oluşan paragraflarıyla “tür fukarası” yazılar.  Bu arkadaşlar alınmasın ama bazı “köşe” yazarlarının yeteneksizliklerini gizlemek için madde madde yazma kurnazlığına tenezzül etmesinler.

Söz sombahar.com’dan açılmışken, günlük okur sayımız 200 civarında.  Bu sayının yarısı, başta facebook olmak üzere sosyal medya kaynaklı. Okur profili aynı zamanda yazar olan bir web sitesini yönetmek zor.  Ancak işimizi kolaylaştıran şeyler de var. Attila Aşut ve Aydoğan Yavaşlı’nın yazılarının dikkatli bir editörün elinden geçmiş gibi yayına hazır gönderilmesi büyük bir şans. Aynı şekilde Salim Çetin ve Murat Şahin’în de sombahar.com’da okurları oluştu.  Demet Kurt, Dr. Aytuğ Gültekin ve Rıza Aslan yazılarıyla bize destek oluyor.

“Kanat Çırpanlar” kategorisi fikri Aydoğan Yavaşlı’ya ait. Güzel oldu. Aylanur Bilgili ve Bengüsu Ataoğlu dikkat çekmeye devam ediyorlar. Genç kalemler, umutlarımızı yeşertiyor.  Bununla birlikte onları, merdivenleri koşarak çıkmaya kışkırtan “çevre okurları”na karşı dikkatli olmaya davet ediyorum. Lütfen bu platformun kıymetini iyi bilin.

Şahbender Korkmaz

Sombahar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir