Ortadalar, Hayattalar, Çalışıyorlar

1979 yılında … Lisesi 1’nci sınıfına başladıklarında okulun alt salonda koridorun girişindeki sınıfa yerleştirilmişler ve kendilerine “4-C sınıfısınız” demişlerdi.

Siyasetin çok hızlı olduğu o günlerde okulda büyük sınıflar boykot eylemi kararı almışlardı. Belli saatte sınıflar boşaltılıp koridorlara çıkılarak eylem yapılacaktı. Eylem zamanı geldiğinde (A.K.) isimli öğrenci yerinden kalkıp kapıya geldi ve sınıfı koridora çıkarmaya hazırlanı-yordu ki öğretmen (M.K.) kapıyı tuttu ve “(A.K.) çıkmayacaksınız” dedi. (A.K.) ise, “Hocam yapmayın bizi döverler” diye cevap verdi. O arada polis ringlerinin okulun önüne gelerek caddeye dizilmiş ve eyleme katılan öğrenciler gözaltına alınmaya başlamıştı. Öğretmen (M.K.) “Beni çiğniyorsan çıkart hadi (A.K.)” dedi. Bunun üzerine (A.K.) da “Hocam, ben sizi çiğneyemem ama bizi çiğnerler” diye cevap verebildi, titrek bir sesle… Ancak yine de öğretmen (M.K.) kimsenin sınıftan koridora çıkmasına izin vermedi. O gün okulda sadece 4-C sınıfı eyleme çıkmamıştı. Çıkan öğrencilerin çoğu ömür boyu bu eylemin sonuçlarını yaşadılar ve bugün onlara rastlayan kimse yok adeta… Ama 4-C’liler ortada, hayatta ve çalışarak bu günlere ulaştılar. Bu nedenle bugün öğretmen (M.K.)’ya yıllar sonra o günün 4-C’lilerin bir teşekkür borcu vardı. Yıllar geçti, çeyrek asır devrildi ve o günün öğrencileri 2010 yılının ilk yarıyıl bitim günü hep birlikte o günkü öğretmenleriyle … Öğretmenevinde bir araya geldiler ve adına “Öğretmenlere Saygı Günü” dedikleri bir etkinlikle minnet ve şükranlarını sundular. Bu olayı hatırlattılar ve öğretmenleri (M.K)’ya huzurda ayrıca teşekkür ettiler.

Bu sıra öğretmenlerden (A.G.) söze girerek, “(A.K.) cümleni tamamlayayım, (M.K.) okulun en kahraman öğretmeniydi, tabii o zaman için bu büyük kahramanlıktı.” dedi. (M.K.) ise “O gün bir de yazılım vardı. Bende prensipleri çiğnemem. Bir ağlayan kız öğrenci vardı, önce o geldi. (Y.K.)’dı. Ağlayarak o geldi, Kızım hiç bir şey olmaz bak sınıftayız dedim. O ara üç dört defa kapı açıldı kapandı hiçbirisine bakmadım, o zaman öyle gerekiyordu.” sözleriyle o günlerden hatırladıklarını dile getirdi.

Bu olayın olduğu 26 Aralık 1979 Çarşamba günü hala hafızalarda tazeliğini koruyordu. Gözler buğuluydu.

Hatırlanmaktan! Hatırlamaktan!

Unutmamaktan! Unutulmamaktan!

Ergün VEREN

Sizin İçin Seçtiklerimiz

%d blogcu bunu beğendi: